<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Psikolojik Danışman &#187; Cinsel Psikoloji</title>
	<atom:link href="http://www.psikolojikdanisman.org/category/genel-psikoloji/cinsel-psikoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.psikolojikdanisman.org</link>
	<description>Karanlıktan Aydınlığa...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 19:06:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Erkeklik adım adım bitiriliyor mu?</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 13:51:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel soğukluk]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erkek cinselliği]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklik hormonu]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte kim iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinselliği]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlık hormonu]]></category>
		<category><![CDATA[testesteron]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=345</guid>
		<description><![CDATA[Erkeklik adım adım bitiriliyor mu? Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217;e tekrar sesleniyorum: Bize gazetelerin üçüncü sayfa haberlerini göstererek, kanun çıkaramazsınız. Batıyı takip eden batı hayranları; batıdaki gelişmeleri adam gibi güncel takip etseler, belki batının doğrularından faydalanacaklar. Yok bizimkiler, batının nerde İslam&#8217;a ters bir yanı varsa onun peşindeler. Batı yeni bilimsel araştırmalarla İslam&#8217;a doğru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-346" title="semamarasli2" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/semamarasli2-134x150.jpg" alt="" width="134" height="150" />Erkeklik adım adım bitiriliyor mu?</h3>
<p>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217;e tekrar sesleniyorum: Bize gazetelerin üçüncü sayfa haberlerini göstererek, kanun çıkaramazsınız.</p>
<p>Batıyı takip eden batı hayranları; batıdaki gelişmeleri adam gibi güncel takip etseler, belki batının doğrularından faydalanacaklar. Yok bizimkiler, batının nerde İslam&#8217;a ters bir yanı varsa onun peşindeler. Batı yeni bilimsel araştırmalarla İslam&#8217;a doğru gidiyor. Bilim Kur&#8217;an-ı tasdik ediyor. Fakat bizim batı hayranları, adamların; vazgeçtiklerinin, attıklarının, yanlışlarının, çerinin, çöpünün peşinde giderek, batının pisliğini takip etme merakındalar.</p>
<p>Biz feminizm hayranlığıyla kadınları kışkırtırken, batı aile kurumunun çöktüğünü görünce yaptığı yanlışı fark etti; kadın ve erkeğin yaratılışına uygun olan geleneksel rollerine dönmesi üzerine toplantılar düzenliyor. Her geçen gün açıklanan yeni araştırma sonuçları kadın ve erkeğin yaratılış farklılıklarının ne kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. Fakat bizim bazı üniversite hocalarımız bile çıkıp, kadın ve erkek arasında çok da önemli farklılıklar olmadığını iddia edebiliyor. Cehalet üniversite hocası olmakla da bitmiyor demek ki.</p>
<p>Amerika, kadın kışkırtmacılığının zararlarını ve erkekleri nasıl tükettiğini fark etti; bu konularla ilgili çalışmalar yapıyor. Konu ile ilgi bir kaç kitap adı ve içinden kısa notlar:</p>
<p>Susan Faludi, &#8220;Sertleşmiş Amerikan Erkeğinin İhaneti” adlı kitabında &#8220;Erkeğin çıkmazda olma duygusuna değiniyor.&#8221; Faludi’nin Amerikalı erkekler hakkındaki çalışmasının temelinde şu soru soruluyor: “Eğer erkekler sıkça söylendiği gibi hükmeden cins iseler, neden bu kadar çok erkek, kendilerine hükmedildiği ve hayat tarafından ezildiklerini hissediyor?”</p>
<p>Susan Faludi &#8220;Kendimi hadım edilmiş hissediyorum.&#8221; diyen erkeklerin erkek stresi, utancı, depresyonu ve şiddetinin, erkeklerin şahsi birer sorunu olmayıp, uğradıkları sosyal ihanetin bir ürünü olduğu sonucuna varıyor.</p>
<p>Erkek Olmanın Tehlikeleri: &#8220;Erkek Olma Ayrıcalığı Masalına Rağmen Hayatta Kalmak&#8221; kitabının yazarı psikolog Herb Goldberg &#8220;Amerikalı erkekler nesli tükenme tehlikesi olan bir tür müdür? diye soruyor. Cevabı &#8220;Kesinlikle evet! Erkekler kendilerini fiziksel, duygusal ve psikolojik olarak imha etmekteler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Erkek Çocuk Mucizesi&#8221; adlı kitabın yazarı psikolog Michael Gurian &#8220;Kızların yaşadıkları, erkeklerden daha kötüdür, demek olaya at gözlüğü ile bakmaktır.&#8221; diyor.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütünde danışman olan Dr Devra Lee Davis kitabının “Erkekleri Kurtarın” adlı bölümünde, erkeklerin baba olmakta giderek daha çok zorlandığını ve erkeklerin gerçek bir gerileme içinde olduğunu vurguluyor. &#8220;Erkekler toplumdaki önemli rollerini kaybettikçe, fiziksel olmasa bile psikolojik olarak tükenmiş olacaklardır.&#8221; diyor.</p>
<p>&#8220;Babasız Amerika&#8221; adlı kitabın yazarı David Blankenhorn “ABD gittikçe babasız bir toplum haline geliyor. Bir önceki nesilde Amerikalı bir çocuğun, babası ile birlikte büyüyeceğini düşünmesi normaldi. Bugün ise bunun tersini beklemesi, oldukça mantıklı görünüyor. Erkekler kocalık ve babalık rollerinden koptukça, ekmek parası kazanmak, koruyuculuk, bakıp büyütmek, öğretmenlik, kılavuzluk gibi rolleri yerine getirmek için gerekli dürtüyü de kaybediyorlar. &#8221;</p>
<p>Dr. Helen Fisher &#8220;Birinci Cinsiyet&#8221; adlı kitabında “Kız çocuklar sevilmek, erkek çocuklar saygı duyulmak isterler. Saygı ihtiyacı erkekliğin temelinde vardır.&#8221; diyor. Dr. Fisher&#8217; in &#8220;Kadın dernekleri; kızların başarısı için okullara para akıtarak, eğitimi kızların lehine çevirdiler ve bu da erkeklerin okul başarısını düşürdü. Kızlar lehine yapılan değişiklikler, erkek çocuklara karşı olumsuz ayrımcılıktır.&#8221; diyor.</p>
<p>ABD Eğitim Bakanlığı ve dünyanın değişik yerlerindeki birçok üniversitede yapılan çalışmalardan elde edilen veriler, erkeklerin eğitimde geri kaldıklarını gösteriyor.</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerîm de Hz. Musa peygamberin kıssasını anlatılır. Firavun iktidarını kaybetmemek için her doğan erkek çocuğunu öldürmeye başlar; fakat muvaffak olamaz. Kur&#8217;an-ı Kerim bir tarih kitabı değildir, kıyamete kadar yaşanacak pek çok olaya işaret vardır.</p>
<p>Günümüzde erkekleri, o zamanki gibi öldürülmüyor; fakat insan haklarına uygun olsun diye(!) psikolojik olarak erkeklik bitirilmeye çalışılıyor. Modernlik adı altında erkekleri, psikolojik olarak hadım ediyorlar.</p>
<p>Bunun için işe; erkekleri görüntü olarak kadınlara benzetmeye çalışarak başladılar: Önce erkeklerin sakallarını, sonra bıyıklarını aldılar. Sakalsız ve bıyıksız erkek, daha modernmiş gibi gösterildi. Pek çok erkek de oltaya geldi.</p>
<p>Sonra &#8220;kadın hakları, kadın hakları&#8221; diye diye kadınların haklı olduğuna toplumu inandırdılar: &#8220;Kadınlar eziliyor&#8221; diye çığırtkanlık yaparak, erkekler üzerinde suçluluk psikolojisi oluşturulmaya çalışıldı. Bu suçluluk psikolojisi ile erkekler haksız da olsa kadınların yanında yer almaya başladılar. Dünyanın öteki ucunda bir kadın öldürülse, erkekler utandılar.</p>
<p>Sonra erkekleri kibarlaştırma çalışmaları başladı: &#8220;Şöyle romantik olacaksın, böyle romantik olacaksın, kadını mutlu etmek senin görevin&#8221; deyip erkeklerin kendilerini, kadınları mutlu edemeyen odunlar, olarak hissetmelerini sağladılar. Suçluluk psikolojisi oluşturuldu.</p>
<p>Sonra eşitlik davası var bir de: &#8220;Kadın-erkek eşittir; buna inanmayan erkek; yobazdır, gericidir.&#8221; diye medya baskısına maruz kalındı. &#8220;Modern erkek, kadın- erkek eşitliğine inanır.&#8221; diye inandı erkekler. Modern olmak uğruna pek çok erkek, yaratılışına inat, eşitliği savundu. Kadın- erkek insan olarak elbette eşittir; ama erkeğin evinde &#8220;evin reisi&#8221; olarak bir söz hakkı üstünlüğü, yani iktidarı olmalıdır; eşitlik davası ile erkeğin elinden reisliğini de aldılar.</p>
<p>Tabi bu kadar baskıya hormonlar dayanamadı. Erkeği erkek yapan hormon testosterondur. Testosteron sadece bir cinsiyet hormonu değildir; erkeğe taşıdığı cinsiyetin özellikleri de bu hormonla yüklenmiştir. Erkeğin cinselliği, sakalı, bıyığı, kası, gücü, saldırganlığı, cesareti, neşesi, özgüveni, düşünce ve duygularla ilgili erkeksi bakış açısı bu hormonun denetimindedir.</p>
<p>Testosteron ile ilgili en önemli bilgi; testosteron seviyesi davranışı etkiliyor; davranış da testosteron seviyesini etkiliyor. Testosteronu düşen erkeklerin cinsel arzuları azalıyor; bunun yanında yorgun, sabırsız, alıngan, gergin, öz güvenleri az, depresyona meyilli oluyorlar, kolay baş eğiyorlar.</p>
<p>Testosteronu en çok etkileyen şey erkeğin evdeki ya da toplumdaki statüsünün özgüvenine yansıması: Erkek değer görmediğinde testosteronu düşüyor, değer gördüğünde yükseliyor. Kazanınca yükseliyor, kaybedince düşüyor. Öncelikle de erkeğin evdeki statüsü testosteronu çok etkiliyor. Karısı ve çocukları tarafından değer gören, saygı duyulan erkeğin özgüveni yerinde oluyor, bu da erkeklik hormonunu artırıyor. Erkeğin iş hayatındaki kazancı ve başarısı da testosteronu artırıyor; fakat erkek toplumda saygınlığı olmayan bir iş bile yapıyor olsa, ailesi tarafından takdir görüyorsa; erkeklik hormonu gayet düzgün çalışıyor. Testosteronu normal seviyelerde olan erkek; ailesine karşı korumacı, neşeli, cesaretli ve kontrollü oluyor.</p>
<p>Eşi ve çocukları tarafından değer görmeyen erkeğin özgüveni azalıyor ve testosteronu düşüyor. Testosteron aynı zamanda &#8220;cesaret hormonu&#8221; olduğu için karısından korkan, çekinen bir erkeğin testosteron seviyesi çok düşüyor. Kendini erkek hissetmediği için karısı ile de cinsel birliktelik arzusu duymuyor. Yani bir yerde iki iktidar olmuyor. Evde kadın iktidarsa, erkek iktidarını kaybediyor.</p>
<p>Aldatmaların çoğunda, değerli olma duygusu, yatıyor. Evde karısı tarafından değer görmeyen, eleştirilen erkekler, dışarıda bir kadın tarafından değer gördüğünde, düşen hormonları yükselmeye başlıyor ve çok çabuk eşini aldatabiliyor.</p>
<p>Erkekliğini kaybetmemek için kadın iktidarına girmek istemeyen erkekler, evlilikten kaçıyorlar. Fakat sevgili hayatı ile de olsa toplumda erkeği hor gören, küçümseyen kadınlarla muhatap oldukça azalan erkekliğini cinsel küfürlerle kapatmaya çalışıyor, bazı erkekler.</p>
<p>Erkeklerde az miktarda &#8220;kadınlık hormonu östrojen&#8221; kadınlarda da az miktarda &#8220;erkeklik hormonu testosteron&#8221; vardır. Testosteron aynı zamanda &#8220;cinsel istek hormonu&#8221; olduğu için kadında olunca, erkeğe karşı cinsel istek duymasını sağlıyor. Az bir testosteron kadına güzel bir cinsel hayat için yeterli oluyor.</p>
<p>Kadınlar feminizm tuzağı ile erkekleşirken hormonları da değişiyor. Kadın erkekleştikçe vücudunda testosteron artıyor, cinsel isteği normalin üstüne çıkıyor. İşin kötüsü; saygı görmeyen, cesareti kırılmış, karısından çekinen erkeğin vücudunda da kadınlık hormonları artıyor.</p>
<p>Bu durumda dengeler tersine dönüyor. Cinsel olarak kadın, çok istekli, erkek isteksiz oluyor. Günümüzde bu durum o kadar yaygın ki. İstekli kadınlar ve isteksiz kocalar. Kadınların en büyük şikayeti. Ev içindeki iktidarı elinden alınan erkek, otomatik olarak yatak iktidarından da vazgeçmiş oluyor.</p>
<p>Allah (c.c) öyle bir sistem kurmuş ki neresinden delinirse, oradan insanın üstünde patlıyor. &#8220;Erkekler kadınlar üzerinde kavvamdır. (yönetici ve koruyucudurlar) ve &#8220;Saliha kadınlar kocalarına gönülden saygı duyarlar.&#8221; âyet-i kerîmesinin evliliklerin temelinde, yatağında, huzurunda, neşesinde ne kadar etkili olduğunu bilim de tasdik ediyor.</p>
<p>Şimdi artık kadın erkek el ele, birbirimizi suçlamadan, herkes kendi üzerine düşen hatayı kabul ederek bu tuzaktan çıkma zamanı.</p>
<p>Batı hangi niyetle kurmuştu bu tuzağı bilmiyorum; ama kendi kurduğu tuzağa düştü, şimdi çıkmaya çalışıyor. Amerika &#8220;Erkek olmak büyük imkansız&#8221; &#8220;Günümüzde erkek olmak kolay değil.&#8221; &#8220;Oğullarımıza ne yaptık&#8221; diye konuşurken, bizimkiler gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine bakarak, bir kaç kadın cinayetini delil olarak gösterip, erkekliğin bitirilmesine yardımcı olmaya çalışıyorlar.</p>
<p>Bir yandan kanunlar, bir yandan hormonlu besinlerle erkeklerin aldığı östrojen etkisi yapan gıdalar ve bir yandan kadın iktidarı, erkekliği bitirmek için uğraşıyor.</p>
<p>Bu vesile ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217; e tekrar sesleniyorum: Bize gazetelerin üçüncü sayfa haberlerini göstererek, kanun çıkaramazsınız. Bir yıl içinde toplam kaç cinayet işlendi, kaçında kadın öldürüldü, kadınlar kaç cinayet işledi ve en önemlisi kaç cinayette kadınlar azmettirici olarak kayıtlara geçti. Çünkü kadınlar fiziki güçleri zayıf olduğu için öldürmezler; fakat öldürecek bir erkeği kolayca kandırabilirler. Bunlar açıklansın topluma. Ve lütfen batıyı model alıyorsanız son gelişmelerini model alın, çöpe atmaya çalıştıklarını değil.</p>
<p>Sema Maraşlı &#8211; Haber 7<br />
www.cocukaile.net<br />
semamarasli@gmail.com</p>
<p>https://twitter.com/#!/semamarasli</p>
<p><a href="http://www.haber7.com/haber/20120119/Erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.php">http://www.haber7.com/haber/20120119/Erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.php</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peki Erkeklerin Hakları Ne Olacak?</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/peki-erkeklerin-haklari-ne-olacak.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/peki-erkeklerin-haklari-ne-olacak.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 13:57:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erkek hakları]]></category>
		<category><![CDATA[erkek nafakası]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[haber7]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadına nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlara askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sema maraşlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=337</guid>
		<description><![CDATA[Bakan Fatma Şahin&#8217;e Siz &#8220;Kadın Bakanı&#8221; değilsiniz, Aile Bakanısınız ve erkeklerin de haklarını korumak zorundasınız.&#8221; diye soran Haber 7 yazarı erkeklerin haklarını yazdı. Bu yapılanlara bakıldığında eşit fırsat falan görünmüyor, kanun yoluyla erkeklerden alıp kadınlara verme gibi bir durum var. Kadın gerçekten ihtiyaç sahibi ise onun yükünü eski kocası değil, devlet çekmeli. Biliyorum, yazdığım bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-338" title="semamarasli" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/semamarasli-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />Bakan Fatma Şahin&#8217;e Siz &#8220;Kadın Bakanı&#8221; değilsiniz, Aile Bakanısınız ve erkeklerin de haklarını korumak zorundasınız.&#8221; diye soran Haber 7 yazarı erkeklerin haklarını yazdı.</p>
<p>Bu yapılanlara bakıldığında eşit fırsat falan görünmüyor, kanun yoluyla erkeklerden alıp kadınlara verme gibi bir durum var. Kadın gerçekten ihtiyaç sahibi ise onun yükünü eski kocası değil, devlet çekmeli. Biliyorum, yazdığım bazı sorunların direk muhatabı siz değilsiniz; fakat aile bakanı olarak erkeklerin sorunları ile de ilgilenmek zorunda olduğunuz ve eşitliği savunduğunuz için bağlı olduğunuz bakanlar kuruluna teklif götürebilirsiniz.</p>
<p>Madem ki eşit bir dünya isteniyor, o zaman gerçekten eşitlik sağlansın. Batı ülkelerine, yüksek sayıda çalışan kadın rakamı verelim, modern görülelim derken erkeklere haksızlık yapılmasın. Pek çok kanun batıya bakarak yapılıyor. Batının iki yüzlü kanunları da politikaları da bizi ilgilendirmez. Zaten batının aile konusunda geldiği noktaya bakarak onları bu konularda kesinlikle model almamamız gerekir.</p>
<p>Kadına şiddet konusunda çalışmalarınız var. Şiddete uğrayan kadınlara elbette yardım edilmeli. Fakat konu öyle abartılıyor ki basın tarafından neredeyse bütün erkekler, şiddet yanlısıymış gibi gösteriliyor. Bu da işinde gücünde, ailesinin geçimi için canla başla çalışan pek çok erkeği zan altında bırakıyor. Neden yüz erkeğin hatasını yüz bin erkek çeksin ki? Şiddet konusundaki çalışmalar erkekleri zan altında bırakmadan yapılmalı.</p>
<p>Ayrıca şiddeti önlemek şiddetten sonra yapılacaklarla olmaz. Şiddetten sonra karakola gitmek ya da polis çağırmak bir çözüm değildir.</p>
<p>Öncelikle şiddetin tanımı iyi yapılmalıdır. Fiziki şiddet üzerinde durulurken, psikolojik şiddet hiç konuşulmuyor. Psikolojik şiddet, fiziki şiddetten daha hafif değildir. Kadınların erkeklere uyguladığı psikolojik şiddet önemsenmezken, erkeklerin kadınlara uyguladığı fiziki şiddet görülüyor sadece.</p>
<p>Kadın erkeğe sokak ortasında &#8220;şerefsiz, namussuz&#8221; gibi her türlü hakareti yapıyor, bu suç olmuyor, erkek kadına bir tokat atsa suç oluyor. Erkek attığı tokadın bedelini ödeyecekse, kadın da yaptığı hakaretlerin bedelini ödemeli; madem eşitlikten haktan hukuktan bahsediliyor. Karakollarda &#8220;psikolog polisler&#8221; olmalı. Kadın fiziki şiddette nasıl polisi arayabiliyorsa, erkek de &#8220;psikolog polisi&#8221; arayabilmeli. &#8220;Karım bana şu hakaretleri yaptı, ruh sağlığımı bozuyor, şikayetçiyim diyebilmeli.&#8221;</p>
<p>Şiddetini önlemek için işe yarayacak bir kaç önerim var:</p>
<p>Kadınlar, erkeklere hakaret etmeden konuşmayı öğrenirlerse şiddet önemli oranda azalacaktır. Kadına şiddet durumunda polis çağırmayı öğretmeden önce, erkekle nasıl konuşulur onu öğretmek lâzım. &#8220;Kadın hakaret ederse, erkek vurabilir.&#8221; demiyorum yanlış anlaşılmasın.</p>
<p>Kadının önce kendini korumayı öğrenmesi lâzım, yoksa polis gelene kadar canından olur. Kadının haklı ya da haksız olması önemli değildir. Mesela adam içmiş gelmiş, çocukların ekmek parasını içkiye vermiş, kadın haklı olarak şöyle diyor: &#8220;Allah belanı versin, yine zıkkımlanmışsın, ekmek paramızı içkiye yatırmışsın, pis sarhoş&#8221; Bu adamın, zil zurna kafayla bu sözlere karşı şiddet uygulaması hiç şaşılacak bir şey olmaz.</p>
<p>Kadın canın seviyorsa, haklı da olsa adama hakaret etmesin, madem fiziki güç erkeklerde, madem ona gücü yetmiyor. Kadın, devlete polise güvenip ağzına gelen hakareti erkeğe yaparsa, polis gelene kadar kadın canından olabilir. Bu yüzden kadınlara önce kendini korumayı öğretmek lâzım. Bu da ne eline silah vererek ne de savunma sporu öğreterek olur. Kadının en büyük silahı dilidir. Kadın dilini düzgün kullanırsa kendini koruyabilir.</p>
<p>Kadın cinayetlerinin çoğu ya erkek içkili iken ya da boşanma aşamasında gerçekleşiyor. Boşanma aşamasında kadın &#8220;nasıl olsa ayrılıyorum, babam abim yanımda&#8221; diye güvenerek erkeğe ağzına geleni sayıyor. Ayrıca pek çok boşanmada çocukların velayeti için ya da erkekten nafaka almak için dava dilekçelerine erkeğe yazılmayan iftira kalmıyor. Erkeğin sapıklığından tutun, aklınıza gelebilecek her türlü iftira atılıyor. Bir kaç yalancı şahit bulmak da pek zor olmuyor.</p>
<p>Elbette boşanan erkeklerin içinde kötüsü de, sapığı da, akıl hastası da vardır ve bunlar yazılmalıdır; ama bu kadar boşanan erkeklerin hepsinin kötü, kadınların da çoğunun iyi olması pek gerçekçi değil. Kadın erkeği cezalandırmak için çocukları babalarından kaçırıyor, çocuklarının yanında ya da sokak ortasında hakaretler ediyor, üstüne dava dilekçesinde iftira atıyor. Yine de bunlar, sebep ne olursa olsun, erkeğin cinayet işlemesinin asla haklı sebepleri değil tabii ki.</p>
<p>O zaman &#8220;Türk erkeği kadını kendi malı gibi görüyor, boşanmak istemiyor&#8221; gibi meselenin özüne inmeyen tespitler de bulunmak yerine &#8220;neden boşanma aşamasında bu kadar cinayetler işleniyor&#8221; onun araştırmasını yapıp, ailelere boşanırken yardımcı olunmalı.</p>
<p>Şiddeti önlemenin ikinci yolu cinsel eğitimdir. Evlilikte muhabbeti sağlayan en önemli şey &#8220;cinsel hayattır.&#8221; Toplumumuzda namus kavramından dolayı kızlar cinsellikten korkutularak büyütülüyor. Kadınların çoğu evlendikleri zaman cinsel isteksizlik yaşıyorlar ve eşleri ile birlikte olmak istemiyorlar. Erkekler de bu konuda eğitim almadıkları için eşlerine nasıl yardımcı olacaklarını, sorunu nasıl çözeceklerini bilemiyorlar. Cinsel sorunlar evlilikte öfkenin ve boşanmaların en önemli sebeplerinden biridir. Bu yüzden hem evlenecek olanlara, hem de evlilere mutlaka cinsel eğitim verilmelidir.</p>
<p>Aileyi çok ilgilendiren &#8220;feminizm&#8221; konusunda da bir kaç şey söyleyerek bitirmek istiyorum.</p>
<p>Kadınları kurban, erkekleri ise saldırgan ilan eden günümüz “feminist” yaklaşımı yanlış yönlendirici oluyor ve sorunları daha kötü hale getiriyor. Kadınların “iyi”, erkeklerin ise “kötü” olduğu yolundaki sosyal algılama, gerçekleri görmemizi engelliyor.</p>
<p>Aile bakanı olarak kadınlara eşitlik sağlama çalışmalarından ziyade iki tarafa da eşit bakar ve günümüz dünyasında sürekli ezilmeye ve aşağılanmaya çalışılan erkeklerin haklarını da korursanız çalışmalarınızla aileye gerçekten katkı da bulunacaksınızdır.</p>
<p>Son olarak bir kaç ay önce sitemize gelen Gaziantepli sizin hemşehriniz olan ve mailinde size de yardım için seslenen boşanma aşamasındaki bir erkekten gelen mektubun linkini vererek bitirmek istiyorum. Bu vesile ile onun sesini de size duyurmak isterim.</p>
<p>http://www.cocukaile.net/bosanan-erkekler-neler-cekiyor/</p>
<p>Saygılarımla&#8230;</p>
<p>Sema Maraşlı / Haber 7<br />
www.cocukaile.net<br />
semamarasli@gmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/peki-erkeklerin-haklari-ne-olacak.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerin Sadece Yüzde Otuzu Güvenilir Erkek</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-guvenilir-erkek.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-guvenilir-erkek.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 May 2011 08:12:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkek ve kadın]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklere güven]]></category>
		<category><![CDATA[güvenilir erkek]]></category>
		<category><![CDATA[ilkim oztan]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[yalanı erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[yalancı erkek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=289</guid>
		<description><![CDATA[(İlkim Öztan yazdı.. )  Oranın çok düşük olduğu gün gibi ortada. Erkeklerin sadece ve sadece % 30 gibi az bir oranının &#8216;güvenilir&#8217; olması, erkekler için üzücü bir durum. Yoksa bu hal, biz kadınlar açısından mı daha vahim? &#160; Erkek Kandırdığını Sanıyor Ezelden beri mi böylemiydi yoksa günümüz erkeğine has bir durum mu bilinmiyor ama erkeklerin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>(İlkim Öztan yazdı.. )  <img class="alignnone size-thumbnail wp-image-290" title="ilkim_oz_" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/05/ilkim_oz_-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />Oranın çok düşük olduğu gün gibi ortada. Erkeklerin sadece ve sadece % 30 gibi az bir oranının &#8216;güvenilir&#8217; olması, erkekler için üzücü bir durum. Yoksa bu hal, biz kadınlar açısından mı daha vahim?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Erkek Kandırdığını Sanıyor</strong><br />
Ezelden beri mi böylemiydi yoksa günümüz erkeğine has bir durum mu bilinmiyor ama erkeklerin, kadınlara çok fazla yalan söylediklerini gösteriyor araştırma sonuçları. Ve yine istatistiklere göre<br />
*Gelir düzeyi düşük erkekler, eşlerine çok az yalan söylüyor,<br />
*Gelir düzeyi yüksek erkekler, eşlerine fazla yalan söylüyor,<br />
*Eğitim düzeyi düşük erkekler, eşlerine fazla yalan söylüyor,<br />
*Eğitim düzeyi yüksek erkekler, eşlerine az yalan söylüyor.</p>
<p>Bir de kadınlar açısından bakarsak, ister eğitimi düşük ya da yüksek olsun, ister geliri az ya da çok olsun, her kadın eşinin yalan söylediğini anlıyor. Kimi, eşinin yalanlarını yüzüne vuruyor, kimi ise vurmuyor. Yani sonuçta erkek, kendisini akılı görüp, eşini kandırdığını sanıyor ama aslında kendisi küçük duruma düşüyor.</p>
<p><strong>Erkeklerin En Çok Başvurduğu Yalanlar</strong><br />
*Toplantıdaydım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yazının devam için  <a href="http://www.ankarameydani.com/root.vol?title=erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-93guvenilir-erkek-39&amp;exec=page&amp;nid=153897">http://www.ankarameydani.com/root.vol?title=erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-93guvenilir-erkek-39&amp;exec=page&amp;nid=153897</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-guvenilir-erkek.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Sağlık Kuruluşları Adres Telefon Bilgileri</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/cinsel-saglik-kuruluslari-adres-telefon-bilgileri.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/cinsel-saglik-kuruluslari-adres-telefon-bilgileri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 07:44:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel danışma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel rahatsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar ankara]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar trakya]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar var]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik danışma merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik telefon]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellikle ilgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=273</guid>
		<description><![CDATA[CİNSEL SAĞLIK KURULUŞLARI Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Cinsel İşlev Bozuklukları Değerlendirme ve Tedavi Merkezi Adres: Ankara Tel: (0312) 362 30 30 / 6697 / 6499 Fax: (0312) 362 30 30 / 6697 / 6499 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Cinsel İşlev Bozuklukları Tedavi Merkezi Adres: Van Tel: (0432) 216 47 06 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-274" title="cinsellik" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/04/cinsellik-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />CİNSEL SAĞLIK KURULUŞLARI</p>
<p>Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />
Psikiyatri Ana Bilim Dalı Cinsel İşlev<br />
Bozuklukları Değerlendirme ve Tedavi Merkezi<br />
Adres: Ankara<br />
Tel: (0312) 362 30 30 / 6697 / 6499 Fax: (0312) 362 30 30 / 6697 / 6499</p>
<p>Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />
Cinsel İşlev Bozuklukları Tedavi Merkezi<br />
Adres: Van<br />
Tel: (0432) 216 47 06 Fax: (0432) 216 47 06</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi<br />
Üroloji Ana Bilim Dalı<br />
Cinsel Fonksiyon Bozuklukları ve İnfertilite Birimi<br />
Adres: İstanbul<br />
Tel: (0212) 588 48 00 Fax: (0212) 588 48 00<br />
Psikiyatri Ana Bilim Dalı<br />
Cinsellik ve Cinsel Tedaviler Birimi<br />
Telefon : (0212) 414 24 15</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi<br />
Cinsel Fonksiyon Bozuklukları<br />
Telefon : (0212) 414 35 26</p>
<p>Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi<br />
Cinsel İşlev Bozuklukları Polikliniği<br />
Telefon : (0212) 543 65 65 / 2028 dahili</p>
<p>Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi<br />
Psikiyatri Servisi<br />
Telefon : (0212) 534 69 00 / 1020 ve 1811 dahili</p>
<p>Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />
Psikiyatri Ana Bilim Dalı<br />
Telefon : (0284) 235 76 41 / 1146 dahili</p>
<p>Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />
Psikiyatri Ana Bilim Dalı<br />
Cinsel İşlev Bozuklukları Değerlendirme ve Tedavi Birimi<br />
Telefon : (0216) 325 06 12</p>
<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />
Psikiyatri Ana Bilim Dalı<br />
Cinsel İşlev Bozuklukları ve Cinsel Danışma Birimi<br />
Telefon : (0222) 239 29 79 / 3600 dahili</p>
<p>Kaynak: http://www.cised.org.tr/icerik/307/cinsel-saglik-kuruluslari</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/cinsel-saglik-kuruluslari-adres-telefon-bilgileri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu Yazıyı Türk Kadınları O-ku-ma-lı.</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/bu-yaziyi-turk-kadinlari-o-ku-ma-li.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/bu-yaziyi-turk-kadinlari-o-ku-ma-li.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 19:40:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[dindar]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilk gece]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kendiliğinden]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[numaralım]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerim]]></category>
		<category><![CDATA[sex]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/bu-yaziyi-turk-kadinlari-o-ku-ma-li.htm</guid>
		<description><![CDATA[Eğitimci yazar Sema Maraşlı, kadın erkek ilişkilerine çok farklı bir açıdan bakıyor. Özellikle de dindar kadınların cinselliğini şimdiye kadar hiç bakılmayan bir yönden ortaya koyuyor. Yazılarını kendi sitesinde dile getiriyor.  www.cocukaile.net sitesinde yazılarına yer veren Sema Maraşlı&#8217;nın bu yazısı da bir çok tabuyu sarsacak cinsten. CİNSEL ŞİDDET &#8220;Yirmi yıllık evli bir kadınım. Geçenlerde eşim &#8216;Bana yirmi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial;">Eğitimci yazar Sema Maraşlı, kadın erkek ilişkilerine çok farklı bir açıdan bakıyor. Özellikle de dindar kadınların cinselliğini şimdiye kadar hiç bakılmayan bir yönden ortaya koyuyor. Yazılarını kendi sitesinde dile getiriyor.  <a href="http://www.cocukaile.net/">www.cocukaile.net</a> sitesinde yazılarına yer veren Sema Maraşlı&#8217;nın bu yazısı da bir çok tabuyu sarsacak cinsten. <span id="more-134"></span><img class="alignleft size-full wp-image-133" title="kadin" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2009/05/kadin.jpg" alt="kadin" width="300" height="176" /></span></p>
<p><span style="font-size: small;">CİNSEL ŞİDDET<br />
</span><span style="font-family: Arial;"><strong><br />
&#8220;Yirmi yıllık evli bir kadınım. Geçenlerde eşim</strong> &#8216;Bana yirmi yıldan beri cinsel şiddet uyguladın&#8217; <strong>dedi. Oysa ben onu bugüne kadar bir kez bile reddetmedim.&#8221;<br />
</strong><br />
Yukarıdaki sözler bir okuruma ait. Ne düşündünüz? Ne nankör kocaymış diye mi düşündünüz? Aklınıza ilk ne geldi. Düşünüp yazının devamını öyle okuyun.</span></p>
<p>Şiddetin tarifini bir yapalım önce. Şiddet nedir? Bedensel ve ruhsal açıdan zarar veren hareketlerin tümüdür. Şiddet deyince aklımıza genellikle dayak gelir. Örnek olarak da gözümüzün önüne dayak yiyen gözü morarmış kadınlar gelir.</p>
<p>Oysa şiddetin bir de görünmeyen yüzü vardır. Ruhsal şiddet. Bu çok daha yıkıcı ve zarar vericidir.  Ruhsal şiddetin çeşitleri ve etkileri başlı başına sayfalarca yazı konusu olur. Ben burada sadece kadından erkeğe yapılan cinsel şiddet üzerinde duracağım. Maalesef ülkemizde kadınların çoğu eşlerine cinsel şiddet uygulamakta. Bunu çoğu zaman bilerek kötü niyetle ve farkında olarak yapmıyorlar. O zaman neden yapılıyor?</p>
<p align="left"><span style="font-family: Arial;"><span style="color: #ff0000;"><strong>HERŞEYİ BİLİYORMUŞ HAVASINDAKİ KIZLAR</strong></span></span></p>
<p>Ülkemizde kızlar yetişirken başlarına bir iş getirmesinler düşüncesiyle cinsellik ayıp, günah, erkeklerin hakkı ve acı verici bir şey olarak öğretiliyor. Yıllarca bu yanlış telkinle büyüyen kızlar evlendiklerinde başlarına bir iş gelmesi gereken zamanda korku ya da tiksinti duyuyorlar. Eşleriyle cinsellik yaşarken sorunlar yaşıyorlar.</p>
<p>Şimdi belki diyeceksiniz ki şimdiki kızlar öyle değil. Çok özgür takılan, sürekli erkek değiştiren uçlardaki kızlar konu dışı. Ben çoğunluğu teşkil eden aile kızlarından bahsediyorum. Onlar da artık erkek arkadaş edindikleri için şimdiki kızlar her şeyi biliyorlar diye düşünülüyor. Bu sadece işin görünen kısmı.</p>
<p>O her şeyi biliyormuş havalarındaki kızların çoğunun erkek ya da evlilik dendiğinde akıllarına şunlar geliyor: Aşk, sevgi, mesaj çekme, el ele tutuşma, romantizm, birlikte sinemaya gitme, baş başa yemek yeme, birlikte gezmek. İşin cinsellik boyutunu pek düşünmüyorlar. Cinsellikle<img src="http://fotogaleri.haber7.com/inner//430520090131094052258.jpg" border="3" alt="kullan" hspace="5" vspace="5" align="right" /> ile ilgili olan bilgileri annelerinin evdeki kulaklarına fısıldadıkları bilgiler olarak kalıyor. Bir de internetten bilgi alalım diye cinsel istismar için kurulmuş sitelere girip, acayip resimler görünce, annelerinden duyduklarıyla resimler birleşince korkuları artıyor.</p>
<p>Dindar kızlara gelince onlar evliliği evde eşiyle birlikte cemaat olup namaz kılma, dini aktivitelere katılma, akşam eşiyle baş başa oturup kitap okuma olarak hayal ediyor. Tabi biliyor cinsellik yaşayacağını ama onu çok da önemli olmayan evliliğinde yaşayacağı küçük bir ayrıntı olarak düşünüyor.</p>
<p align="left"><span style="font-family: Arial;"><span style="color: #ff0000;"><strong>DİNDAR ERKEK BİR DIŞARDAKİ KADINLARA BAKIYOR BİR DE EVDEKİNE</strong></span></span></p>
<p>Böyle büyüyen böyle düşünen kadınlar, evlenince büyük bir hayal kırıklığına uğruyorlar. Hiç önemsemedikleri bir konu birden bire hayatlarının merkezine oturuveriyor. Bu yüzden kavga ediyorlar bu yüzden kırgınlıklar küslükler başlıyor. Erkek de büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. İstenmemek, reddedilmek, onurunu gururunu fazlasıyla incitiyor. Dışarı bakıyor, dizilere, filmlere, internete, gazetelere bakıyor istekli kadınlar dolu. Evde karısına dönüp bakıyor, bir adet buzdolabı gibi.</p>
<p>O da acısını evde başka şeylerden çıkarıyor, her şeye kusur bulmaya başlıyor.  Kocası eften püften konularda huzursuzluk çıkardıkça kadın da kendini haklı görmeye başlıyor. Tabi bana böyle kaba davranırsa ben de onu istemem, ne bekliyordu, diyor. Bir kısır döngünün içinde dönüp duruyorlar.</p>
<p>Hiç kimseye anlatamıyorlar, kimseden yardım istemiyorlar. Kadın tam da annemin dediği gibiymiş, çekeceğim artık diye düşünüyor. Erkek de ya dışarıya yönelmeye başlıyor ya da evde eşiyle arasında tavşan kaç tazı tut oyunu başlıyor.</p>
<p>Kadın milleti öyle kolay teslim olur mu?  Kocayı baştan savma taktikleri geliştiriyor.  Eğer hamile olduysa çocuk can simidi gibi imdadına yetişiyor. Hamile iken midesi bulanıyor, doğurunca bebekle uğraşıyor, bebeğin odasından gelmiyor. Çocuk büyüdüyse, şimdi olmaz çocuklar duyar, bahanesinin arkasına sığınılıyor. Ya da bütün akşam dizi izleyip yatma zamanı, bulaşık yıkamaya evi toplamaya başlıyor.</p>
<p align="left"><span style="font-family: Arial;"><span style="color: #ff0000;"><strong>PASPAL DOLAŞIP KOCASINI KENDİNDEN UZAK TUTUYOR</strong></span></span></p>
<p>Dindarsa yatma zamanı namaz kılmaya, tespih çekmeye, kuran okumaya başlıyor. Böylece hem kocayı atlatmış oluyor hem de öyle şeyler düşüneceğine  utan, sende ibadetle meşgul ol, mesajı verilmiş oluyor.</p>
<p>Tabi taktikler bu kadarla kalmıyor. Çoğu zaman kocası daha kapıdan girerken <strong>&#8220;Ay bugün çok işim vardı yoruldum, öldüm bittim, hiç halim yok&#8221; &#8220;Havalardan mıdır nedir bugün çok başım ağ<img src="http://fotogaleri.haber7.com/inner//916220081206094644101.jpg" border="3" alt="kullan" hspace="5" vspace="5" align="left" />rıyor&#8221; &#8220;Migrenim tuttu&#8221;  &#8220;Bu akşam çocuklarla biraz sen ilgilen, ben yorgunluktan ölüyorum&#8221;.</strong></p>
<p><strong></strong>Tabi bu arada evde aman bir yerim açılmasın diye paspal bir vaziyette dolaşıyor ki kocanın aklına yanlış şeyler gelmesin. Bütün bunlar işe yaramayıp yakalandıysa <strong>&#8220;aman ne olacaksa bir an önce olsun da git başımdan sapık herif&#8221;</strong> düşüncesinden dolayı, ölü balık, rolü oynuyor. Erkek de kendini eşine saldırıyormuş gibi hissettiği için mutsuz oluyor.</p>
<p>Kadın ne yaptığının farkında olmadan eşine cinsel şiddet uyguluyor. Onun ruhunu yaralıyor. Eşini hiç reddetmeyen fakat istemiyorum da mecburum mesajı veren kadın da farkında olmadan şiddet uyguluyor. Aslında kadın kocasından önce kendi ruhunu yaralamış oluyor. Kendini aşağılanmış hissediyor, acı çekiyor, üzülüyor. Bu şekilde ya sevgileri tükeniyor ya da çok sevdiği kocasıyla mutlu olamamanın ıstırabını duyuyor.</p>
<p align="left"><span style="font-family: Arial;"><strong><span style="color: #ff0000;">DİNDAR KADIN TAKTİK BÖLÜMÜNDE DİNİ KULLANIYOR</span></strong></span></p>
<p>Peki böyle davrandığı için kadını suçlayabilir miyiz? Hayır. Çünkü öyle yetiştirildiği, hiçbir eğitim almadan evlendiği için öyle davranıyor. Erkeği suçlayabilir miyiz? Hayır. O da eşine nasıl yardımcı olacağını bilmiyor. Söylüyor anlatmaya çalışıyor ama karısı onun kendi keyfi için ön yargılı davrandığını düşündüğünden ondan yardım almayı reddediyor.</p>
<p>Geçen gün bu konularda verdiğim bir seminer sonrası bir hanım yanıma gelip <strong>&#8220;Teşekkür ederim, bu sorun bir tek ben de var zannedip kimselere söyleyemiyordum, meğer pek çok kadında aynı sorun varmış, bundan sonra çözmek için uğraşacağım, gerekirse psikologa gideceğim&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>Kocası benim söylediklerimi belki defalarca söylemiştir ama ancak güvendiği bir kadından duyduğunda ikna oluyor. Yazdıklarımın kadınlara dolayısıyla ailelere faydalı olacağına inandığım için yazıyorum. Tabi bir tek benim yazmam yetmeyecek.</p>
<p>Destek için topluma yön veren kadın yazarların, psikologların, doktorların, vaizelerin, öğretmenlerin yardımlarına ihtiyaç var. Tabi okuyucularımın yorumları, destekleri de benim için çok önemli. Ayrıca bu konu dindar kadın meselesi değil genel olarak Türk kadının ortak meselesi. Sadece dindar kadınlar taktik bölümünde dini kullanıyorlar, o kadar. Sorunu yazdık.  Kısmetse bundan sonra çözümler üzerine kafa yoracağız.</p>
<p align="left">
<p><span style="font-family: Arial;">Kaynak: http://www.cafesiyaset.com/haber/20090529/Dindar-kadin-nasil-cinsel-siddet-uygular.php<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Cafesiyaset</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/bu-yaziyi-turk-kadinlari-o-ku-ma-li.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkekliğin Kitabını Bu Kadın Yazdı&#8230;</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/erkekligin-kitabini-bu-kadin-yazdi.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/erkekligin-kitabini-bu-kadin-yazdi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2009 09:57:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[değişen haberler]]></category>
		<category><![CDATA[numaralım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/erkekligin-kitabini-bu-kadin-yazdi.htm</guid>
		<description><![CDATA[Bu kadın artık yeter demiş. Ben kıskanıyorum erkeklerde olanın bende olmamasını. Bakın hele bizim Freud haklı mı çıktı ne? Tuğçe BARAN&#8217;ın köşe yazısı haberin devamında. Taksim’in ortasına penis heykeli öneriyorum Bizim kekolar, koca penisli eros heykellerini görünce pek bir hoş olurlar. Kıkırdarlar, kızarırlar, nereye bakacaklarını şaşırırlar, son çare deli gibi dalga geçerler. “Lan olm lan. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2009/03/alone.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="alone" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2009/03/alone-thumb.jpg" border="0" alt="alone" width="189" height="144" /></a> Bu kadın artık yeter demiş. Ben kıskanıyorum erkeklerde olanın bende olmamasını. Bakın hele bizim Freud haklı mı</p>
<p>çıktı ne? Tuğçe BARAN&#8217;ın köşe yazısı haberin devamında.</p>
<p><span id="more-99"></span></p>
<p>Taksim’in ortasına penis heykeli öneriyorum</p>
<p>Bizim kekolar, koca penisli eros heykellerini görünce pek bir hoş olurlar. Kıkırdarlar, kızarırlar, nereye</p>
<p>bakacaklarını şaşırırlar, son çare deli gibi dalga geçerler. “Lan olm lan. Şeye tapıyorlarmış lan.. Manyak bunlar</p>
<p>lan!” Ha sen çok geliştin de, “şeyine” tapmaktan vazgeçtin de, kalkmış eski insanlarla dalga geçiyorsun!</p>
<p>Sinirlendiğin zaman duyalım bakalım küfürlerini&#8230; Nereye ne yaptığını duyalım önce. Kimi anında neyinle</p>
<p>cezalandırıyorsan görelim önce bir. En vazgeçemeyeceğin organ nedir sorusuna cevap ver önce. Sonra karar verelim</p>
<p>gerçekten “neye” taptığını.</p>
<p>Dünya erkeklerinin yarısının gizli gizli kendi şeyine taptığını iddia ediyorum. En çok müridi olan şey: Penis.</p>
<p>Dinler boşuna bu kadar keskin değil. Ancak hadım bir erkek samimi bir inanan olabilir. Eh kesemeyeceğine göre,</p>
<p>günahla, ayıpla korkutup mümkün olduğunca küçülteceksin. Yoksa çok ciddi bir rakip yani.</p>
<p>***</p>
<p>Topa yine sert girdim, farkındayım. Ama ortalık gene leş gibi testosteron kokmaya başladı farkındaysanız.</p>
<p>Bir “erkekliktir” gidiyor.</p>
<p>Erkekliğin erdem, erkekliğin sempati, karizma, falan filan olduğunu söyleniyor. Sıkıştığı anda sevgilisini terk</p>
<p>ediveren endash ki o neredeyse bütün kariyerini yakmak uğruna kendisinin dibinden ayrılmamıştı- uyuşturucu</p>
<p>soruşturmasında “aman ismimi verme” diye korku tünellerine giren Hüsnü Dönekzurna erkekliğine laf edilmesine çok</p>
<p>bozulmuş. “Ben klarnet çalarım, klarnet de erkek enstrümandır” diye demelenmiş. Şakaysa komik değil, gerçekse çok</p>
<p>komik. Klarnet niye “erkek” enstrüman olsun? İnce uzun diye mi? Her ince uzun şey erkek midir? Solucan da mı bu</p>
<p>kategoridedir? Hadi öyle olsun diyelim niye “erkek” oluyor?</p>
<p>Ve daha önemlisi: Erkek olunca ne oluyor? Ben sana erkek olamazsın demedim, adam olamazsın dedim diye haykırmak</p>
<p>istiyorum. Hüsnügillere. Hepinize. Bütün plastik delikanlılara.</p>
<p>Erkek eşittir nedir ben anlamış da değilim.Delikanlılığın kitabını yazmaktan söz ediliyordu bir ara. Öyle bir zırva</p>
<p>vardı veya. “Delikanlığın kitabını yazacak adam” vs vs gibi.</p>
<p>Nedir iddia edilen delikanlılık, erkeklik açık ve net bir şekilde soruyorum.</p>
<p>Zira “ben erkekim uleyn” diye ortalıkta dolaşanların hepsine bakıyorum, ne kadar kaypaklık, kalleşlik, sözünden</p>
<p>dönme, boş alıp boş tutma, ahlaksızlık, hırsızlık, arsızlık, pişkinlik, yüzsüzlük, yalancılık, dilencilik, haraç,</p>
<p>dolandırıcılık, ailesini terk varsa hepsi bunlarda.</p>
<p>Hesapça “erkeklik” denilen ama bu hıyarların yapmak isteyip de becermedikleri ne kadar insani, yüksek şey varsa</p>
<p>onları da ne tuhaftır ki erkeklikleriyle böbürlenmeyen adamlar yapıyor.</p>
<p>Eli şeyinde aile babası, fakir dostu, kötü gün arkadaşı gördün mü hiç? Göremezsin.</p>
<p>Güya “delikanlı” olmayan, hasta çocuğunun başında sabaha kadar nöbet tutar, güya “ delikanlı” olan ötekiyse evden</p>
<p>çoktan tüymüş, kahve köşelerinde delikanlılık, errrkeklik nümeroları yapar. “Ben çocuuuma laf söyletmem.. Keserim</p>
<p>ulan..”</p>
<p>Git şeyini kes hıyar!</p>
<p>Freud, “kadınlarda penis kıskançlığı” olduğun öne sürmüştü. Çürütüldü falan ama Türkiye’de olup kıskanmamak</p>
<p>hakikaten mümkün değil.</p>
<p>Su, deri, kan ve bir takım başka dokulardan oluşan bir organdan nasıl BU KADAR güç alınır bir kadın olarak anlaması</p>
<p>güç. Malum şahıs da “ben erkek adamım, erkek adam böyle konuşur” demiş.</p>
<p>Küçükçük turşucuk içi dolu fıçıcık. Ne kadar çok şey sığıyor içine.. Vay babam vay. Bütün suçu at üzerine, rahatla.</p>
<p>Aynı zamanda bütün gücünü ve meşruiyetini de ondan al, rahatla. Ben değil o yaptı de, rahatla&#8230; Hakikaten güzel</p>
<p>iş&#8230;</p>
<p>Taksim’in ortasına cami yerine dev bir penis heykeli öneriyorum arkadaşlar. Madem memleketin yarısını ona tapıyor.</p>
<p>Bari dürüst olalım.</p>
<p><a href="mailto:mutlu.tonbekici@gmail.com">mutlu.tonbekici@gmail.com</a></p>
<p>Vatan Gazetesi</p>
<p>Haber Kaynağı: <a title="http://www.haber7.com/haber/20090307/Taksime-cami-yerine-penis-heykeli.php" href="http://www.haber7.com/haber/20090307/Taksime-cami-yerine-penis-heykeli.php">http://www.haber7.com/haber/20090307/Taksime-cami-yerine-penis-heykeli.php</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/erkekligin-kitabini-bu-kadin-yazdi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

