1 Nisan Şakası

Kategoriler:: İNSAN İLİŞKİLERİ |
1 Nisan Şakası

mavi-tepeler

Sıradan telefonlardan birisi gibi çaldı telefonum. Sıradan olmayan ne olabilirdi ki… Her şey yolundaydı hayatımda. Ve böyle de olmalıydı. Çünkü ben özel bir insandım. Yakınlarıma bir şey olmaz, bana bir şey olmaz. Güzel bir hayat yaşardım. Ben böyle düşünüyordum.

 

 

Çocuk merdivenlerden düşmüş; hastaneye kaldırmışlar. Diye ekledi telefondaki ses. Hangi hastane diyerek bulunduğum mekanı terk etmem bir oldu. Yüreğimden kopan bir şeylerle birlikte yürürken; telefondaki kara ses bir nisan şakası olduğunu söyledi yaptığı ka.. nın.

Yapılış itibari ile şakadan çok başka bir şeye benzeyen bu ne idiğü belirsiz bir nisan şarlatanlığı beni öyle yerlere götürdü ki…

Ne kadar hazırdım çocuklarımı kaybetmeye? Elimden uçup gitmelerine ne kadar hazırdım? Onların gitmesiyle de aynı şey olacaktı, benim gitmemle de. Ne kadar hazırdım gitmeye? Benim ne özelliğim ne ayrıcalığım vardı helikopterdekilerden. Onlar da çocuklarını benim kadar severler, onların da anneleri onları benim annem kadar severdi oysa.

Ne zaman gidenler kervanına katılacağımı bilebilir miydim.

Dakikalar desem. Doğru.

Yıllar desem. Doğru.

Şu kadar zaman veya bu kadar zaman sonra elimden kayıp gidecek olan evlat, anne, baba, eş mal… Hangisine ne kadar hazırlıklıyım? Hazırlıklı olmanın veya hazırlanmanın zamanı ne zaman gelecek?

Bilge ve zengin bir adama bir haber getiriyorlar. Bütün gemilerin battı; her şeyini kaybettin diyorlar. Kısa bir süre düşünceye dalan bilge “çok şükür” diyerek tepki gösteriyor. Daha sonra haberin doğru olmadığı ve gemilerin sağlam bir şekilde sahile yanaştığı bilgisi aktarılıyor bilgeye. Ve yine kısa bir tefekkür. Ve yine aynı cevap “çok şükür”.

Neden iki habere de “çok şükür” cevabını verdiğini soranlara okuyun bilgi ne diyor:

İlk geldiğinizde bana her şeyimi kaybettiğimi söylediniz. Ben kalbime baktım ve bir üzüntü kırıntısı görmedim. Bu yüzden “çok şükür” dedim. İkinci haberde bana mallarımın sağlam olduğunu bildirdiniz. Kalbime baktım ve bir sevinç olmadığını gördüm. Bunda dolayı da yine “çok şükür” dedim.

İşte beni bu garaip şakanın götürdüğü nokta:

Ne kadar hazırım ölmeye?

Ne kadar hazırım her şeyimi kaybetmeye?

Bu Yazı  Şu Ana Kadar   8   Kere Okundu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Guvenlik Kodunu Giriniz: