<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Psikolojik Danışman &#187; admin</title>
	<atom:link href="http://www.psikolojikdanisman.org/author/admin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.psikolojikdanisman.org</link>
	<description>Karanlıktan Aydınlığa...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 19:06:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>PDR Atamalarındaki Taban Puan ve Mesleğin Geleceği.</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/pdr-atamalarindaki-taban-puan-ve-meslegin-gelecegi.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/pdr-atamalarindaki-taban-puan-ve-meslegin-gelecegi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 19:02:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman meslek sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanların sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=347</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Neden PDR atama puanı düşük? Ne kadar PDR mezununa ihtiyaç var?  PDR mezunları nerede istidham edilecekler? Psk. Dan. Halil İbrahim DURAN MEB 2012 şubat ataması sonucu oluşan Psikolojik Danışman (Rehber Öğretmen) taban puanı 32,08 olarak açıklanmıştır. Bunu gören ve atama bekleyen bir çok branşın söylediklerini duyar gibiyim. Çok düşük puanla atanıldığını ve çok şanslı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-348" title="ailedanismanligi.png" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/02/ailedanismanligi.png-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />Neden PDR atama puanı düşük? Ne kadar PDR mezununa ihtiyaç var?  PDR mezunları nerede istidham edilecekler?</p>
<p>Psk. Dan. Halil İbrahim DURAN<br />
MEB 2012 şubat ataması sonucu oluşan Psikolojik Danışman (Rehber Öğretmen) taban puanı 32,08 olarak açıklanmıştır. Bunu gören ve atama bekleyen bir çok branşın söylediklerini duyar gibiyim. Çok düşük puanla atanıldığını ve çok şanslı bir bölüm olduğunu, keşke bu bölümü okusaydık dendiğini, hatta kiminin içinden kızgınlık duygularıyla cümleler kurduğunu tahmin edebiliyorum. PDR den atanan, yeni mezun bir çok kişiyle konuştuğumda neredeyse tamamının bir konuda hem fikir olduğunu gördüm. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümlerine çok yüksek puanlarla girdiklerini söylüyor ve kpss sınavının başarı sınavı olmadığı sadece bir sıralama sınavı olduğunu, mesleki yeterliliği ölçmediğini söylüyorlardı. Atanma ihtimalleri yüksek olduğu için kpss sınavına çok hazırlanmadıklarını hatta aralarında hiç sınava hazırlanmadan giren arkadaşları olduğunu dile getiriyorlardı. Ama benim bu yazımı okuduktan sonra fikirlerinin değişeceği kanaatindeyim. Keşke bütün öğretmenliklerden mezun olanlar atama için bu kadar çok beklemese ve ülkemizde öğretmenler istihdam sorunu yaşamasa. Ancak ülkemizin koşulları belirli bir düzeyde.<br />
Taban puanı olarak açıklanan 32,08 neyi ifade ediyordu? “Görünen fotoğrafın arkasında bir de var olan vardır” görüşünden yolla çıkarak, küçük çaplı bir araştırma ve analiz yapmak istedim. Bu yorumlar; sayısal veriler yuvarlatılarak, tahmini ve varsayımlar üzerine yapılmıştır.Şubat 2012 atamasında açılan 883 Psikolojik Danışman (Rehber Öğretmen) kadrosuna 735 kişi 1.öncelikten atanmıştır (alan dışı atama yok). Buna göre 148 kadroya atama olmadığı görülmektedir. MEB sitesinde yayınladığı (http://atama.meb.gov.tr/sonuclar/kpss_sira_2012/brans_sirasi_bul.asp?Sonuc=sonucGoster) sıra öğrenme formunda pdr alanında 1. öncelikli 0 puan ve üzeri 1.784 aday bulunmaktaydı. Puanı olduğu halde atanamayan veya tercih yapmayan adayların olduğunu söyleyebiliriz. Buradan yolla çıkarak 1.784 kişiden 735 atandığına göre hali hazırda (2010-2011 kpss puanı bulunan) 1.049 kişi bulunmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alan Bazında Sıra Öğrenme Formunda yer alan adaylar arasında, son sınıf öğrencisi olup çeşitli nedenlerle mezun olamayan adaylar ile sınav sonucu geçersiz sayılmasına rağmen öğrenimlerinin ara sınıfında öğrenci iken sınava giren adaylarda bulunmaktadır. Bunlara ek olarak eğitim fakültesi dışındaki bölümlerden mezun olup pedagojik formasyon belgesine sahip olmayan adaylar da sıralamada mevcut idi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>2008 Yılında lisans düzeyindeki programlara yerleştirilenlerin öğretim alanlarına göre dağılımı kılavuzuna baktığımızda (sayfa 396) (http://www.osym.gov.tr/dosya/1-48269/h/bolum31.pdf?ret ) 2008 yıllında Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dallarına 2.384 kişinin yerleştiği görülmektedir. 2008 yıllında yerleşenlerin 2012 yılında mezun olacağını varsayarsak 2012 yıllında Üniversitelerden PDR Alanından tahmini 2000-2500 arası mezun verecektir.<br />
Bunun üzerine geriye kalan 1.049 kişiyi de eklediğimizde hali hazırda yaklaşık 3.500 PDR mezunu 2012 ağustos ayı ataması için bekliyor olacaktır yorumunu yapabiliriz. MEB, 2011 eylül ve 2012 şubat aylarında toplamda yaklaşık 1.600 civarında PDR alanından kadro ayırmıştır. 2012 yıllı için en fazla ihtiyaç duyduğu kadrolar arasında açıkladığı PDR alanında, iyi niyetli düşünürsek, tahmini eğer şubat ataması yaparsa 2000-2500 arası kadro vereceğini varsayarsak, yine ortalama 1000-1500 arası PDR mezunu açıkta kalacaktır. Her sene açıkta kalan sayısı yığılarak artacaktır. Sonuç şudur ki açıklanan 32,08 taban puanı Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümünden yeni mezun olacak öğrenci arkadaşları yanıltmasın. Bu oran 2012 ağustos ayındaki yapılacak olan alımlarda yine artması beklenmektedir.<br />
2010 Yılında lisans düzeyindeki programlara yerleştirilenlerin öğretim alanlarına göre dağılımı kılavuzuna (http://www.osym.gov.tr/dosya/1-57339/h/bolum31.xls) baktığımızda ise PDR bölümüne yerleşen kişi sayısının 3.778 olduğunu görmekteyiz. Her sene yeni açılan birinci ve ikinci öğretim PDR Bölümlerini buna eklersek bu sayı giderek daha da artacaktır.<br />
Türk PDR Derneğinin, 2011 yılında Milli Eğitim Bakanlığına psikolojik danışman sayılarına ilişkin bilgi edinmeden sorduğu sorulara (https://www.pdr.org.tr/upload/icerik/haberler/sayilar1.pdf ) cevap olarak genel toplamda 18.828 Okul Psikolojik Danışmanı/Rehber Öğretmen olduğu belirtilmiştir. 18.828 kişiden 5.409 i Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı mezunu olmadığı resmi yazıda görülmektedir. Kabaca bir oranlama yaparsak okullarda çalışan MEB’ bağlı resmi okullarda çalışan her dört Okul Psikolojik Danışmandan(Rehber Öğretmen) birinin alan mezunu olmadığını görmekteyiz. Resmi üst yazıda toplamda MEB’nın 38.556 rehber öğretmen/psikolojik danışman norm kadrosunun bulunduğu bununla birlikte 19.728 ihtiyaç olduğu belirtilmiştir. Bu resmi yazından sonra atamalar yapılmıştır. Bu atamalarda yaklaşık eğer eylül 2011 ataması bu verilerin içinde yoksa şubat 2012 ataması ile birlikte 1400-1500 arası okul psikolojik danışmanı ataması yapılmıştır. 18.828 e bu sayıyı eklediğimizde MEB’de 20.000 civarını aşan Psk. Dan. ve Reh. Öğrt. bulunduğunu söyleyebiliriz. Geriye 18.000 civarı da ihtiyacı olduğu görülmektedir. Her yıl MEB 2.500 alım yapacağını varsayarsak yaklaşık 7 yıl sonra MEB’nın Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen kadroları dolmuş olacaktır. Belki de bu sene yeni sınava girecek ve 5 yıllık bir PDR bölümünü kazanan birinin MEB atanma ihtimali olmayabilir. PEKİ MEB’İN KADROLARI DOLUNCA REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜM MEZUNLARI NEREYE ATANACAKLARDIR? NEREDE İSTİHDAM EDİLECEKLERDİR? MESLEKİ ÜNVANLARI NE OLACAKTIR?<br />
Türkiye’de Psikolojik Danışmanlık denince ilk akla gelen Okul Psikolojik Danışmanlığı yani Rehber Öğretmen oluyor. Oysa yurt dışında ve özellikle bu mesleğin anavatanı Amerika’da Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık alanının Okul Psikolojik Danışmanlığı, Ruh Sağlığı Psikolojik Danışmanlığı, Rehabilitasyon Danışmanlığı, Aile ve Evlilik Danışmanlığı, Meslek ve Kariyer Danışmanlığı gibi farklı alanları vardır. Psikolojik Danışmanlık psikoloji ile birlikte, antropoloji, sosyoloji, felsefe, psikiyatri gibi birçok bilimden faydalanan uygulamalı bir bilimdir. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Eğitim Bilimleri ile Psikoloji alanı arasında bir alandır. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalını Psikoloji bölümlerinden farklılaştıran okul rehberlik hizmetleri, uygulamalı bireysel ve grup psikolojik danışma, mesleki danışmanlık, özel eğitim ve eğitim bilimleri dersleridir. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık alanı bireyin kendini nasıl değiştirip, geliştireceğine yönelmektedir.</p>
<p><span style="font-size: xx-small;"><strong><br />
</strong></span></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/pdr-atamalarindaki-taban-puan-ve-meslegin-gelecegi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklik adım adım bitiriliyor mu?</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 13:51:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel soğukluk]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erkek cinselliği]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklik hormonu]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte kim iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinselliği]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlık hormonu]]></category>
		<category><![CDATA[testesteron]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=345</guid>
		<description><![CDATA[Erkeklik adım adım bitiriliyor mu? Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217;e tekrar sesleniyorum: Bize gazetelerin üçüncü sayfa haberlerini göstererek, kanun çıkaramazsınız. Batıyı takip eden batı hayranları; batıdaki gelişmeleri adam gibi güncel takip etseler, belki batının doğrularından faydalanacaklar. Yok bizimkiler, batının nerde İslam&#8217;a ters bir yanı varsa onun peşindeler. Batı yeni bilimsel araştırmalarla İslam&#8217;a doğru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-346" title="semamarasli2" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/semamarasli2-134x150.jpg" alt="" width="134" height="150" />Erkeklik adım adım bitiriliyor mu?</h3>
<p>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217;e tekrar sesleniyorum: Bize gazetelerin üçüncü sayfa haberlerini göstererek, kanun çıkaramazsınız.</p>
<p>Batıyı takip eden batı hayranları; batıdaki gelişmeleri adam gibi güncel takip etseler, belki batının doğrularından faydalanacaklar. Yok bizimkiler, batının nerde İslam&#8217;a ters bir yanı varsa onun peşindeler. Batı yeni bilimsel araştırmalarla İslam&#8217;a doğru gidiyor. Bilim Kur&#8217;an-ı tasdik ediyor. Fakat bizim batı hayranları, adamların; vazgeçtiklerinin, attıklarının, yanlışlarının, çerinin, çöpünün peşinde giderek, batının pisliğini takip etme merakındalar.</p>
<p>Biz feminizm hayranlığıyla kadınları kışkırtırken, batı aile kurumunun çöktüğünü görünce yaptığı yanlışı fark etti; kadın ve erkeğin yaratılışına uygun olan geleneksel rollerine dönmesi üzerine toplantılar düzenliyor. Her geçen gün açıklanan yeni araştırma sonuçları kadın ve erkeğin yaratılış farklılıklarının ne kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. Fakat bizim bazı üniversite hocalarımız bile çıkıp, kadın ve erkek arasında çok da önemli farklılıklar olmadığını iddia edebiliyor. Cehalet üniversite hocası olmakla da bitmiyor demek ki.</p>
<p>Amerika, kadın kışkırtmacılığının zararlarını ve erkekleri nasıl tükettiğini fark etti; bu konularla ilgili çalışmalar yapıyor. Konu ile ilgi bir kaç kitap adı ve içinden kısa notlar:</p>
<p>Susan Faludi, &#8220;Sertleşmiş Amerikan Erkeğinin İhaneti” adlı kitabında &#8220;Erkeğin çıkmazda olma duygusuna değiniyor.&#8221; Faludi’nin Amerikalı erkekler hakkındaki çalışmasının temelinde şu soru soruluyor: “Eğer erkekler sıkça söylendiği gibi hükmeden cins iseler, neden bu kadar çok erkek, kendilerine hükmedildiği ve hayat tarafından ezildiklerini hissediyor?”</p>
<p>Susan Faludi &#8220;Kendimi hadım edilmiş hissediyorum.&#8221; diyen erkeklerin erkek stresi, utancı, depresyonu ve şiddetinin, erkeklerin şahsi birer sorunu olmayıp, uğradıkları sosyal ihanetin bir ürünü olduğu sonucuna varıyor.</p>
<p>Erkek Olmanın Tehlikeleri: &#8220;Erkek Olma Ayrıcalığı Masalına Rağmen Hayatta Kalmak&#8221; kitabının yazarı psikolog Herb Goldberg &#8220;Amerikalı erkekler nesli tükenme tehlikesi olan bir tür müdür? diye soruyor. Cevabı &#8220;Kesinlikle evet! Erkekler kendilerini fiziksel, duygusal ve psikolojik olarak imha etmekteler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Erkek Çocuk Mucizesi&#8221; adlı kitabın yazarı psikolog Michael Gurian &#8220;Kızların yaşadıkları, erkeklerden daha kötüdür, demek olaya at gözlüğü ile bakmaktır.&#8221; diyor.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütünde danışman olan Dr Devra Lee Davis kitabının “Erkekleri Kurtarın” adlı bölümünde, erkeklerin baba olmakta giderek daha çok zorlandığını ve erkeklerin gerçek bir gerileme içinde olduğunu vurguluyor. &#8220;Erkekler toplumdaki önemli rollerini kaybettikçe, fiziksel olmasa bile psikolojik olarak tükenmiş olacaklardır.&#8221; diyor.</p>
<p>&#8220;Babasız Amerika&#8221; adlı kitabın yazarı David Blankenhorn “ABD gittikçe babasız bir toplum haline geliyor. Bir önceki nesilde Amerikalı bir çocuğun, babası ile birlikte büyüyeceğini düşünmesi normaldi. Bugün ise bunun tersini beklemesi, oldukça mantıklı görünüyor. Erkekler kocalık ve babalık rollerinden koptukça, ekmek parası kazanmak, koruyuculuk, bakıp büyütmek, öğretmenlik, kılavuzluk gibi rolleri yerine getirmek için gerekli dürtüyü de kaybediyorlar. &#8221;</p>
<p>Dr. Helen Fisher &#8220;Birinci Cinsiyet&#8221; adlı kitabında “Kız çocuklar sevilmek, erkek çocuklar saygı duyulmak isterler. Saygı ihtiyacı erkekliğin temelinde vardır.&#8221; diyor. Dr. Fisher&#8217; in &#8220;Kadın dernekleri; kızların başarısı için okullara para akıtarak, eğitimi kızların lehine çevirdiler ve bu da erkeklerin okul başarısını düşürdü. Kızlar lehine yapılan değişiklikler, erkek çocuklara karşı olumsuz ayrımcılıktır.&#8221; diyor.</p>
<p>ABD Eğitim Bakanlığı ve dünyanın değişik yerlerindeki birçok üniversitede yapılan çalışmalardan elde edilen veriler, erkeklerin eğitimde geri kaldıklarını gösteriyor.</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerîm de Hz. Musa peygamberin kıssasını anlatılır. Firavun iktidarını kaybetmemek için her doğan erkek çocuğunu öldürmeye başlar; fakat muvaffak olamaz. Kur&#8217;an-ı Kerim bir tarih kitabı değildir, kıyamete kadar yaşanacak pek çok olaya işaret vardır.</p>
<p>Günümüzde erkekleri, o zamanki gibi öldürülmüyor; fakat insan haklarına uygun olsun diye(!) psikolojik olarak erkeklik bitirilmeye çalışılıyor. Modernlik adı altında erkekleri, psikolojik olarak hadım ediyorlar.</p>
<p>Bunun için işe; erkekleri görüntü olarak kadınlara benzetmeye çalışarak başladılar: Önce erkeklerin sakallarını, sonra bıyıklarını aldılar. Sakalsız ve bıyıksız erkek, daha modernmiş gibi gösterildi. Pek çok erkek de oltaya geldi.</p>
<p>Sonra &#8220;kadın hakları, kadın hakları&#8221; diye diye kadınların haklı olduğuna toplumu inandırdılar: &#8220;Kadınlar eziliyor&#8221; diye çığırtkanlık yaparak, erkekler üzerinde suçluluk psikolojisi oluşturulmaya çalışıldı. Bu suçluluk psikolojisi ile erkekler haksız da olsa kadınların yanında yer almaya başladılar. Dünyanın öteki ucunda bir kadın öldürülse, erkekler utandılar.</p>
<p>Sonra erkekleri kibarlaştırma çalışmaları başladı: &#8220;Şöyle romantik olacaksın, böyle romantik olacaksın, kadını mutlu etmek senin görevin&#8221; deyip erkeklerin kendilerini, kadınları mutlu edemeyen odunlar, olarak hissetmelerini sağladılar. Suçluluk psikolojisi oluşturuldu.</p>
<p>Sonra eşitlik davası var bir de: &#8220;Kadın-erkek eşittir; buna inanmayan erkek; yobazdır, gericidir.&#8221; diye medya baskısına maruz kalındı. &#8220;Modern erkek, kadın- erkek eşitliğine inanır.&#8221; diye inandı erkekler. Modern olmak uğruna pek çok erkek, yaratılışına inat, eşitliği savundu. Kadın- erkek insan olarak elbette eşittir; ama erkeğin evinde &#8220;evin reisi&#8221; olarak bir söz hakkı üstünlüğü, yani iktidarı olmalıdır; eşitlik davası ile erkeğin elinden reisliğini de aldılar.</p>
<p>Tabi bu kadar baskıya hormonlar dayanamadı. Erkeği erkek yapan hormon testosterondur. Testosteron sadece bir cinsiyet hormonu değildir; erkeğe taşıdığı cinsiyetin özellikleri de bu hormonla yüklenmiştir. Erkeğin cinselliği, sakalı, bıyığı, kası, gücü, saldırganlığı, cesareti, neşesi, özgüveni, düşünce ve duygularla ilgili erkeksi bakış açısı bu hormonun denetimindedir.</p>
<p>Testosteron ile ilgili en önemli bilgi; testosteron seviyesi davranışı etkiliyor; davranış da testosteron seviyesini etkiliyor. Testosteronu düşen erkeklerin cinsel arzuları azalıyor; bunun yanında yorgun, sabırsız, alıngan, gergin, öz güvenleri az, depresyona meyilli oluyorlar, kolay baş eğiyorlar.</p>
<p>Testosteronu en çok etkileyen şey erkeğin evdeki ya da toplumdaki statüsünün özgüvenine yansıması: Erkek değer görmediğinde testosteronu düşüyor, değer gördüğünde yükseliyor. Kazanınca yükseliyor, kaybedince düşüyor. Öncelikle de erkeğin evdeki statüsü testosteronu çok etkiliyor. Karısı ve çocukları tarafından değer gören, saygı duyulan erkeğin özgüveni yerinde oluyor, bu da erkeklik hormonunu artırıyor. Erkeğin iş hayatındaki kazancı ve başarısı da testosteronu artırıyor; fakat erkek toplumda saygınlığı olmayan bir iş bile yapıyor olsa, ailesi tarafından takdir görüyorsa; erkeklik hormonu gayet düzgün çalışıyor. Testosteronu normal seviyelerde olan erkek; ailesine karşı korumacı, neşeli, cesaretli ve kontrollü oluyor.</p>
<p>Eşi ve çocukları tarafından değer görmeyen erkeğin özgüveni azalıyor ve testosteronu düşüyor. Testosteron aynı zamanda &#8220;cesaret hormonu&#8221; olduğu için karısından korkan, çekinen bir erkeğin testosteron seviyesi çok düşüyor. Kendini erkek hissetmediği için karısı ile de cinsel birliktelik arzusu duymuyor. Yani bir yerde iki iktidar olmuyor. Evde kadın iktidarsa, erkek iktidarını kaybediyor.</p>
<p>Aldatmaların çoğunda, değerli olma duygusu, yatıyor. Evde karısı tarafından değer görmeyen, eleştirilen erkekler, dışarıda bir kadın tarafından değer gördüğünde, düşen hormonları yükselmeye başlıyor ve çok çabuk eşini aldatabiliyor.</p>
<p>Erkekliğini kaybetmemek için kadın iktidarına girmek istemeyen erkekler, evlilikten kaçıyorlar. Fakat sevgili hayatı ile de olsa toplumda erkeği hor gören, küçümseyen kadınlarla muhatap oldukça azalan erkekliğini cinsel küfürlerle kapatmaya çalışıyor, bazı erkekler.</p>
<p>Erkeklerde az miktarda &#8220;kadınlık hormonu östrojen&#8221; kadınlarda da az miktarda &#8220;erkeklik hormonu testosteron&#8221; vardır. Testosteron aynı zamanda &#8220;cinsel istek hormonu&#8221; olduğu için kadında olunca, erkeğe karşı cinsel istek duymasını sağlıyor. Az bir testosteron kadına güzel bir cinsel hayat için yeterli oluyor.</p>
<p>Kadınlar feminizm tuzağı ile erkekleşirken hormonları da değişiyor. Kadın erkekleştikçe vücudunda testosteron artıyor, cinsel isteği normalin üstüne çıkıyor. İşin kötüsü; saygı görmeyen, cesareti kırılmış, karısından çekinen erkeğin vücudunda da kadınlık hormonları artıyor.</p>
<p>Bu durumda dengeler tersine dönüyor. Cinsel olarak kadın, çok istekli, erkek isteksiz oluyor. Günümüzde bu durum o kadar yaygın ki. İstekli kadınlar ve isteksiz kocalar. Kadınların en büyük şikayeti. Ev içindeki iktidarı elinden alınan erkek, otomatik olarak yatak iktidarından da vazgeçmiş oluyor.</p>
<p>Allah (c.c) öyle bir sistem kurmuş ki neresinden delinirse, oradan insanın üstünde patlıyor. &#8220;Erkekler kadınlar üzerinde kavvamdır. (yönetici ve koruyucudurlar) ve &#8220;Saliha kadınlar kocalarına gönülden saygı duyarlar.&#8221; âyet-i kerîmesinin evliliklerin temelinde, yatağında, huzurunda, neşesinde ne kadar etkili olduğunu bilim de tasdik ediyor.</p>
<p>Şimdi artık kadın erkek el ele, birbirimizi suçlamadan, herkes kendi üzerine düşen hatayı kabul ederek bu tuzaktan çıkma zamanı.</p>
<p>Batı hangi niyetle kurmuştu bu tuzağı bilmiyorum; ama kendi kurduğu tuzağa düştü, şimdi çıkmaya çalışıyor. Amerika &#8220;Erkek olmak büyük imkansız&#8221; &#8220;Günümüzde erkek olmak kolay değil.&#8221; &#8220;Oğullarımıza ne yaptık&#8221; diye konuşurken, bizimkiler gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine bakarak, bir kaç kadın cinayetini delil olarak gösterip, erkekliğin bitirilmesine yardımcı olmaya çalışıyorlar.</p>
<p>Bir yandan kanunlar, bir yandan hormonlu besinlerle erkeklerin aldığı östrojen etkisi yapan gıdalar ve bir yandan kadın iktidarı, erkekliği bitirmek için uğraşıyor.</p>
<p>Bu vesile ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217; e tekrar sesleniyorum: Bize gazetelerin üçüncü sayfa haberlerini göstererek, kanun çıkaramazsınız. Bir yıl içinde toplam kaç cinayet işlendi, kaçında kadın öldürüldü, kadınlar kaç cinayet işledi ve en önemlisi kaç cinayette kadınlar azmettirici olarak kayıtlara geçti. Çünkü kadınlar fiziki güçleri zayıf olduğu için öldürmezler; fakat öldürecek bir erkeği kolayca kandırabilirler. Bunlar açıklansın topluma. Ve lütfen batıyı model alıyorsanız son gelişmelerini model alın, çöpe atmaya çalıştıklarını değil.</p>
<p>Sema Maraşlı &#8211; Haber 7<br />
www.cocukaile.net<br />
semamarasli@gmail.com</p>
<p>https://twitter.com/#!/semamarasli</p>
<p><a href="http://www.haber7.com/haber/20120119/Erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.php">http://www.haber7.com/haber/20120119/Erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.php</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UNICEF ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Psikososyal Destek Eğitim Programı&#8217;na Devam Ediyor</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/unicef-ve-aile-ve-sosyal-politikalar-bakanligi-psikososyal-destek-egitim-programina-devam-ediyor.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/unicef-ve-aile-ve-sosyal-politikalar-bakanligi-psikososyal-destek-egitim-programina-devam-ediyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 08:10:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sarsıntı (Travma)]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[aile ve sosyal politikalar bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[psikososyal]]></category>
		<category><![CDATA[psikososyal destek]]></category>
		<category><![CDATA[unicef]]></category>
		<category><![CDATA[van depremi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=342</guid>
		<description><![CDATA[16 Ocak, Ankara - UNICEF ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Psikososyal Destek Eğitim Programı ile sosyal destek uzmanları yetiştirmeye devam ediyor. Ankara&#8217;da 2.si gerçekleştirilen 3 günlük eğitim programı ile psikososyal destek uzmanları acil durumlara müdahale ve destek konusunda eğitiliyor. Eğitimin sonunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı Kenan Bozgeyik and UNICEF Turkiye Temsilcisi Dr. Ayman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-343" title="unicef" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/unicef-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />16 Ocak, Ankara -</strong> UNICEF ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Psikososyal Destek Eğitim Programı ile sosyal destek uzmanları yetiştirmeye devam ediyor. Ankara&#8217;da 2.si gerçekleştirilen 3 günlük eğitim programı ile psikososyal destek uzmanları acil durumlara müdahale ve destek konusunda eğitiliyor.</p>
<p>Eğitimin sonunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı Kenan Bozgeyik and UNICEF Turkiye Temsilcisi Dr. Ayman Abulaban&#8217;dan sertifikalarını alan uzmanlar Van&#8217;daki depremzedelere yardım için çalışmalara başladılar.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.unicef.org.tr/tr/content/article/944/unicef-ve-aile-ve-sosyal-politikalar-bakanligi-psikososyal-destek-egitim-programi-na-devam-ediyor.html">http://www.unicef.org.tr/tr/content/article/944/unicef-ve-aile-ve-sosyal-politikalar-bakanligi-psikososyal-destek-egitim-programi-na-devam-ediyor.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/unicef-ve-aile-ve-sosyal-politikalar-bakanligi-psikososyal-destek-egitim-programina-devam-ediyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ankara&#8217;nın Yolu Taştan&#8230;</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/ankaranin-yolu-tastan.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/ankaranin-yolu-tastan.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 08:00:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim öğretmeni]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim genel müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim ve rehberlik hizmetleri genel müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hakan sarı]]></category>
		<category><![CDATA[orgm]]></category>
		<category><![CDATA[ramder]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik ve araştırma merkezi çalışanları derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=339</guid>
		<description><![CDATA[RAMDER ile ilgili bir önceki haberimizde, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri genel müdürlüğü ile yaşanan çatışmalardan söz etmiştik. Bir takım iddialar ortaya atılmış. (Hadi canım hadi hadi),  (Seni adam yerine koyduk) vb. kulağa ve kalbe hoş gelmeyen iletişim yöntemlerinin kullanıldığı iddialarından bahsetmiştik.  Proje hırsızlıklarından bahsedilmiş. Davalar açmaktan söz edilmişti.  Nihayet arada yaşanan çatışmalar tatlıya bağlanmış. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>RAMDER ile ilgili <a href="http://www.psikolojikdanisman.org/ozel-egitim-ve-rehberlik-hizmetleri-genel-mudurlugunde-neler-oluyor.htm">bir önceki haberimizde</a>, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri genel müdürlüğü ile yaşanan çatışmalardan söz etmiştik. Bir takım iddialar ortaya atılmış. (Hadi canım hadi hadi),  (Seni adam yerine koyduk) vb. kulağa ve kalbe hoş gelmeyen iletişim yöntemlerinin kullanıldığı iddialarından bahsetmiştik.  Proje hırsızlıklarından bahsedilmiş. Davalar açmaktan söz edilmişti.  Nihayet arada yaşanan çatışmalar tatlıya bağlanmış. Canda Özür Olmaz Derneği ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi Çalışanları Derneği yöneticileri Ankara&#8217;nın yollarına düşmüşler ve 2.5 saatlik toplantı sonucu her şey tatlıya bağlanmış gibi görünmektedir.  RAMDER  sitesinde (www.ramder.com) verilen sevindirici haberi sizinle paylaşıyoruz ve bu tür tatsızlıkların bir daha yaşanmaması dileğiyle alanımız adına birlikte hareket etmenin önemli olduğunu bildiriyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>09 Ocak 2011 tarihinde Derneğimiz ve Canda Özür Olmaz Derneği olarak Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Sayın Hakan SARI ve ilgili Genel Müdürlüğün Grup Başkanları ile Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri konusunda 2,5 saat süren bir toplantı yapılmış ve karşılıklı görüş alış verişinde bulunulmuştur. Yapılan toplantıda Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri konusunda Türkiye&#8217;de yaşanan problemler ve çözüm önerileri hususunda sivil toplum örgütleri olarak alanla ilgili yaşanan sorun ve aksaklıklar en üst düzeyde ifade edilmiştir. Bizler açısından çok verimli geçen toplantı sonunda toplantıda ifade edilen sorun ve çözüm önerileriyle ilgili 1-2 hafta içerisinde Aksaray&#8217;da bir çalışma toplantısı yapılması kararlaştırılmıştır. Sayın Genel Müdür ve Grup Başkanlarının bizlere göstermiş olduğu misafirperverlikten ötürü kendilerine teşekkür eder, yapılacak çalışmaların tüm ülkemize ve alanımıza hayırlara vesile olmasını niyaz ederiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Haber ve Resim<img class="alignnone size-thumbnail wp-image-340" title="ramder2" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/ramder2-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /> Kaynağı: www.ramder.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/ankaranin-yolu-tastan.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peki Erkeklerin Hakları Ne Olacak?</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/peki-erkeklerin-haklari-ne-olacak.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/peki-erkeklerin-haklari-ne-olacak.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 13:57:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erkek hakları]]></category>
		<category><![CDATA[erkek nafakası]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[haber7]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadına nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlara askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sema maraşlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=337</guid>
		<description><![CDATA[Bakan Fatma Şahin&#8217;e Siz &#8220;Kadın Bakanı&#8221; değilsiniz, Aile Bakanısınız ve erkeklerin de haklarını korumak zorundasınız.&#8221; diye soran Haber 7 yazarı erkeklerin haklarını yazdı. Bu yapılanlara bakıldığında eşit fırsat falan görünmüyor, kanun yoluyla erkeklerden alıp kadınlara verme gibi bir durum var. Kadın gerçekten ihtiyaç sahibi ise onun yükünü eski kocası değil, devlet çekmeli. Biliyorum, yazdığım bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-338" title="semamarasli" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/semamarasli-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />Bakan Fatma Şahin&#8217;e Siz &#8220;Kadın Bakanı&#8221; değilsiniz, Aile Bakanısınız ve erkeklerin de haklarını korumak zorundasınız.&#8221; diye soran Haber 7 yazarı erkeklerin haklarını yazdı.</p>
<p>Bu yapılanlara bakıldığında eşit fırsat falan görünmüyor, kanun yoluyla erkeklerden alıp kadınlara verme gibi bir durum var. Kadın gerçekten ihtiyaç sahibi ise onun yükünü eski kocası değil, devlet çekmeli. Biliyorum, yazdığım bazı sorunların direk muhatabı siz değilsiniz; fakat aile bakanı olarak erkeklerin sorunları ile de ilgilenmek zorunda olduğunuz ve eşitliği savunduğunuz için bağlı olduğunuz bakanlar kuruluna teklif götürebilirsiniz.</p>
<p>Madem ki eşit bir dünya isteniyor, o zaman gerçekten eşitlik sağlansın. Batı ülkelerine, yüksek sayıda çalışan kadın rakamı verelim, modern görülelim derken erkeklere haksızlık yapılmasın. Pek çok kanun batıya bakarak yapılıyor. Batının iki yüzlü kanunları da politikaları da bizi ilgilendirmez. Zaten batının aile konusunda geldiği noktaya bakarak onları bu konularda kesinlikle model almamamız gerekir.</p>
<p>Kadına şiddet konusunda çalışmalarınız var. Şiddete uğrayan kadınlara elbette yardım edilmeli. Fakat konu öyle abartılıyor ki basın tarafından neredeyse bütün erkekler, şiddet yanlısıymış gibi gösteriliyor. Bu da işinde gücünde, ailesinin geçimi için canla başla çalışan pek çok erkeği zan altında bırakıyor. Neden yüz erkeğin hatasını yüz bin erkek çeksin ki? Şiddet konusundaki çalışmalar erkekleri zan altında bırakmadan yapılmalı.</p>
<p>Ayrıca şiddeti önlemek şiddetten sonra yapılacaklarla olmaz. Şiddetten sonra karakola gitmek ya da polis çağırmak bir çözüm değildir.</p>
<p>Öncelikle şiddetin tanımı iyi yapılmalıdır. Fiziki şiddet üzerinde durulurken, psikolojik şiddet hiç konuşulmuyor. Psikolojik şiddet, fiziki şiddetten daha hafif değildir. Kadınların erkeklere uyguladığı psikolojik şiddet önemsenmezken, erkeklerin kadınlara uyguladığı fiziki şiddet görülüyor sadece.</p>
<p>Kadın erkeğe sokak ortasında &#8220;şerefsiz, namussuz&#8221; gibi her türlü hakareti yapıyor, bu suç olmuyor, erkek kadına bir tokat atsa suç oluyor. Erkek attığı tokadın bedelini ödeyecekse, kadın da yaptığı hakaretlerin bedelini ödemeli; madem eşitlikten haktan hukuktan bahsediliyor. Karakollarda &#8220;psikolog polisler&#8221; olmalı. Kadın fiziki şiddette nasıl polisi arayabiliyorsa, erkek de &#8220;psikolog polisi&#8221; arayabilmeli. &#8220;Karım bana şu hakaretleri yaptı, ruh sağlığımı bozuyor, şikayetçiyim diyebilmeli.&#8221;</p>
<p>Şiddetini önlemek için işe yarayacak bir kaç önerim var:</p>
<p>Kadınlar, erkeklere hakaret etmeden konuşmayı öğrenirlerse şiddet önemli oranda azalacaktır. Kadına şiddet durumunda polis çağırmayı öğretmeden önce, erkekle nasıl konuşulur onu öğretmek lâzım. &#8220;Kadın hakaret ederse, erkek vurabilir.&#8221; demiyorum yanlış anlaşılmasın.</p>
<p>Kadının önce kendini korumayı öğrenmesi lâzım, yoksa polis gelene kadar canından olur. Kadının haklı ya da haksız olması önemli değildir. Mesela adam içmiş gelmiş, çocukların ekmek parasını içkiye vermiş, kadın haklı olarak şöyle diyor: &#8220;Allah belanı versin, yine zıkkımlanmışsın, ekmek paramızı içkiye yatırmışsın, pis sarhoş&#8221; Bu adamın, zil zurna kafayla bu sözlere karşı şiddet uygulaması hiç şaşılacak bir şey olmaz.</p>
<p>Kadın canın seviyorsa, haklı da olsa adama hakaret etmesin, madem fiziki güç erkeklerde, madem ona gücü yetmiyor. Kadın, devlete polise güvenip ağzına gelen hakareti erkeğe yaparsa, polis gelene kadar kadın canından olabilir. Bu yüzden kadınlara önce kendini korumayı öğretmek lâzım. Bu da ne eline silah vererek ne de savunma sporu öğreterek olur. Kadının en büyük silahı dilidir. Kadın dilini düzgün kullanırsa kendini koruyabilir.</p>
<p>Kadın cinayetlerinin çoğu ya erkek içkili iken ya da boşanma aşamasında gerçekleşiyor. Boşanma aşamasında kadın &#8220;nasıl olsa ayrılıyorum, babam abim yanımda&#8221; diye güvenerek erkeğe ağzına geleni sayıyor. Ayrıca pek çok boşanmada çocukların velayeti için ya da erkekten nafaka almak için dava dilekçelerine erkeğe yazılmayan iftira kalmıyor. Erkeğin sapıklığından tutun, aklınıza gelebilecek her türlü iftira atılıyor. Bir kaç yalancı şahit bulmak da pek zor olmuyor.</p>
<p>Elbette boşanan erkeklerin içinde kötüsü de, sapığı da, akıl hastası da vardır ve bunlar yazılmalıdır; ama bu kadar boşanan erkeklerin hepsinin kötü, kadınların da çoğunun iyi olması pek gerçekçi değil. Kadın erkeği cezalandırmak için çocukları babalarından kaçırıyor, çocuklarının yanında ya da sokak ortasında hakaretler ediyor, üstüne dava dilekçesinde iftira atıyor. Yine de bunlar, sebep ne olursa olsun, erkeğin cinayet işlemesinin asla haklı sebepleri değil tabii ki.</p>
<p>O zaman &#8220;Türk erkeği kadını kendi malı gibi görüyor, boşanmak istemiyor&#8221; gibi meselenin özüne inmeyen tespitler de bulunmak yerine &#8220;neden boşanma aşamasında bu kadar cinayetler işleniyor&#8221; onun araştırmasını yapıp, ailelere boşanırken yardımcı olunmalı.</p>
<p>Şiddeti önlemenin ikinci yolu cinsel eğitimdir. Evlilikte muhabbeti sağlayan en önemli şey &#8220;cinsel hayattır.&#8221; Toplumumuzda namus kavramından dolayı kızlar cinsellikten korkutularak büyütülüyor. Kadınların çoğu evlendikleri zaman cinsel isteksizlik yaşıyorlar ve eşleri ile birlikte olmak istemiyorlar. Erkekler de bu konuda eğitim almadıkları için eşlerine nasıl yardımcı olacaklarını, sorunu nasıl çözeceklerini bilemiyorlar. Cinsel sorunlar evlilikte öfkenin ve boşanmaların en önemli sebeplerinden biridir. Bu yüzden hem evlenecek olanlara, hem de evlilere mutlaka cinsel eğitim verilmelidir.</p>
<p>Aileyi çok ilgilendiren &#8220;feminizm&#8221; konusunda da bir kaç şey söyleyerek bitirmek istiyorum.</p>
<p>Kadınları kurban, erkekleri ise saldırgan ilan eden günümüz “feminist” yaklaşımı yanlış yönlendirici oluyor ve sorunları daha kötü hale getiriyor. Kadınların “iyi”, erkeklerin ise “kötü” olduğu yolundaki sosyal algılama, gerçekleri görmemizi engelliyor.</p>
<p>Aile bakanı olarak kadınlara eşitlik sağlama çalışmalarından ziyade iki tarafa da eşit bakar ve günümüz dünyasında sürekli ezilmeye ve aşağılanmaya çalışılan erkeklerin haklarını da korursanız çalışmalarınızla aileye gerçekten katkı da bulunacaksınızdır.</p>
<p>Son olarak bir kaç ay önce sitemize gelen Gaziantepli sizin hemşehriniz olan ve mailinde size de yardım için seslenen boşanma aşamasındaki bir erkekten gelen mektubun linkini vererek bitirmek istiyorum. Bu vesile ile onun sesini de size duyurmak isterim.</p>
<p>http://www.cocukaile.net/bosanan-erkekler-neler-cekiyor/</p>
<p>Saygılarımla&#8230;</p>
<p>Sema Maraşlı / Haber 7<br />
www.cocukaile.net<br />
semamarasli@gmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/peki-erkeklerin-haklari-ne-olacak.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk PDR Derneği Sorularımıza Cevap Verdi.</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-dernegi-sorularimiza-cevap-verdi.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-dernegi-sorularimiza-cevap-verdi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 12:36:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde psikolojik hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[PDR]]></category>
		<category><![CDATA[pdr derneği]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik ve psikolojik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Türk PDR Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[www.psikolojikdanisman.org olarak Türk PDR Derneğine bazı sorular sormuştuk.  Türk PDR Derneği yönetim kuruluna sitemize gönderdiği cevaptan dolayı teşekkür ederiz. Önceki haberimizde de belirttiğimiz gibi gelen cevabı aynen yayınlıyoruz.  Psikolojik Danışmanların bilmesi gereken  konulara  cevap verildiğinden dolayı, verilen cevabı psikolojik danışmanların ve psikolojik danışman adaylarının okumasını öneririz. Verilen cevapların Türk PDR Derneğinin üye sayısında artışa sebep [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-336" title="pdrder" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/pdrder-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />www.psikolojikdanisman.org olarak Türk PDR Derneğine bazı sorular sormuştuk.  Türk PDR Derneği yönetim kuruluna sitemize gönderdiği cevaptan dolayı teşekkür ederiz. Önceki haberimizde de belirttiğimiz gibi gelen cevabı aynen yayınlıyoruz.  Psikolojik Danışmanların bilmesi gereken  konulara  cevap verildiğinden dolayı, verilen cevabı psikolojik danışmanların ve psikolojik danışman adaylarının okumasını öneririz. Verilen cevapların Türk PDR Derneğinin üye sayısında artışa sebep olmasını temenni ederek kendilerine başarılar dileriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>1. Derneğinize PSİKOLOJİ, SOSYOLOJİ, FELSEFE, EĞİTİM PROGRAMLARI mezunu olup da halen psikolojik danışman / rehber öğretmen olarak çalışanlar da üye olabiliyorlar mı?</p>
<p>Türk PDR-DER: Derneğimizin yürürlükte olan tüzüğüne gore üyeliği düzenleyen 6.madde hükmü aşağıda sunulmuştur:</p>
<p>Asli Üye Olabilme Koşulları<br />
a. Medeni haklara sahip, 18 yaşını bitirmiş olmak.<br />
b. T.C. vatandaşı olmak veya Türkiye‟de kanunlar çerçevesinde oturma hakkını elde etmiş olmak.<br />
c. Yurt içi veya YÖK tarafından denkliği kabul edilen yurt dışı üniversitelerin birinde Psikolojik Danışma ve Rehberlik ile Eğitimde Psikolojik Hizmetler lisans programından/bölümünden /anabilim dalından mezun olmak veya farklı disiplinlerden mezun olup mezuniyet sonrası tezli lisansüstü eğitimini bu alanda tamamlamış olmak.<br />
d. Üyelik giriş aidatı 15 YTL.ödemek ve tüzükte belirtilen aidatı ödemeyi kabul etmek .</p>
<p>Bu üyelik koşulları Şubeler için de geçerli olup, koşullara aykırı üye kaydı yapılamaz.</p>
<p>Derneğimiz Psikolojik Danışma ve Rehberlik bilim dalı ve meslek alanının gelişimi ve bu alandan mezun olan meslekdaşlarımızın haklarını korumayı amaçlayan bir meslek derneğidir. Bu nedenle madde hükmünden de anlaşılacağı gibi Felsefe ve Sosyoloji mezunları başta olmak üzere PDR veya EPH alanının dışında diğer alanlardan mezunları üye olarak kabul edememekteyiz.<br />
2.Türk PDR derneği olarak, alan dışından atanan FELSEFE, SOSYOLOJİ, PSİKOLOJİ, EĞİTİM PROGRAMCILIĞI gibi alanlardan mezun olanların bazılarının tezli/veya tezsiz yüksek lisans yaparak bazılarının bakanlık tarafından eğitime alınarak psikolojik danışman olarak atanmasının önüne geçmek amacıyla ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?</p>
<p>Türk PDR-DER: Alan dışılar, derneğimiz açısından asla kabul edilebilir bir durum olarak görülmemektedir. Derneğimiz tarihi boyunca da konuya bu şekilde yaklaşılmıştır.</p>
<p>Konunun önüne geçilmesine yönelik olarak;</p>
<p> Basın açıklamaları,<br />
 Bakanlık ile Genel Müdür’den Bakan’a kadar çeşitli düzeylerde yapılan görüşmeler,<br />
 Kitlesel gösteriler,<br />
 Yargıya başvurma,<br />
boyutunda tepkiler gösterilmiştir. Alanda çalışanların %25’i alan dışılardan oluşmaktadır. Bu durum mesleğin niteliği açısından bir tehdit olarak görülmektedir. Sorunun nihai çözümünün faklı alanlardan rehber öğretmen kadrosuna atanan kişilerin varsa kendi kadrolarına (felsefe, sosyoloji gibi), yoksa kendi kadroları oluşturularak (program geliştirme, ölçme değerlendirme) geçişleri ile mümkün olacağı düşünülmektedir.<br />
3. PSİKOLOJİ MEZUNLARI SİZE GÖRE ALAN DIŞI MIDIR? (Net cevabınızı bekliyorum)</p>
<p>Türk PDR-DER: Psikoloji mezunları da alan dışıdır. Ancak psikoloji mezunlarının veya psikolojinin diğer alanlardan bir farklılığı söz konusudur. Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı da psikoloji’den ayrımlaşmış olan bağımsız bir bilim dalı ve meslek alanıdır. Bilindiği gibi esasen tüm bilim dalları felsefeden ayrımlaşmıştır. Bir dönem Psikoloji’de tıp ve özellikle psikiyatri’den kendini ayrımlaşmıştır. Benzer ayrımlaşma sorunları psikiyatri ve psikoloji arasında da halen yaşanmaktadır. Bir dönem psikiyatri derneklerine psikoloji mezunları da dahil edilmekteydi. Ancak Psikiyatri ayrı bir bilim dalı olması nedeni ile psikoloji mezunlarını kabul etmemeye başlamışlerdır. Bu durumda psikoloji mezunları da kendi dernekleşme çalışmalarına başlamıştır. İlk aşamada psikologlar derneği de 1986 yılından itibaren kendi mezunlarının ancak üye olarak kabul edilebileceğini ilan etmiştir. Bu süreçte ülkemizde de bağımzız bir bilim ve meslek dalı olarak gelişmeye başlayan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Alanı’nın mezunlarına yönelik olarak bir mesleki derneğin kurulması ihtiyacı doğmuş ve 1989’da derneğimiz kurulmuştur. Bu farklılık nedeniyle rehber öğretmen kadrolarına atanıyor olmaları diğer alan dışılarla aynı kategoride değerlendirilmemiştir. Bunun böyle olması psikoloji’den farklılığımızı ve de alan dışılığı gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır.</p>
<p>Psikoloji mezunlarının alan içindeki durumu mesleğimizin olgunluğuyla ilişkili bir durumdur. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bilim dalı ve mesleği olgunlaştıkça Geçmiş yıllarda dernek tüzüğüne gore psikoloji mezunları da derneğimize üye olabiliyorlardı ve bu çerçevede derneğimiz üyesi psikoloji mezunları vardır ve üyelik konumlarında bir farklılık yoktur. Ancak şu an yürürlükte olan tüzüğümüze gore psikoloji mezunları da digğer alan dışılar gibi derneğimize üye olamamaktadırlar.</p>
<p>Bir başka nokta da Talim ve Terbiye Kurulu Kararlarında görülmektedir. Önceki TTK Kararlarında psikoloji mezunları doğrudan rehber öğretmen olarak atanabilirken, şu anda pedegojik formasyon almaları şartı aranmaktadır.</p>
<p>4. Şayet psikoloji mezunları alan dışı değil ise, PDR mezunlarının da psikoloji mezunlarının sahip olduğu hakların aynısına sahip olabilmeleri için ne tür çalışmalar yaptınız?</p>
<p>Türk PDR-DER: Psikoloi mezunlarına ilişkin değerlendirmemiz bir önceki soruda ortaya konulmuştur. Derneğimiz alanımızın bağımsız bir alan olmasından hareketle ülkemizde psikolojiden bağımsız olarak konumlanması ve mesleğin gelişimini hedeflemektedir. Kendimizi bir başka disipline gore değil, mesleğimizin bilimsel gelişimi, literatür ve toplumun ihtiyacına gore tanımlamanın daha yararlı olduğu düşünülmektedir. Bu konuda Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanının Okul Psikolojik Danışmanlığı, Rehabiltasyon Psikolojik Danışmanlığı, Kariyer Psikolojk Danışmanlığı, Rehabilitasyon Psikolojik Danışmanlığı, Ruh Sağlığı Psikolojik Danışmanlığı, Evlilik ve Aile PsikolojiK Danışmanlığı gibi beş alanda ülkemizde gelişimi gözlenmektedir.</p>
<p>Bir başka ifade ile diğer displinlerin ne yaptığı ya da yapmadığına göre değil, kendi mesleki yeterliliklerimizi, kimseyi ötekileştirmeden ortaya koyarak kendimizi anlatma çabasındayız.</p>
<p>5. Ve; PSİKOLOJİ, FELSEFE, SOSYOLOJİ, EĞİTİM PROGRAMLARI mezunları madem rehber öğretmen olarak atanabiliyorlar, rehber öğretmenlerin de bu alanlardan mezun olanların haklarına sahip olabilmelerini sağlamak için ne gibi çalışmalar yaptınız?</p>
<p>Türk PDR-DER: Derneğimiz her mesleğin değerliliği ilkesinden hareketle, herkesin yetiştiği alanda istihdamının bir insan hakkı ve de hizmet verdiğimiz topluma bir saygı gereği olduğunu kabul etmekte, dernek çalışmalarını ve mesleğin savunuculuğunu da bu perspektifle yürütmektedir. Dolayısıyla derneğimiz mesleğimize karşı yapılan bir yanlışı önlemek için bir başka yanlışa yol açacak bir yöntemi doğru bulmamaktadır.<br />
6. Şayet Psikoloji mezunu alan dışı ise; PSİKOLOJİ alanından mezun olanlara ÖZEL EĞİTİM VE REHBERLİK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ&#8217;nün &#8220;alan dışı&#8221; değilmiş gibi yaklaştığını (bazı testlerin uygulayıcılığına onların girmesine müsaade etmek vb. uygulamalardan) anlıyoruz. Bu konuda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?</p>
<p>Türk PDR-DER: Psikoloji mezunlarına ilişkin sorulara daha once yanıt verilmiştir. Psikoloji mezunlarının Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğü tarafından alan dışı sayılmayıp testlerle ilgili eğitimlere alınıyor olmaları, ilgili Genel Müdürlüğün değerlendireceği bir konudur. Ancak Derneğimiz psikolojik testlerin hangi kurum olursa olsun, sadece psikolojik danışmanlar tarafından uygulanması gerektiği gibi bir düşünceyi savunmamaktadır. Önemli olan psikolojik ölçme araçları uygulama, değerlendirme ve yorumlama konusunda temel eğitimin ve de varsa o ölçme aracıyla ilgili alınması gereken özel bir eğitimin alınmış olmasıdır.</p>
<p>Psikolojik ölçme araçları alanımızla birlikte, psikoloji ve psikiyatrinin de çalışmaları ve hizmetlerinde kullandığı araçlardır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında da bu konularda eğitim verilmektedir. batıda da olduğu gibi Psikoloji alanı da test uygulayarak bir ayrıcalık, bir güç elde etme gayreti içerisindedir. Zaman zaman soruda belirttiğiniz durumla karşılaşılmaktadır. Her meslek kendisinin ne yapabileceğini belirlemelidir. Başka meslek alanlarının ne yapamayacağını belirlemek durumunda değildir.</p>
<p>7. Psikoloji mezunu olup da rehber öğretmenliğe başlayan bir memurun, (PDR mezunu rehber öğretmen 9/1 den başlarken) 8/1 den başladığını biliyor musunuz? Biliyorsanız bu konuda ne gibi çalışmalar yaptınız?</p>
<p>Türk PDR-DER: Psikoloji mezunlarının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında sayılmalarından dolayı hizmete 8/1’den başlamaktadırlar. Rehber öğretmenlik, öğretmenlik olarak sayılması nedeniyle ilgili Kanuna gore eğitim öğretim hizmetleri sınıfında sayılmakta ve de 9/1’den göreve başlamaktadırlar. Aynı hizmeti yerine getiren iki alan mezunları arasındaki bu farklılığın bir eşitsizlik olduğu farkında olduğumuz bir boyuttur.</p>
<p>Bu sorun yasa değişikliği ile giderilebilecek bir durum olup iki boyutu vardır. Birincisi unvanımızın rehber öğretmen yerine psikolojik danışman olması ve bu unvanın 190 Sayılı Devlet Kadro Cetveline eklenmesi; ikincisi de eğitim öğretim hizmetleri sınıfı yerine, sağlık hizmetleri sınıfında olmamıza yönelik değişikliklerdir.</p>
<p>Bu konuda geçmişten beri çeşitli düzeylerde girişimlerde bulunulmasına ragmen sonuç alınamamıştır.</p>
<p>Gerek bu konu gerekse meslek odası olabilmemizle ilgili yasa tekliflerimizin Meclise taşınması ve yasalaşması ile ilgili meslektaşlarımızın desteğinden mutluluk duyarız. Bu konuda destek olabilecek meslektaşlarımızın derneğimiz ile iletişime geçmelerini bekleriz.</p>
<p>8. PDR mezunu olmadığı halde uzmanlık sınavına girmek veyahutta yüksek lisans tamamlamak yollarından birisiyle UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN veya UZMAN REHBER ÖĞRETMEN unvanı almalarını &#8220;UYGUN&#8221; görmüyorsanız, bu konuda ne gibi çalışmalar yaptınız?</p>
<p>Türk PDR-DER: Bu sorunun iki boyutu vardır. Birincisi akademik uzmanlık, ikincisi de bürokratik uzmanlık (eğitim sisteminde yer alan uzman ve baş öğretmen uygulaması) uygulamasıdır.</p>
<p>Akademik (bilim) uzmanlık, üniversiteler tarafından yüksek öğretim kanununa gore yüksek lisans eğitimi ile kazanılan uzmanlıktır. Yüksek lisans sonrası bilim uzmanlığı kazanılmakta, mesleğimiz açısından da uzman psikolojik danışman kabul edilmektedir. Yüksek öğretim kanununa göre yüksek lisans programlarına, ilgili programların dışındaki alanlardan mezun olanlar da başvuruda bulunabilmektedir. Bu çerçevede PDR alanına da farklı alanlardan mezunlar yüksek lisans için başvuruda bulunabilmektedirler. Üniversitelere göre hangi program mezunlarının başvurabileceği de üniversitelere gore farklılık gösterebilmektedir. Fakat farklı alanlardan başvurup da kazananlar bilimsel hazırlığa tabi tutulmaktadırlar. Bunun sonucunda yüksek lisans programını bitirenler bilimsel uzmanlığı kazanmaktadırlar.</p>
<p>Bürokratik uzmanlık ise mesleğimizle ilişkili bir uzmanlık olmayıp, eğitim sistemi içinde var olan bir kategorilendirme olup herkesin yararlanabildiği bir durumdur.</p>
<p>Derneğimizin sorunuz çerçevesindeki değerlendirmesi bu şekilde olup, (yüksek lisansın tezli olması durumunda) itirazımızı gerektirecek bir durum olarak görülmemektedir.</p>
<p>Sizin aracılığınızla meslektaşlarımızla yeniden buluşmak ve düşüncelerimizi kamuoyu ile paylaşma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği<br />
Yönetim Kurulu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-dernegi-sorularimiza-cevap-verdi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenlerin Mesleki Yeterlilik Sınavı</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/yurt-disinda-ogretmen-gorevlendirmesi-sinavi.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/yurt-disinda-ogretmen-gorevlendirmesi-sinavi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2012 22:18:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa birliği ve dış ilişkiler genel müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Danışma ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik ve psikolojik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[yurt dışı öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[yurt dışı öğretmen seçme sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı öğretmen görevlendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı rehber öğretmen görevlendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışında görevlendirilecek öğretmeneler]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışında görevlendirilecek psikolojik danışman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[İdareci olarak görevlendirilecekler için 2 yıl idarecilik yapmış olma şartı aranıyor. 5 yıl bilfiil öğretmenlik yapma şartı ve sınav son başvuru günü itibariyle fiilen öğretmenlik yapıyor olma şartı aranıyor. Ülkelerin bazılarında görevlendirme için KPDS den belirli bir puan alma şartı aranıyor.   Sınav başvurusu 12-20 Ocak 2012 tarihleri arasında yapılacak, sınav 5 Şubat 2012 tarihinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İdareci olarak görevlendirilecekler için 2 yıl idarecilik yapmış olma şartı aranıyor. 5 yıl bilfiil öğretmenlik yapma şartı ve sınav son başvuru günü itibariyle fiilen öğretmenlik yapıyor olma şartı aranıyor. Ülkelerin bazılarında görevlendirme için KPDS den belirli bir puan alma şartı aranıyor.   Sınav başvurusu 12-20 Ocak 2012 tarihleri arasında yapılacak, sınav 5 Şubat 2012 tarihinde yapılacak, sınav sonuçları 20 Şubat 2012 tarihinde açıklanacaktır. Ülkelere göre rehber öğretmen/psikolojik danışman görevlendirme ihtimali olan ülkeler ve sayıları aşağıdadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ayrıntılar klavuzda&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt; <a href="http://www.meb.gov.tr/sinavlar/dokumanlar/2012/kilavuz/9229_yurtdisiogretmenklavuzu_2012_1_6_17_27.pdf">http://www.meb.gov.tr/sinavlar/dokumanlar/2012/kilavuz/9229_yurtdisiogretmenklavuzu_2012_1_6_17_27.pdf</a></p>
<p>Suudi Arabistan: 6 bayan rehber öğretmen, 6 erkek rehber öğretmen</p>
<p>Almanca Konuşulan Ülkeler: Almanya, İsviçre veya ihtiyaç halinde başka bir ülke: 4 rehber öğretmen (bayan erkek ayrımı yapılmamış)</p>
<p>Fransızca Konuşulan Ülkeler: Fransa, Belçika, İsviçre, Lüksemburg, Kanada ve ihtiyaç<br />
olduğunda bir başka ülkede Türkçe ve Türk Kültürü Dersi öğretmeni olarak görevlendirilmek<br />
üzere: 4 rehber öğretmen</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/yurt-disinda-ogretmen-gorevlendirmesi-sinavi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünde Neler Oluyor?</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/ozel-egitim-ve-rehberlik-hizmetleri-genel-mudurlugunde-neler-oluyor.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/ozel-egitim-ve-rehberlik-hizmetleri-genel-mudurlugunde-neler-oluyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2012 12:05:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ömer dinçer ve rehberlik hizmetleri genel müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim ve rehberlik hizmetleri genel müdürü]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim ve rehberlik hizmetleri genel müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[canda özür olmaz derneği]]></category>
		<category><![CDATA[hakan sarı]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[psikososyal]]></category>
		<category><![CDATA[psikososyal müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[ram çalışanları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[ramder]]></category>
		<category><![CDATA[van depremi projesi]]></category>
		<category><![CDATA[van depremi projesi kimin projesi]]></category>
		<category><![CDATA[veysel öztürk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=331</guid>
		<description><![CDATA[Yoksa Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürüne ve diğer çalışanlarına neler oluyor mu demek lazım bilemiyoruz.  Fakat www.ogunhaber.com da Mustafa Öztürk tarafından kaleme alınan yazıda iddiaya göre Genel Müdür Hakan Sarı ve diğer genel müdürlük çalışanlarının söyledikleri ve yaptıkları &#8220;devlet terbiyesine&#8221; uymayan şeylerdir. Yazıyı aşağıya daha fazla yorum yapma ihtiyacı duymadan aynen aktarıyoruz. &#160; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-332" title="ramder" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/ramder1-150x150.png" alt="" width="150" height="150" />Yoksa Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürüne ve diğer çalışanlarına neler oluyor mu demek lazım bilemiyoruz.  Fakat www.ogunhaber.com da Mustafa Öztürk tarafından kaleme alınan yazıda iddiaya göre Genel Müdür Hakan Sarı ve diğer genel müdürlük çalışanlarının söyledikleri ve yaptıkları &#8220;devlet terbiyesine&#8221; uymayan şeylerdir. Yazıyı aşağıya daha fazla yorum yapma ihtiyacı duymadan aynen aktarıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nda Skandal; &#8216;Emeğimizi çaldırlar&#8217;<br />
03 Ocak 2012 &#8211; 15:29<br />
Rehberlik ve Araştırma Çalışanları Derneği (RAMDER) ve Canda Özür Olmaz Derneği olarak; 2 sivil toplum örgütü el ele vererek &#8220;Gönüllü Psikososyal Destek Hizmeti” adı altında proje çalışması başlatmış, 12 Kasım 2011 Cumartesi günü 2 sivil toplum örgütü bir araya gelerek proje taslak metnini tamamlamışlardır. Proje kapsamında 350 gönüllü psikolojik danışman ve psikolog tarafından, Van&#8217;lı depremzede öğrenci ve yöre halkına &#8221;travma ve sonrası stres tepkileriyle baş etme&#8221; konusunda psikolojik destek ve rehberlik hizmeti verilmesi amaçlanmıştır.</p>
<p>13 Kasım 2011 tarihinde; RAMDER Genel Başkanı Sait DÜZEN , Genel Hukuk Sekreteri Eşref ŞAHİN , Genel Mali Sekreteri Şaban USTA, merkezi İstanbul&#8217;da bulunan ve ulusal yayın yapan AKRA FM&#8217;de yayınlanan &#8220;Can&#8217;da Özür Olmaz&#8221; programına katılmış ve program sunucusu ve aynı zamanda proje ortağı olan Canda Özür Olmaz Derneği Başkanı Sayın Mustafa ÖZTÜRK&#8217;ün sorularını yanıtlamışlardır. Programda, derneğimizin hazırlamış olduğu ve &#8220;Canda Özür Olmaz Derneği’nin de ortak olarak destek verdiği &#8220;VAN DEPREMİ GÖNÜLLÜ PSİKOSOSYAL DESTEK HİZMETİ PROJESİ&#8221; hakkında tanıtıcı bilgi verilmiştir.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı, RAMDER ve Canda Özür Olmaz Derneğince yürütülmesi öngörülen proje kapsamında, yurt çapında özel veya kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan 350 psikolojik danışman ve psikologlarca, depremden etkilenen öğrenci ve bireylerin iş, aile ve sosyal yaşama daha hızlı adapte olmalarını hedeflenmiştir.</p>
<p>İlgili projemiz Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer DİNÇER bey&#8217;e 22.11.2011 tarihinde sunulmuştur. Sayın Bakan projemizi okumuş, heyecanla karşılamış. Sayın bakanın özel kalem müdüründen edindiğimiz bilgiye göre aynı gün, yani 22.11.2011 tarihinde dönemin Genel Müdür vekili Yurdagül AYDOĞAN’a sözlü talimat vermiş, daha sonra ilgili &#8220;Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü&#8217;nü&#8221; 28.11.2011 / 3145 sayılı resmi yazıları ile projenin birlikte yürütülmesi konusunda talimatlandırmıştır.</p>
<p>22.11.2011 tarihinde sayın bakanın sözlü talimatına istinaden tüm Türkiye’deki Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine 23.11.2011 tarih ve genel müdür vekili Yurdagül AYDOĞAN imzalı &#8220;ACELE ve GÜNLÜ&#8221; bir yazı yazılarak “Van Psikososyal müdahale hizmetlerinin gerçekleşmesinde gönüllü olanlar” ın tespit edilerek bildirilmesi istenmiş yani projemiz taslak metninde var olan 2 hafta süreyle gönüllü olarak il dışında gerçekleştirilecek psikososyal müdahale hizmetlerine katılacaklar yazıda açıkça belirtilerek isimler istenmiştir.</p>
<p>Bu gelişmeler ve sayın bakanın projemize göstermiş olduğu alaka ve talimat yazısından sonra 25 Kasım 2011 tarihinden 02 Aralık 2011 tarihine kadar geçen süre zarfında ilgili Genel müdürlük bürokratları tüm arama ve taleplerimize rağmen temasa geçme konusunda adeta imtina etmiş , umursamaz tavırlarıyla telefonlarımıza çıkmamış toplantı vb bahanelerle bizimle görüşmeyi istemediklerini her şekilde belli etmişlerdir. Ben o dönem Genel Müdürlüğe vekalet eden Sayın Yurdagül AYDOĞAN hanımefendiyle görüşemeyeceğimi anladıktan sonra halen ilgili genel Müdürlükte Rehberlik Araştırma Merkezleri grup başkanı Sayın Veysel ÖZTÜRK beyi aradım ve 05 Aralık 2011&#8242;de, kendisiyle yaptığım telefon görüşmesinde bana; Bir bürokrat nezaketinden yoksun, kabadayı edasıyla konuşarak, haddini aşmıştır. Kendisinin bu nezaketsiz tavrını, ilgili Bakanlığa ileteceğimi söylediğimde, telefonda; &#8220;Bildiğiniz yere gidin,umurumda bile değil&#8221; diyecek kadar haddini aşmıştır.</p>
<p>O tarihlerde Genel Müdürlüğe vekalet eden ve halen aynı genel müdürlükte Eğitim, Rehberlik ve Kaynaştırma Grup Başkanlığı yürüten Yurdagül AYDOĞAN hanımefendiyle defaten aramamıza ve haber bırakmamızdan sonra ancak 06 Aralık 2011 tarihinde, öncelikle proje ortağı RAMDER Genel Başkanı Sayın Sait DÜZEN bey yine kendilerini aramış ve sonunda temas kurmuş, telefona çıkma nezaketini göstermiş ve kendisine &#8220;Projenin birlikte yürütülmesi hususunda genel müdürlük olarak kendi içlerinde değerlendirme yaptıklarını ve bizleri de davet ederek projeyle ilgili detayları konuşacaklarını&#8221; söylemiş, &#8220;geri dönüşünde en kısa sürede olacağını&#8221; iletmişlerdir. 12 Aralık 2011 tarihine kadar kendilerinden haber beklememize rağmen yine hiçbir şekilde ben ya da proje ortağı RAMDER’le temasa geçilmemiş. Bunun üzerine ben köşe yazısı yazarak durumu özetleyerek yaşanan duyarsızlığı kaleme aldım.</p>
<p>İlgili köşe yazım üzerine Yurdagül AYDOĞAN hanımefendi beni cep telefonumdan aradılar bende kendisine durumu ve vehametini açıkladım. Bana da söz verdiler yine mutlaka size döneceğiz dediler.</p>
<p>Fakat maalesef proje ortağımızın yaşadığı akibeti ben de yaşamak zorunda kaldım.</p>
<p>Bu arada proje ulusal basının ilgisini çekti. 14 Aralık 2011 tarihinde başta AA (Anadolu Ajansı), Zaman Gazetesi, Hürriyet Eğitim, Mynet Haber, Kamudan Haber gibi birçok basın-yayın kuruluşlarında &#8220;MEB ve STK&#8217;lar Van Halkı için Elele&#8221; başlığıyla projeyle ilgili haberler yayınlanmıştır.</p>
<p>27 Aralık 2011 tarihi itibariyle; Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğün&#8217;de Genel müdür olarak Hakan SARI görevine başlamış, kendisini 02.01.2012 tarihinde RAMDER genel başkanı Sait DÜZEN aramış ve proje ve yaşanan süreçle ilgili bilgi vermiştir. Kendisi de &#8220;Projeden haberi olmadığını belirtmiş, randevusu müsait olursa şayet çarşamba günü yani 04 Ocak 2012 tarihinde gelerek makamında görüşebileceğini&#8221; belirtmiştir. Bu arada projeden haberi olmadığını söyleyen Sayın Genel Müdür Hakan SARI imzasını taşıyan 29.12.2011 tarihli, Van projesiyle ilgili 23.11.2011 tarih ve Genel Müdür Vekili Yurdagül AYDOĞAN imzalı ACELE ve GÜNLÜ bir yazısıyla belirlenen gönüllülerin görevlendirildiğini ve Ankara Barselona otelde yapılacak toplantıya davet edildikleriyle ilgili bir yazı yazılarak, İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilmiştir.</p>
<p>RAMDER başkanı ve Sayın Genel Müdür Hakan SARI arasında geçen yukarda bahsi geçen telefon görüşmesinde, Sait bey kendi imzasını taşıyan yazıyı hatırlatmış, kendisi de; &#8220;Çarşamba dedim, müsait olursam görüşürüm hadi canım, tamam mı, hadi canım&#8221; diyerek durumu geçiştirme yoluna gitmiştir. Bu yaşanan gelişmeler üzerine Sayın Bakan&#8217;ın özel kalem müdüresini aradım. Kendilerine yaşananları arzettim. Sait bey kendisine detaylarıyla konuyu arzetmiş, durumu görüşeceğini ve kendisine döneceğini belirtti. Sayın Özel kalem müdüresi geri dönüş yaptı ve Genel Müdür Hakan SARI’ya durumu ilettiğini ve bir yanlış anlaşılma olduğunu söylediğini, kendisini aramamı rica etti. Aynı durumu proje ortağımız Sait beye de iletmişler.</p>
<p>Biz de dafaten reddedilmemize, umursanmamamıza rağmen Sayın Genel Müdürü aradım, Sait bey de aramışlar fakat yine maalesef kendilerine ulaşamadık, görüşemedik. Aynı gün yani 02.01.2012 tarihinde Genel Müdür kendisi geri dönüş yapmamış, fakat saat 17:30 da Rehberlik Araştırma Merkezleri grup başkanı Sayın Veysel ÖZTÜRK proje ortağımız Sait Bey&#8217;i arayarak &#8220;Projeniz nedir, ne yapmak istiyorsunuz?&#8221; sorusuyla başlayan ve 12 dakika 27 saniye süren bir görüşme gerçekleşmiştir.</p>
<p>Bu görüşmede genel müdürlüğ&#8217;ün daha doğrusu jakoben bürokrasinin yüzü kendini göstermiştir. Veysel ÖZTÜRK projeyi hiç bilmiyormuş gibi sanki hiç haberi yokmuş ve benimle daha önce hiç konuşmamış gibi Sait Bey&#8217;e projeyi anlattırmış, Sait bey projeyi Van&#8217;daki insanlara merhem olmak istedikleri için hazırladıklarını, genel müdürlüğün böyle bir çalışma yapmadığını gördükten sonra, bu işe yani proje çalışmalarına başladıklarını, fakat bunu MEB ile birlikte yürütülmesinin uygun olacağını değerlendirerek, Sayın Bakan arz ettiklerini ve kendilerinin de teveccüh göstererek projenin uygulanması yönünde talimat verdiğini belirtmiştir.</p>
<p>Veysel ÖZTÜRK kendisinin Sayın Bakan&#8217;ın talimatını görmediğini , böyle bir talimatın olmadığını belirtiş akabinde projeyi gerçekleştirecek personelin kendi personeli olduğunu ve 2 sivil toplum örgütünün kapasitesini sorgulayarak projeyi kendisinin uygulayabilecek kapasite olduğunu, bizleri küçümser tavrıyla ifade etmiştir.</p>
<p>Daha sonra görüşme sürecinde Sait bey böyle bir düşüncelerinin neden bu güne kadar ortaya koymadıklarını, 25 Ekim 2011&#8242;de meydana gelen ana depremden sonra neden bizim Sayın Bakan&#8217;a ilettiğimiz tarih olan 22 Kasımdan sonra genel müdürlüğünün harekete geçtiğini öğrenmek istediğini belirtmiştir. Bunun üzerine Veysel ÖZTÜRK; &#8220;nasıl yapacağız ne istiyorsunuz o zaman gelin yarın bizim Ankara&#8217;da Barselona otelde yapılacağımız eğitime katılın, gidin çalışın&#8221; ifadesini kullanmış,</p>
<p>Sait bey bu söze karşı &#8220;Şimdi yarın (03.01.2012) başlayacak programı ayarladınız, projeyi sahiplendiniz bizleri hiçe saydınız ve yarın başlayacak programa akşam saat 6&#8242;da davet ediyorsunuz. Bu nezakete sığar mı,gayri ciddi değil mi sizce de,<br />
böyle çağrılmamız uygun oluyor mu Veysel bey?&#8221; demesi üzerine Veysel ÖZTÜRK ; maalesef &#8220;KARDEŞİM BEN DEVLETİM, DEVLETLE KONUŞUYORSUN, TABİÎ Kİ BEN BELİRLEYECEM&#8221; ifadesini kullanmıştır. Bu ifade insanın kanına donduran bir ifadedir; BEN DEVLETİM.</p>
<p>Devamı da var.. Bu kan donduran söze binaen Sait DÜZEN; &#8220;Veysel bey tavrınız, yaklaşımınız çok kendini beğenmiş bir tavır, bunu kınıyorum&#8221; demesi üzerine Veysel ÖZTÜRK; &#8220;KES LAN,SENİ ADAM YERİNE KOYUP ARADIK, SEN KENDİNİ Bİ B…. MU ZANNEDİYOSUN, KAPAT TELEFONU&#8221; diyerek yüzüne telefonu kapatmıştır. Bu görüşme hakkında RAMDER Genel Başkanı Sayın Sait DÜZEN’e yapılan hakaret sonuçsuz kalmıyacak tabiî ki. Bir sivil toplum örgütünün Genel Başkanı&#8217;na hakaret akla ve izana sığacak bir durum değil. Kaldı ki projenin esas sahiplerinden biri, projesi sahiplenilen, işgüzar bürokratlarca çalınan bir Dernek Genel Başkanı. Sait Bey dernek avukatı nezdinde Cumhuriyet Savcılığı&#8217;na bugün şikayet dilekçesi vermiş. Konuşma metnini,içeriğini de talep etmiş. Olur ya sözünü inkar eder devletin sahibi yüce haşmetmaları.</p>
<p>Bu proje ilk defa uygulanacak olan büyük bir projedir. Bu ve buna benzer jakoben bürokrasi yüzünden ülke için, insanımız için yararlı olan ne varsa baltalanmakta sivil toplum örgütleri hiçe sayılmaktadır. Devlet dediğim kimdir? Yazık…</p>
<p>Sonuç Şudur; İki Güzide Sivil Toplum kuruluşu, Van depremi için, hantal bürokratların aklına gelmeyen bir proje hazırlamış ve Milli Eğitim Bakanlığımıza sunmuştur. Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer büyük ilgi göstermiş ve ilgili Genel Müdürlüğü talimatlandırmıştır. Canda Özür Olmaz Dernegi ve RAMDER tarafından hazırlanan projemiz ilgili genel müdürlük tarafından gasp edilmiştir.</p>
<p>Özellikle Rehberlik Araştırma Merkezleri grup başkanı Sayın Veysel ÖZTÜRK ilgili Genel Müdürü yanıltmak suretiyle, projeyi kendisi hazırlamış gibi takdim etmiştir. Hukuki haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu skandalı kamu oyu ile saygıyla paylaşırız.<br />
RAMDER VE CANDA ÖZÜR OLMAZ DERNEĞİ, PROJE ORTAKLIĞI ADINA<br />
MUSTAFA ÖZTÜRK</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/ozel-egitim-ve-rehberlik-hizmetleri-genel-mudurlugunde-neler-oluyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kavga Etmeye Yatkın Velilerle Baş Etme</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/kavga-etmeye-yatkin-velilerle-bas-etme.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/kavga-etmeye-yatkin-velilerle-bas-etme.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 16:35:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[kavgaya yatkın veliler]]></category>
		<category><![CDATA[okul psikolojik danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[okul rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Danışma ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik ve psikolojik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[veli görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[veliler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=328</guid>
		<description><![CDATA[Okul psikolojik danışmanlarının(rehber öğretmenlerin) ve diğer branş öğretmenlerin, okul yöneticilerinin çoğu zaman başına gelebilecek durumlardan biriside kavga etmeye yatkın bir veliyle görüşme yapma zorunluluğu ya da gönüllülüğüdür. Kızgın ve kavgacı velilerle iletişim kurabilmek ve iş birliği yapabilmek imkansız değildir. Her çocuk gibi her ailede farklıdır. Bu farklılığı kabullenmek ve hazırlıklı olmak danışmanın temel görevlerindendir. Kızgın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okul psikolojik danışmanlarının(rehber öğretmenlerin) ve diğer branş öğretmenlerin, okul yöneticilerinin çoğu zaman başına gelebilecek durumlardan biriside kavga etmeye yatkın bir veliyle görüşme yapma zorunluluğu ya da gönüllülüğüdür.</p>
<p>Kızgın ve kavgacı velilerle iletişim kurabilmek ve iş birliği yapabilmek imkansız değildir. Her çocuk gibi her ailede farklıdır. Bu farklılığı kabullenmek ve hazırlıklı olmak danışmanın temel görevlerindendir.</p>
<p>Kızgın ve kavgacı bir veli ile baş etme yolları Margolis ve Brannigan (1986)&#8217; a göre şu 5 maddedir:</p>
<ol>
<li>Veli ağzı bozuk bir yaklaşımla gelirse sakinliğinizi koruyun, göz temasını sürdürün ve sessiz kalın. Atılımı sona erdiğinde rahatsızlığını tekrar ifade etmesini rica edin ve bu şekilde onu daha iyi anlayabileceğinizi ifade edin.</li>
<li>Size söylenenlerin yansıtıcı özetini yapın. Güven oluşturmak için empatik bir tarzda dinleyin.</li>
<li>Velinin rahatsızlığını daha iyi anlayabilmek için açık uçlu sorular sorun. Bu sorular &#8221; ne? &#8221; ve &#8221; nasıl? &#8221; sorularıdır. Örneğin &#8221; Bu durumu nasıl değiştirebileceğimizi düşünüyorsunuz? &#8221; gibi.Amaç velinin öfkesini dağıtmak, onlara her koşulda kabul edildiklerini göstermek.</li>
<li>Velinin kendisini ifade etmesini sürdürmesini sağlayın. Anlattıklarının gayet iyi anlaşıldığını ona açıkça iletin.</li>
<li>Üzerinde ortak karara varılan noktaları özetleyin.</li>
</ol>
<div><em>bu yazı; blog yazarlığı, psikolojik danışmanlık, teknolojik konular ve daha bir çok farklı konu ile ilgili  yayın yapan <a href="http://firatyalcin.com/">http://firatyalcin.com</a>’dan <a href="http://www.firatyalcin.com/p/kimim-ben.html" target="_blank">fırat yalçın</a> tarafından yazılmıştır.</em><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-330" title="kizginveli" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/kizginveli-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></div>
<div style="text-align: right;"><a style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" href="http://www.firatyalcin.com/p/kimim-ben.html" target="_blank"><img style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; background-image: initial; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; border-color: initial !important; border-image: initial !important; border-style: initial !important; border-width: 0px !important;" src="http://signatures.mylivesignature.com/54489/360/19FC95338155B7536A3BAF2B7019E226.png" alt="" /></a><span style="color: red;"><strong>Psikolojik Danışmanlık Öğrencisi</strong></span></div>
<div style="text-align: right;"><strong><span style="color: blue;">Fırat YALÇIN</span></strong></div>
<div style="text-align: right;"><span style="color: red;"><strong>Dokuz Eylül Üniversitesi</strong></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/kavga-etmeye-yatkin-velilerle-bas-etme.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Danışmanlığı Sertifikası Almayı Düşünenler</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/aile-danismanligi-sertifikasi-almayi-dusunenler.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/aile-danismanligi-sertifikasi-almayi-dusunenler.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 16:29:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[aile danışma merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[aile danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aile danışmanlığı sertifikası]]></category>
		<category><![CDATA[aile danışması]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde psikolojik hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Danışma ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik ve psikolojik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[sertifika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=326</guid>
		<description><![CDATA[4. Aile Danışmanlığı Sertifika Programı Psikolojik Destek Derneği ( PDD) tarafından üçüncüsü organize edilen “Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı” Ankara’da düzenlenecektir. Cumartesi – Pazar günlerinde ve 100 saatlik bir süreyi kapsayacak olan eğitim sonucunda Uluslararası Aile Terapileri Derneği IFTA (İnternational Family Therapy Association) üyesi olan PDD tarafından Aile Danışmanlığı Eğitim sertifikası verilecektir. Sertifikalar Aile Danışma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-327" title="ailedanismanligi" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/ailedanismanligi-150x150.png" alt="" width="150" height="150" />4. Aile Danışmanlığı Sertifika Programı<br />
Psikolojik Destek Derneği ( PDD) tarafından üçüncüsü organize edilen “Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı” Ankara’da düzenlenecektir. Cumartesi – Pazar günlerinde ve 100 saatlik bir süreyi kapsayacak olan eğitim sonucunda Uluslararası Aile Terapileri Derneği IFTA (İnternational Family Therapy Association) üyesi olan PDD tarafından Aile Danışmanlığı Eğitim sertifikası verilecektir. Sertifikalar Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğine Uygundur. Uygunluğuna dair ilgili daire başkanlığından resmi yazı alınmıştır. “Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı” eğitimin içeriği ve katılım koşulları hakkındaki ayrıntılar şöyle;</p>
<p>Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı</p>
<p>Kontenjan: 35 Kişi<br />
Eğitim Tarihi:<br />
04-05 Şubat 2012<br />
11-12 Şubat 2012<br />
25-26 Şubat 2012<br />
10-11 Mart 2012<br />
17-18 Mart 2012<br />
Eğitim Yeri: ANKARA<br />
Toplam Ücret: 1600 TL Taksit yapılacaktır.– Lisans ve Yüksek Lisans öğrencilerine 1200 TL<br />
Eğitim Süresi: 100 saat (Cumartesi – Pazar)</p>
<p>Program Sorumlusu: Uzman Psikolog Gökhan Göksu (Dernek Başkanı Cep:0532 601 90 28)</p>
<p>Verilecek Materyaller:5 adet eğitim Dvd si, Aile Danışmanlığı ile ilgili doküman ve kitaplar ücretsiz olarak katılımcılara verilecektir.</p>
<p>Süpervizyon: Her 4 ayda bir, bir hafta sonu 2 gün ücretsiz süpervizyon uygulaması yapılacak ve sertifikalandırılacaktır.<br />
Sertifikasyon: Eğitim boyunca %80 devam takip edilecek ve sınavdan 100 üzerinden 70 alanlara “Aile Danışmanı Sertifikası” verilecektir.</p>
<p>Not: Kesin kayıt için başvuranlardan eğitim ücretinin 400 lirası peşin alınacaktır.<br />
Psikolojik Destek Derneği Genel Merkezi (PDD)<br />
Şeyh Keramettin mah.Suat Akgün sok. Genç iş hanı no:1 kat:2 / Giresun Merkez<br />
Tel: 0454 212 61 00 – Gsm:0532 601 90 28</p>
<p>Katılımcılar Hangi Hakları Elde Edecekler?<br />
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özel Aile Danışmanlığı Yönetmeliği kapsamında yönetmelikde belirtilen ilgili meslek elemanlarının en az 100 saatlik aile danışmanlığı eğitimi almış olmaları halinde aile danışmanı yetkisi verilmekte ve bu alanda yasal olarak çalışabilmektedirler.</p>
<p>Yasal Dayanaklar:<br />
1.Tarih : 25.02. 2009, Sayı : 27152 R.G, Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Hakkında Yönetmelik.<br />
2.B.02.1.SÇE.0.15.00.02.00-604.02-791 sayılı Gerçek Kişiler ile Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Hakkındaki Yönetmelik Uygulamaları Hakkındaki Genelge</p>
<p>NOT: Dernegimiz IFTA Üyesidir ( İnternational Family Therapy Association)<br />
NOT: Eğitim sonunda verilecek sertifikalar Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğinde belirtilen Aile Danışmanı olarak çalışabilmek için gerekli olan en az 100 saatlik teorik aile danışmanlığı eğitimi ve bu kapsamda verilen eğitimin uygunluğuna yönelik resmi yazımız bakanlığın ilgili daire başkanlığından alınmış olup kursiyerlerimize bir kopyası verilecektir.</p>
<p>Eğitimci Kadrosu<br />
Prof.Dr.Servet Özdemir (Gazi Üniversitesi )<br />
Prof.Dr.Selahattin Öğülmüş (Ankara Universitesi)<br />
Prof.Dr.Veli Duyan (Hacettepe Üniversitesi)<br />
Doç.Dr.Serap Nazlı (Ankara Universitesi Aile Danışmanlığı kitabının yazarı)<br />
Yard.Doç.Linda Nalan Frame (Fatih Üniv. ve İFTA eğitim üyesi)<br />
Psikiyatrist Sevilay Zorlu<br />
Dr.Nevin Dölek ( Boğaziçi Üniv. öğr.görevlisi)<br />
Uzm.Psk.Gökhan Göksu ( PDD Genel Başk.)<br />
Av. Bahadır Akçay<br />
Eğitime Kimler Katılabilir?<br />
Eğitime psikoterapi alt yapısına sahip, vaka ve klinik tecrübesi olan hekimler ve diğer ruh sağlığı profesyonelleri katılabilir.<br />
-Çocuk Gelişim Uzmanları<br />
- Uzman, Asistan ve Pratisyen Hekimler<br />
- Psikologlar<br />
- Psikolojik Danışmanlar<br />
- Sosyal Hizmet Uzmanları<br />
- Psikoloji ve PDR son sınıf örgencileri.</p>
<p>Kayıt – Kabul Sırasında İstenen Belgeler<br />
- 2 Adet fotoğraf<br />
- Lisans diploması ve varsa uzmanlık diplomasının önlü arkalı fotokopileri<br />
- Nüfus cüzdanının önlü arkalı fotokopisi</p>
<p>Verilecek Belge / Sertifika<br />
PDD Onaylı AİLE DANIŞMANLIĞI Sertifikası</p>
<p>Eğitim İçeriği<br />
Aile Danışmanlığına Giriş ve Temel Kavramlar<br />
- Bir sistem olarak aile<br />
- Aile sistemi<br />
- Aile organizasyonu ve fonksiyonellik<br />
- Yaygın dört aile yapısı<br />
Temel Psikolojik Danışmanlık Becerileri ve Bu Becerilerin Aile Danışmanlığında Kullanılması<br />
- Aile danışmanlığı uygulamaları<br />
- Kişilik ve kişilik kuramları<br />
- Transaksiyonel analiz<br />
- Evlilik sürecinde oynanan iletişim oyunları ve bunların analizi<br />
- Davranış ve tutum değiştirme yöntemleri<br />
- Aile Danışma sürecinde yapılan hatalar<br />
- Aile danışmasının rol ve fonksiyonu<br />
- Aile danışmasında etik ilkeler<br />
Aile Danışmanlığında Terapötik Süreç ve Yaklaşımlar<br />
- Çift terapisinde temel yaklaşımlar, çift iletişimi, çatışma, bağlanma, ayrılıklar ve uygulamaları<br />
Framo Yaklaşımı<br />
- Kuramsal görüş / Güçlü ve sınırlı yanları<br />
Satir Yaklaşımı<br />
- Kuramsal görüş/ Güçlü ve sınırlı yanları<br />
Whitaker Yaklaşımı<br />
-Danışma süreci ve teknikleri<br />
Bowen Yaklaşımı<br />
-Kuramsal görüş / Güçlü ve sınırlı yanları<br />
Bilişsel/ Davranışcı Aile Danışması<br />
-Kuramsal görüş / Güçlü ve sınırlı yanları<br />
Aile Danışmanlığında postmodern Yaklaşımlar<br />
- Çözüm odaklı aile danışması<br />
- Öyküsel (Narrative) aile danışması<br />
- Çok mercekli aile terapisi<br />
- Çok mercekli aile terapisi süreci-I<br />
- Çok mercekli aile terapisi süreci-II<br />
- Etkileşimsel aile terapisi/ Stratejik aile terapisi teknikleri<br />
- Sevgi üçgeni aile terapisi teknikler<br />
- Yapısal aile terapisi<br />
Evlilik ve Evlilik Süreçleri<br />
- Evlilikte altın kurallar<br />
- Evlilik terapisinin PİN kodları<br />
- Evliliğin anatomisi<br />
- Evlilik bir “iş” midir?<br />
- Sorunlu evliliklerde evliliği kurtaran faktörler nelerdir?<br />
- Evlilik terapistinin cinsel kimliğinin hemcinsi ve karşı cins üzerindeki etkileri<br />
- Evlilik dışı ilişkiler – Aldatma<br />
- Evlilik sözleşmesi teknikleri<br />
Çiftlerde ve Ailelerde Cinsel Sorunlar ve Evliliğe Etkileri<br />
- Cinsellik kavramı ve cinselliğin konuşulması<br />
- Cinsel işlevler ve cinsel işlev bozuklukları<br />
- Evliliklerde yaşanılan olası cinsel problemler<br />
- Kadınlarda görülen cinsel problemler<br />
- Erkeklerde görülen cinsel problemler<br />
- Çocuklarda cinsel egitim<br />
- Çocukluk, ergenlik çağı ve cinsel yaşam<br />
- Gebelik ve menopozda cinsel yaşam<br />
- Yaşlılık ve andropozda cinsel yaşam<br />
Hukuki Boyutuyla Aile Sorunları ve Müdahaleleri<br />
-Aile mahkemeleri ve işleyişleri<br />
- Boşanma sürecinde çocuklara yaklaşım<br />
- Aile içi şiddet ve ideal boşanma süreci<br />
- Medeni kanunda kadın<br />
- Medeni kanunda erkek</p>
<p>Kayıt başvurusu için aşağıdaki iletişim bilgilerinden yararlanabilirsiniz.</p>
<p>Önemli Uyarı: Verilen diploma değildir. Kazanılan sertifikayla herhangi bir atama ya da meslek ünvanı kazanma yetkisi elde edilmez. Bu sertifikayı ilgili yönetmelikte belirtilen meslek profosyonelleri ( Psikolog, Hekim, Hemşire, Psikolojik Danışman, Çocuk Gelişimci, Sosyal Hizmet Uzmanı ) eğitimi tamamlayıp sertifikayı almaya hak kazandığında Özel Aile Danışma merkezi açabilir ve bu merkezlerde Aile Danışmanı olarak çalışablirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/aile-danismanligi-sertifikasi-almayi-dusunenler.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

