<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Psikolojik Danışman &#187; GENEL PSİKOLOJİ</title>
	<atom:link href="http://www.psikolojikdanisman.org/category/genel-psikoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.psikolojikdanisman.org</link>
	<description>Karanlıktan Aydınlığa...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 19:06:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Erkeklik adım adım bitiriliyor mu?</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 13:51:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel soğukluk]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erkek cinselliği]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklik hormonu]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte kim iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinselliği]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlık hormonu]]></category>
		<category><![CDATA[testesteron]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=345</guid>
		<description><![CDATA[Erkeklik adım adım bitiriliyor mu? Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217;e tekrar sesleniyorum: Bize gazetelerin üçüncü sayfa haberlerini göstererek, kanun çıkaramazsınız. Batıyı takip eden batı hayranları; batıdaki gelişmeleri adam gibi güncel takip etseler, belki batının doğrularından faydalanacaklar. Yok bizimkiler, batının nerde İslam&#8217;a ters bir yanı varsa onun peşindeler. Batı yeni bilimsel araştırmalarla İslam&#8217;a doğru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-346" title="semamarasli2" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/semamarasli2-134x150.jpg" alt="" width="134" height="150" />Erkeklik adım adım bitiriliyor mu?</h3>
<p>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217;e tekrar sesleniyorum: Bize gazetelerin üçüncü sayfa haberlerini göstererek, kanun çıkaramazsınız.</p>
<p>Batıyı takip eden batı hayranları; batıdaki gelişmeleri adam gibi güncel takip etseler, belki batının doğrularından faydalanacaklar. Yok bizimkiler, batının nerde İslam&#8217;a ters bir yanı varsa onun peşindeler. Batı yeni bilimsel araştırmalarla İslam&#8217;a doğru gidiyor. Bilim Kur&#8217;an-ı tasdik ediyor. Fakat bizim batı hayranları, adamların; vazgeçtiklerinin, attıklarının, yanlışlarının, çerinin, çöpünün peşinde giderek, batının pisliğini takip etme merakındalar.</p>
<p>Biz feminizm hayranlığıyla kadınları kışkırtırken, batı aile kurumunun çöktüğünü görünce yaptığı yanlışı fark etti; kadın ve erkeğin yaratılışına uygun olan geleneksel rollerine dönmesi üzerine toplantılar düzenliyor. Her geçen gün açıklanan yeni araştırma sonuçları kadın ve erkeğin yaratılış farklılıklarının ne kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. Fakat bizim bazı üniversite hocalarımız bile çıkıp, kadın ve erkek arasında çok da önemli farklılıklar olmadığını iddia edebiliyor. Cehalet üniversite hocası olmakla da bitmiyor demek ki.</p>
<p>Amerika, kadın kışkırtmacılığının zararlarını ve erkekleri nasıl tükettiğini fark etti; bu konularla ilgili çalışmalar yapıyor. Konu ile ilgi bir kaç kitap adı ve içinden kısa notlar:</p>
<p>Susan Faludi, &#8220;Sertleşmiş Amerikan Erkeğinin İhaneti” adlı kitabında &#8220;Erkeğin çıkmazda olma duygusuna değiniyor.&#8221; Faludi’nin Amerikalı erkekler hakkındaki çalışmasının temelinde şu soru soruluyor: “Eğer erkekler sıkça söylendiği gibi hükmeden cins iseler, neden bu kadar çok erkek, kendilerine hükmedildiği ve hayat tarafından ezildiklerini hissediyor?”</p>
<p>Susan Faludi &#8220;Kendimi hadım edilmiş hissediyorum.&#8221; diyen erkeklerin erkek stresi, utancı, depresyonu ve şiddetinin, erkeklerin şahsi birer sorunu olmayıp, uğradıkları sosyal ihanetin bir ürünü olduğu sonucuna varıyor.</p>
<p>Erkek Olmanın Tehlikeleri: &#8220;Erkek Olma Ayrıcalığı Masalına Rağmen Hayatta Kalmak&#8221; kitabının yazarı psikolog Herb Goldberg &#8220;Amerikalı erkekler nesli tükenme tehlikesi olan bir tür müdür? diye soruyor. Cevabı &#8220;Kesinlikle evet! Erkekler kendilerini fiziksel, duygusal ve psikolojik olarak imha etmekteler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Erkek Çocuk Mucizesi&#8221; adlı kitabın yazarı psikolog Michael Gurian &#8220;Kızların yaşadıkları, erkeklerden daha kötüdür, demek olaya at gözlüğü ile bakmaktır.&#8221; diyor.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütünde danışman olan Dr Devra Lee Davis kitabının “Erkekleri Kurtarın” adlı bölümünde, erkeklerin baba olmakta giderek daha çok zorlandığını ve erkeklerin gerçek bir gerileme içinde olduğunu vurguluyor. &#8220;Erkekler toplumdaki önemli rollerini kaybettikçe, fiziksel olmasa bile psikolojik olarak tükenmiş olacaklardır.&#8221; diyor.</p>
<p>&#8220;Babasız Amerika&#8221; adlı kitabın yazarı David Blankenhorn “ABD gittikçe babasız bir toplum haline geliyor. Bir önceki nesilde Amerikalı bir çocuğun, babası ile birlikte büyüyeceğini düşünmesi normaldi. Bugün ise bunun tersini beklemesi, oldukça mantıklı görünüyor. Erkekler kocalık ve babalık rollerinden koptukça, ekmek parası kazanmak, koruyuculuk, bakıp büyütmek, öğretmenlik, kılavuzluk gibi rolleri yerine getirmek için gerekli dürtüyü de kaybediyorlar. &#8221;</p>
<p>Dr. Helen Fisher &#8220;Birinci Cinsiyet&#8221; adlı kitabında “Kız çocuklar sevilmek, erkek çocuklar saygı duyulmak isterler. Saygı ihtiyacı erkekliğin temelinde vardır.&#8221; diyor. Dr. Fisher&#8217; in &#8220;Kadın dernekleri; kızların başarısı için okullara para akıtarak, eğitimi kızların lehine çevirdiler ve bu da erkeklerin okul başarısını düşürdü. Kızlar lehine yapılan değişiklikler, erkek çocuklara karşı olumsuz ayrımcılıktır.&#8221; diyor.</p>
<p>ABD Eğitim Bakanlığı ve dünyanın değişik yerlerindeki birçok üniversitede yapılan çalışmalardan elde edilen veriler, erkeklerin eğitimde geri kaldıklarını gösteriyor.</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerîm de Hz. Musa peygamberin kıssasını anlatılır. Firavun iktidarını kaybetmemek için her doğan erkek çocuğunu öldürmeye başlar; fakat muvaffak olamaz. Kur&#8217;an-ı Kerim bir tarih kitabı değildir, kıyamete kadar yaşanacak pek çok olaya işaret vardır.</p>
<p>Günümüzde erkekleri, o zamanki gibi öldürülmüyor; fakat insan haklarına uygun olsun diye(!) psikolojik olarak erkeklik bitirilmeye çalışılıyor. Modernlik adı altında erkekleri, psikolojik olarak hadım ediyorlar.</p>
<p>Bunun için işe; erkekleri görüntü olarak kadınlara benzetmeye çalışarak başladılar: Önce erkeklerin sakallarını, sonra bıyıklarını aldılar. Sakalsız ve bıyıksız erkek, daha modernmiş gibi gösterildi. Pek çok erkek de oltaya geldi.</p>
<p>Sonra &#8220;kadın hakları, kadın hakları&#8221; diye diye kadınların haklı olduğuna toplumu inandırdılar: &#8220;Kadınlar eziliyor&#8221; diye çığırtkanlık yaparak, erkekler üzerinde suçluluk psikolojisi oluşturulmaya çalışıldı. Bu suçluluk psikolojisi ile erkekler haksız da olsa kadınların yanında yer almaya başladılar. Dünyanın öteki ucunda bir kadın öldürülse, erkekler utandılar.</p>
<p>Sonra erkekleri kibarlaştırma çalışmaları başladı: &#8220;Şöyle romantik olacaksın, böyle romantik olacaksın, kadını mutlu etmek senin görevin&#8221; deyip erkeklerin kendilerini, kadınları mutlu edemeyen odunlar, olarak hissetmelerini sağladılar. Suçluluk psikolojisi oluşturuldu.</p>
<p>Sonra eşitlik davası var bir de: &#8220;Kadın-erkek eşittir; buna inanmayan erkek; yobazdır, gericidir.&#8221; diye medya baskısına maruz kalındı. &#8220;Modern erkek, kadın- erkek eşitliğine inanır.&#8221; diye inandı erkekler. Modern olmak uğruna pek çok erkek, yaratılışına inat, eşitliği savundu. Kadın- erkek insan olarak elbette eşittir; ama erkeğin evinde &#8220;evin reisi&#8221; olarak bir söz hakkı üstünlüğü, yani iktidarı olmalıdır; eşitlik davası ile erkeğin elinden reisliğini de aldılar.</p>
<p>Tabi bu kadar baskıya hormonlar dayanamadı. Erkeği erkek yapan hormon testosterondur. Testosteron sadece bir cinsiyet hormonu değildir; erkeğe taşıdığı cinsiyetin özellikleri de bu hormonla yüklenmiştir. Erkeğin cinselliği, sakalı, bıyığı, kası, gücü, saldırganlığı, cesareti, neşesi, özgüveni, düşünce ve duygularla ilgili erkeksi bakış açısı bu hormonun denetimindedir.</p>
<p>Testosteron ile ilgili en önemli bilgi; testosteron seviyesi davranışı etkiliyor; davranış da testosteron seviyesini etkiliyor. Testosteronu düşen erkeklerin cinsel arzuları azalıyor; bunun yanında yorgun, sabırsız, alıngan, gergin, öz güvenleri az, depresyona meyilli oluyorlar, kolay baş eğiyorlar.</p>
<p>Testosteronu en çok etkileyen şey erkeğin evdeki ya da toplumdaki statüsünün özgüvenine yansıması: Erkek değer görmediğinde testosteronu düşüyor, değer gördüğünde yükseliyor. Kazanınca yükseliyor, kaybedince düşüyor. Öncelikle de erkeğin evdeki statüsü testosteronu çok etkiliyor. Karısı ve çocukları tarafından değer gören, saygı duyulan erkeğin özgüveni yerinde oluyor, bu da erkeklik hormonunu artırıyor. Erkeğin iş hayatındaki kazancı ve başarısı da testosteronu artırıyor; fakat erkek toplumda saygınlığı olmayan bir iş bile yapıyor olsa, ailesi tarafından takdir görüyorsa; erkeklik hormonu gayet düzgün çalışıyor. Testosteronu normal seviyelerde olan erkek; ailesine karşı korumacı, neşeli, cesaretli ve kontrollü oluyor.</p>
<p>Eşi ve çocukları tarafından değer görmeyen erkeğin özgüveni azalıyor ve testosteronu düşüyor. Testosteron aynı zamanda &#8220;cesaret hormonu&#8221; olduğu için karısından korkan, çekinen bir erkeğin testosteron seviyesi çok düşüyor. Kendini erkek hissetmediği için karısı ile de cinsel birliktelik arzusu duymuyor. Yani bir yerde iki iktidar olmuyor. Evde kadın iktidarsa, erkek iktidarını kaybediyor.</p>
<p>Aldatmaların çoğunda, değerli olma duygusu, yatıyor. Evde karısı tarafından değer görmeyen, eleştirilen erkekler, dışarıda bir kadın tarafından değer gördüğünde, düşen hormonları yükselmeye başlıyor ve çok çabuk eşini aldatabiliyor.</p>
<p>Erkekliğini kaybetmemek için kadın iktidarına girmek istemeyen erkekler, evlilikten kaçıyorlar. Fakat sevgili hayatı ile de olsa toplumda erkeği hor gören, küçümseyen kadınlarla muhatap oldukça azalan erkekliğini cinsel küfürlerle kapatmaya çalışıyor, bazı erkekler.</p>
<p>Erkeklerde az miktarda &#8220;kadınlık hormonu östrojen&#8221; kadınlarda da az miktarda &#8220;erkeklik hormonu testosteron&#8221; vardır. Testosteron aynı zamanda &#8220;cinsel istek hormonu&#8221; olduğu için kadında olunca, erkeğe karşı cinsel istek duymasını sağlıyor. Az bir testosteron kadına güzel bir cinsel hayat için yeterli oluyor.</p>
<p>Kadınlar feminizm tuzağı ile erkekleşirken hormonları da değişiyor. Kadın erkekleştikçe vücudunda testosteron artıyor, cinsel isteği normalin üstüne çıkıyor. İşin kötüsü; saygı görmeyen, cesareti kırılmış, karısından çekinen erkeğin vücudunda da kadınlık hormonları artıyor.</p>
<p>Bu durumda dengeler tersine dönüyor. Cinsel olarak kadın, çok istekli, erkek isteksiz oluyor. Günümüzde bu durum o kadar yaygın ki. İstekli kadınlar ve isteksiz kocalar. Kadınların en büyük şikayeti. Ev içindeki iktidarı elinden alınan erkek, otomatik olarak yatak iktidarından da vazgeçmiş oluyor.</p>
<p>Allah (c.c) öyle bir sistem kurmuş ki neresinden delinirse, oradan insanın üstünde patlıyor. &#8220;Erkekler kadınlar üzerinde kavvamdır. (yönetici ve koruyucudurlar) ve &#8220;Saliha kadınlar kocalarına gönülden saygı duyarlar.&#8221; âyet-i kerîmesinin evliliklerin temelinde, yatağında, huzurunda, neşesinde ne kadar etkili olduğunu bilim de tasdik ediyor.</p>
<p>Şimdi artık kadın erkek el ele, birbirimizi suçlamadan, herkes kendi üzerine düşen hatayı kabul ederek bu tuzaktan çıkma zamanı.</p>
<p>Batı hangi niyetle kurmuştu bu tuzağı bilmiyorum; ama kendi kurduğu tuzağa düştü, şimdi çıkmaya çalışıyor. Amerika &#8220;Erkek olmak büyük imkansız&#8221; &#8220;Günümüzde erkek olmak kolay değil.&#8221; &#8220;Oğullarımıza ne yaptık&#8221; diye konuşurken, bizimkiler gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine bakarak, bir kaç kadın cinayetini delil olarak gösterip, erkekliğin bitirilmesine yardımcı olmaya çalışıyorlar.</p>
<p>Bir yandan kanunlar, bir yandan hormonlu besinlerle erkeklerin aldığı östrojen etkisi yapan gıdalar ve bir yandan kadın iktidarı, erkekliği bitirmek için uğraşıyor.</p>
<p>Bu vesile ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217; e tekrar sesleniyorum: Bize gazetelerin üçüncü sayfa haberlerini göstererek, kanun çıkaramazsınız. Bir yıl içinde toplam kaç cinayet işlendi, kaçında kadın öldürüldü, kadınlar kaç cinayet işledi ve en önemlisi kaç cinayette kadınlar azmettirici olarak kayıtlara geçti. Çünkü kadınlar fiziki güçleri zayıf olduğu için öldürmezler; fakat öldürecek bir erkeği kolayca kandırabilirler. Bunlar açıklansın topluma. Ve lütfen batıyı model alıyorsanız son gelişmelerini model alın, çöpe atmaya çalıştıklarını değil.</p>
<p>Sema Maraşlı &#8211; Haber 7<br />
www.cocukaile.net<br />
semamarasli@gmail.com</p>
<p>https://twitter.com/#!/semamarasli</p>
<p><a href="http://www.haber7.com/haber/20120119/Erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.php">http://www.haber7.com/haber/20120119/Erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.php</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklik-adim-adim-bitiriliyor-mu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peki Erkeklerin Hakları Ne Olacak?</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/peki-erkeklerin-haklari-ne-olacak.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/peki-erkeklerin-haklari-ne-olacak.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 13:57:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erkek hakları]]></category>
		<category><![CDATA[erkek nafakası]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[haber7]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadına nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlara askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sema maraşlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=337</guid>
		<description><![CDATA[Bakan Fatma Şahin&#8217;e Siz &#8220;Kadın Bakanı&#8221; değilsiniz, Aile Bakanısınız ve erkeklerin de haklarını korumak zorundasınız.&#8221; diye soran Haber 7 yazarı erkeklerin haklarını yazdı. Bu yapılanlara bakıldığında eşit fırsat falan görünmüyor, kanun yoluyla erkeklerden alıp kadınlara verme gibi bir durum var. Kadın gerçekten ihtiyaç sahibi ise onun yükünü eski kocası değil, devlet çekmeli. Biliyorum, yazdığım bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-338" title="semamarasli" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/semamarasli-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />Bakan Fatma Şahin&#8217;e Siz &#8220;Kadın Bakanı&#8221; değilsiniz, Aile Bakanısınız ve erkeklerin de haklarını korumak zorundasınız.&#8221; diye soran Haber 7 yazarı erkeklerin haklarını yazdı.</p>
<p>Bu yapılanlara bakıldığında eşit fırsat falan görünmüyor, kanun yoluyla erkeklerden alıp kadınlara verme gibi bir durum var. Kadın gerçekten ihtiyaç sahibi ise onun yükünü eski kocası değil, devlet çekmeli. Biliyorum, yazdığım bazı sorunların direk muhatabı siz değilsiniz; fakat aile bakanı olarak erkeklerin sorunları ile de ilgilenmek zorunda olduğunuz ve eşitliği savunduğunuz için bağlı olduğunuz bakanlar kuruluna teklif götürebilirsiniz.</p>
<p>Madem ki eşit bir dünya isteniyor, o zaman gerçekten eşitlik sağlansın. Batı ülkelerine, yüksek sayıda çalışan kadın rakamı verelim, modern görülelim derken erkeklere haksızlık yapılmasın. Pek çok kanun batıya bakarak yapılıyor. Batının iki yüzlü kanunları da politikaları da bizi ilgilendirmez. Zaten batının aile konusunda geldiği noktaya bakarak onları bu konularda kesinlikle model almamamız gerekir.</p>
<p>Kadına şiddet konusunda çalışmalarınız var. Şiddete uğrayan kadınlara elbette yardım edilmeli. Fakat konu öyle abartılıyor ki basın tarafından neredeyse bütün erkekler, şiddet yanlısıymış gibi gösteriliyor. Bu da işinde gücünde, ailesinin geçimi için canla başla çalışan pek çok erkeği zan altında bırakıyor. Neden yüz erkeğin hatasını yüz bin erkek çeksin ki? Şiddet konusundaki çalışmalar erkekleri zan altında bırakmadan yapılmalı.</p>
<p>Ayrıca şiddeti önlemek şiddetten sonra yapılacaklarla olmaz. Şiddetten sonra karakola gitmek ya da polis çağırmak bir çözüm değildir.</p>
<p>Öncelikle şiddetin tanımı iyi yapılmalıdır. Fiziki şiddet üzerinde durulurken, psikolojik şiddet hiç konuşulmuyor. Psikolojik şiddet, fiziki şiddetten daha hafif değildir. Kadınların erkeklere uyguladığı psikolojik şiddet önemsenmezken, erkeklerin kadınlara uyguladığı fiziki şiddet görülüyor sadece.</p>
<p>Kadın erkeğe sokak ortasında &#8220;şerefsiz, namussuz&#8221; gibi her türlü hakareti yapıyor, bu suç olmuyor, erkek kadına bir tokat atsa suç oluyor. Erkek attığı tokadın bedelini ödeyecekse, kadın da yaptığı hakaretlerin bedelini ödemeli; madem eşitlikten haktan hukuktan bahsediliyor. Karakollarda &#8220;psikolog polisler&#8221; olmalı. Kadın fiziki şiddette nasıl polisi arayabiliyorsa, erkek de &#8220;psikolog polisi&#8221; arayabilmeli. &#8220;Karım bana şu hakaretleri yaptı, ruh sağlığımı bozuyor, şikayetçiyim diyebilmeli.&#8221;</p>
<p>Şiddetini önlemek için işe yarayacak bir kaç önerim var:</p>
<p>Kadınlar, erkeklere hakaret etmeden konuşmayı öğrenirlerse şiddet önemli oranda azalacaktır. Kadına şiddet durumunda polis çağırmayı öğretmeden önce, erkekle nasıl konuşulur onu öğretmek lâzım. &#8220;Kadın hakaret ederse, erkek vurabilir.&#8221; demiyorum yanlış anlaşılmasın.</p>
<p>Kadının önce kendini korumayı öğrenmesi lâzım, yoksa polis gelene kadar canından olur. Kadının haklı ya da haksız olması önemli değildir. Mesela adam içmiş gelmiş, çocukların ekmek parasını içkiye vermiş, kadın haklı olarak şöyle diyor: &#8220;Allah belanı versin, yine zıkkımlanmışsın, ekmek paramızı içkiye yatırmışsın, pis sarhoş&#8221; Bu adamın, zil zurna kafayla bu sözlere karşı şiddet uygulaması hiç şaşılacak bir şey olmaz.</p>
<p>Kadın canın seviyorsa, haklı da olsa adama hakaret etmesin, madem fiziki güç erkeklerde, madem ona gücü yetmiyor. Kadın, devlete polise güvenip ağzına gelen hakareti erkeğe yaparsa, polis gelene kadar kadın canından olabilir. Bu yüzden kadınlara önce kendini korumayı öğretmek lâzım. Bu da ne eline silah vererek ne de savunma sporu öğreterek olur. Kadının en büyük silahı dilidir. Kadın dilini düzgün kullanırsa kendini koruyabilir.</p>
<p>Kadın cinayetlerinin çoğu ya erkek içkili iken ya da boşanma aşamasında gerçekleşiyor. Boşanma aşamasında kadın &#8220;nasıl olsa ayrılıyorum, babam abim yanımda&#8221; diye güvenerek erkeğe ağzına geleni sayıyor. Ayrıca pek çok boşanmada çocukların velayeti için ya da erkekten nafaka almak için dava dilekçelerine erkeğe yazılmayan iftira kalmıyor. Erkeğin sapıklığından tutun, aklınıza gelebilecek her türlü iftira atılıyor. Bir kaç yalancı şahit bulmak da pek zor olmuyor.</p>
<p>Elbette boşanan erkeklerin içinde kötüsü de, sapığı da, akıl hastası da vardır ve bunlar yazılmalıdır; ama bu kadar boşanan erkeklerin hepsinin kötü, kadınların da çoğunun iyi olması pek gerçekçi değil. Kadın erkeği cezalandırmak için çocukları babalarından kaçırıyor, çocuklarının yanında ya da sokak ortasında hakaretler ediyor, üstüne dava dilekçesinde iftira atıyor. Yine de bunlar, sebep ne olursa olsun, erkeğin cinayet işlemesinin asla haklı sebepleri değil tabii ki.</p>
<p>O zaman &#8220;Türk erkeği kadını kendi malı gibi görüyor, boşanmak istemiyor&#8221; gibi meselenin özüne inmeyen tespitler de bulunmak yerine &#8220;neden boşanma aşamasında bu kadar cinayetler işleniyor&#8221; onun araştırmasını yapıp, ailelere boşanırken yardımcı olunmalı.</p>
<p>Şiddeti önlemenin ikinci yolu cinsel eğitimdir. Evlilikte muhabbeti sağlayan en önemli şey &#8220;cinsel hayattır.&#8221; Toplumumuzda namus kavramından dolayı kızlar cinsellikten korkutularak büyütülüyor. Kadınların çoğu evlendikleri zaman cinsel isteksizlik yaşıyorlar ve eşleri ile birlikte olmak istemiyorlar. Erkekler de bu konuda eğitim almadıkları için eşlerine nasıl yardımcı olacaklarını, sorunu nasıl çözeceklerini bilemiyorlar. Cinsel sorunlar evlilikte öfkenin ve boşanmaların en önemli sebeplerinden biridir. Bu yüzden hem evlenecek olanlara, hem de evlilere mutlaka cinsel eğitim verilmelidir.</p>
<p>Aileyi çok ilgilendiren &#8220;feminizm&#8221; konusunda da bir kaç şey söyleyerek bitirmek istiyorum.</p>
<p>Kadınları kurban, erkekleri ise saldırgan ilan eden günümüz “feminist” yaklaşımı yanlış yönlendirici oluyor ve sorunları daha kötü hale getiriyor. Kadınların “iyi”, erkeklerin ise “kötü” olduğu yolundaki sosyal algılama, gerçekleri görmemizi engelliyor.</p>
<p>Aile bakanı olarak kadınlara eşitlik sağlama çalışmalarından ziyade iki tarafa da eşit bakar ve günümüz dünyasında sürekli ezilmeye ve aşağılanmaya çalışılan erkeklerin haklarını da korursanız çalışmalarınızla aileye gerçekten katkı da bulunacaksınızdır.</p>
<p>Son olarak bir kaç ay önce sitemize gelen Gaziantepli sizin hemşehriniz olan ve mailinde size de yardım için seslenen boşanma aşamasındaki bir erkekten gelen mektubun linkini vererek bitirmek istiyorum. Bu vesile ile onun sesini de size duyurmak isterim.</p>
<p>http://www.cocukaile.net/bosanan-erkekler-neler-cekiyor/</p>
<p>Saygılarımla&#8230;</p>
<p>Sema Maraşlı / Haber 7<br />
www.cocukaile.net<br />
semamarasli@gmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/peki-erkeklerin-haklari-ne-olacak.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kavga Etmeye Yatkın Velilerle Baş Etme</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/kavga-etmeye-yatkin-velilerle-bas-etme.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/kavga-etmeye-yatkin-velilerle-bas-etme.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 16:35:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[kavgaya yatkın veliler]]></category>
		<category><![CDATA[okul psikolojik danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[okul rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Danışma ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik ve psikolojik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[veli görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[veliler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=328</guid>
		<description><![CDATA[Okul psikolojik danışmanlarının(rehber öğretmenlerin) ve diğer branş öğretmenlerin, okul yöneticilerinin çoğu zaman başına gelebilecek durumlardan biriside kavga etmeye yatkın bir veliyle görüşme yapma zorunluluğu ya da gönüllülüğüdür. Kızgın ve kavgacı velilerle iletişim kurabilmek ve iş birliği yapabilmek imkansız değildir. Her çocuk gibi her ailede farklıdır. Bu farklılığı kabullenmek ve hazırlıklı olmak danışmanın temel görevlerindendir. Kızgın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okul psikolojik danışmanlarının(rehber öğretmenlerin) ve diğer branş öğretmenlerin, okul yöneticilerinin çoğu zaman başına gelebilecek durumlardan biriside kavga etmeye yatkın bir veliyle görüşme yapma zorunluluğu ya da gönüllülüğüdür.</p>
<p>Kızgın ve kavgacı velilerle iletişim kurabilmek ve iş birliği yapabilmek imkansız değildir. Her çocuk gibi her ailede farklıdır. Bu farklılığı kabullenmek ve hazırlıklı olmak danışmanın temel görevlerindendir.</p>
<p>Kızgın ve kavgacı bir veli ile baş etme yolları Margolis ve Brannigan (1986)&#8217; a göre şu 5 maddedir:</p>
<ol>
<li>Veli ağzı bozuk bir yaklaşımla gelirse sakinliğinizi koruyun, göz temasını sürdürün ve sessiz kalın. Atılımı sona erdiğinde rahatsızlığını tekrar ifade etmesini rica edin ve bu şekilde onu daha iyi anlayabileceğinizi ifade edin.</li>
<li>Size söylenenlerin yansıtıcı özetini yapın. Güven oluşturmak için empatik bir tarzda dinleyin.</li>
<li>Velinin rahatsızlığını daha iyi anlayabilmek için açık uçlu sorular sorun. Bu sorular &#8221; ne? &#8221; ve &#8221; nasıl? &#8221; sorularıdır. Örneğin &#8221; Bu durumu nasıl değiştirebileceğimizi düşünüyorsunuz? &#8221; gibi.Amaç velinin öfkesini dağıtmak, onlara her koşulda kabul edildiklerini göstermek.</li>
<li>Velinin kendisini ifade etmesini sürdürmesini sağlayın. Anlattıklarının gayet iyi anlaşıldığını ona açıkça iletin.</li>
<li>Üzerinde ortak karara varılan noktaları özetleyin.</li>
</ol>
<div><em>bu yazı; blog yazarlığı, psikolojik danışmanlık, teknolojik konular ve daha bir çok farklı konu ile ilgili  yayın yapan <a href="http://firatyalcin.com/">http://firatyalcin.com</a>’dan <a href="http://www.firatyalcin.com/p/kimim-ben.html" target="_blank">fırat yalçın</a> tarafından yazılmıştır.</em><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-330" title="kizginveli" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/kizginveli-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></div>
<div style="text-align: right;"><a style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" href="http://www.firatyalcin.com/p/kimim-ben.html" target="_blank"><img style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; background-image: initial; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; border-color: initial !important; border-image: initial !important; border-style: initial !important; border-width: 0px !important;" src="http://signatures.mylivesignature.com/54489/360/19FC95338155B7536A3BAF2B7019E226.png" alt="" /></a><span style="color: red;"><strong>Psikolojik Danışmanlık Öğrencisi</strong></span></div>
<div style="text-align: right;"><strong><span style="color: blue;">Fırat YALÇIN</span></strong></div>
<div style="text-align: right;"><span style="color: red;"><strong>Dokuz Eylül Üniversitesi</strong></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/kavga-etmeye-yatkin-velilerle-bas-etme.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerin Sadece Yüzde Otuzu Güvenilir Erkek</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-guvenilir-erkek.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-guvenilir-erkek.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 May 2011 08:12:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkek ve kadın]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklere güven]]></category>
		<category><![CDATA[güvenilir erkek]]></category>
		<category><![CDATA[ilkim oztan]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[yalanı erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[yalancı erkek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=289</guid>
		<description><![CDATA[(İlkim Öztan yazdı.. )  Oranın çok düşük olduğu gün gibi ortada. Erkeklerin sadece ve sadece % 30 gibi az bir oranının &#8216;güvenilir&#8217; olması, erkekler için üzücü bir durum. Yoksa bu hal, biz kadınlar açısından mı daha vahim? &#160; Erkek Kandırdığını Sanıyor Ezelden beri mi böylemiydi yoksa günümüz erkeğine has bir durum mu bilinmiyor ama erkeklerin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>(İlkim Öztan yazdı.. )  <img class="alignnone size-thumbnail wp-image-290" title="ilkim_oz_" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/05/ilkim_oz_-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />Oranın çok düşük olduğu gün gibi ortada. Erkeklerin sadece ve sadece % 30 gibi az bir oranının &#8216;güvenilir&#8217; olması, erkekler için üzücü bir durum. Yoksa bu hal, biz kadınlar açısından mı daha vahim?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Erkek Kandırdığını Sanıyor</strong><br />
Ezelden beri mi böylemiydi yoksa günümüz erkeğine has bir durum mu bilinmiyor ama erkeklerin, kadınlara çok fazla yalan söylediklerini gösteriyor araştırma sonuçları. Ve yine istatistiklere göre<br />
*Gelir düzeyi düşük erkekler, eşlerine çok az yalan söylüyor,<br />
*Gelir düzeyi yüksek erkekler, eşlerine fazla yalan söylüyor,<br />
*Eğitim düzeyi düşük erkekler, eşlerine fazla yalan söylüyor,<br />
*Eğitim düzeyi yüksek erkekler, eşlerine az yalan söylüyor.</p>
<p>Bir de kadınlar açısından bakarsak, ister eğitimi düşük ya da yüksek olsun, ister geliri az ya da çok olsun, her kadın eşinin yalan söylediğini anlıyor. Kimi, eşinin yalanlarını yüzüne vuruyor, kimi ise vurmuyor. Yani sonuçta erkek, kendisini akılı görüp, eşini kandırdığını sanıyor ama aslında kendisi küçük duruma düşüyor.</p>
<p><strong>Erkeklerin En Çok Başvurduğu Yalanlar</strong><br />
*Toplantıdaydım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yazının devam için  <a href="http://www.ankarameydani.com/root.vol?title=erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-93guvenilir-erkek-39&amp;exec=page&amp;nid=153897">http://www.ankarameydani.com/root.vol?title=erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-93guvenilir-erkek-39&amp;exec=page&amp;nid=153897</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-guvenilir-erkek.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okullarda Marka Çıkmazı</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/okullarda-marka-cikmazi.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/okullarda-marka-cikmazi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 May 2011 19:18:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ergen Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Psikoloji Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerde marka takıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[marka takıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[Marka düşkünlüğü çocukların dünyasında ciddi bir fenomene dönüşmüş durumda. Anaokuluna giden çocuklar bile markalı çantalar, ayakkabılar istiyor. Ayakkabı, mont ve saat en popüler farklılık objesi. Çocuklar, kendilerini özel hissettiklerini, ilgi çekmek için marka tercih ettiklerini söylüyor. Özel okullarda ise Blackbery, iPhone gibi pahalı telefonlar dikkat çekiyor. Marka tutkusu, sadece genç ve yetişkinleri değil çocukları da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Marka düşkünlüğü çocukların dünyasında ciddi bir fenomene dönüşmüş durumda. Anaokuluna giden çocuklar bile markalı çantalar, ayakkabılar istiyor. Ayakkabı, mont ve saat en popüler farklılık objesi. Çocuklar, kendilerini özel hissettiklerini, ilgi çekmek için marka tercih ettiklerini söylüyor. Özel okullarda ise Blackbery, iPhone gibi pahalı telefonlar dikkat çekiyor.</p>
<p>Marka tutkusu, sadece genç ve yetişkinleri değil çocukları da etkiliyor. Özellikle de gençlerin daha fazla önem verdiği &#8216;marka giyinme&#8217; merakı artık 4-5 yaşlarındaki çocukların da ilgi alanında. &#8216;Çocuğum en iyisine layık, ona her şeyin en iyisini almalıyım&#8217; düşüncesiyle büyütülen çocuk, en iyinin ölçüsünü marka olarak görmeye başladı. Küçük çocukların tokaları, çantaları, oyuncakları dahi &#8216;markalı&#8217; olmaya başladı. Bu durum okullarda zirveye çıkmakta ve aşikâr bir şekilde görülmekte.</p>
<p>İlk durağımız 700 öğrenciye sahip İstanbul Avcılar&#8217;da bir devlet okulu. Dersin bitiş müjdesini veren</p>
<p>Haberin Devamı:<a href=" http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1126963&amp;title=okullarda-markalar-konusuyor "> http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1126963&amp;title=okullarda-markalar-konusuyor </a></p>
<p>Resim Kaynağı: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1126963&amp;title=okullarda-markalar-konusuyor<img class="alignnone size-thumbnail wp-image-282" title="markaokul" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/05/markaokul-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/okullarda-marka-cikmazi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dayak Eğitim Değildir</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/dayak-egitim-degildir.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/dayak-egitim-degildir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 May 2011 19:15:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[0-6 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[12-18 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[18 Yaş ve Üzeri]]></category>
		<category><![CDATA[6-12 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Anne-Baba Çocuk İlişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukları dövmek]]></category>
		<category><![CDATA[dayak]]></category>
		<category><![CDATA[dayakla eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=279</guid>
		<description><![CDATA[Yetişkinler çoğunlukla öfkelerini yenemediklerinde çocuklara dayak atabiliyorlar. Ancak bunun bir eğitim anlayışı haline dönüşmesi, büyük tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Uzman Psikolojik Danışman Durul Mert, dayak konusunda aileleri uyarıyor. Bazı anne babalar, dayağın çocuk eğitiminde gerekli olduğunu düşünürler. Çünkü onlar da kendi anne ve babalarından öyle görmüşlerdir. Çocuklarını dövdükleri için hiç rahatsızlık duymazlar. Bazı anne babalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-280" title="dayak" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/05/dayak-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />Yetişkinler çoğunlukla öfkelerini yenemediklerinde çocuklara dayak atabiliyorlar. Ancak bunun bir eğitim anlayışı haline dönüşmesi, büyük tehlikeleri de beraberinde getiriyor.</p>
<p>Uzman Psikolojik Danışman Durul Mert, dayak konusunda aileleri uyarıyor.</p>
<p>Bazı anne babalar, dayağın çocuk eğitiminde gerekli olduğunu düşünürler. Çünkü onlar da kendi anne ve babalarından öyle görmüşlerdir. Çocuklarını dövdükleri için hiç rahatsızlık duymazlar. Bazı anne babalar da dövdükten bir süre sonra yaptıklarından pişmanlık duyar, çocuğa sarılır, öper hatta özür dilerler.<br />
Çocuk, canı yandığı, incitildiği için öfke duyar ama bunu ifade edemez çünkü bunu ona yapan annesi babası ya da bir biçimde bağımlı olduğu bir başka yetişkindir. Onlara duyduğu sevgi ile onların ruhunda yarattığı hasarı birbiriyle uzlaştıramaz.</p>
<p>Haberin Devamı:<a href="http://www.risalehaber.com/news_detail.php?id=105903"> http://www.risalehaber.com/news_detail.php?id=105903 </a></p>
<p>Resim Kaynağı: http://www.risalehaber.com/news_detail.php?id=105903</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/dayak-egitim-degildir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Samsun İlkadım Aile İçi İletişim Semineri</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/samsun-ilkadim-aile-ici-iletisim-semineri.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/samsun-ilkadim-aile-ici-iletisim-semineri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 May 2011 19:02:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[0-6 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[12-18 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[6-12 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Anne-Baba Çocuk İlişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilkadım]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[samsun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=275</guid>
		<description><![CDATA[Samsun&#8217;un İlkadım İlçesinde, aile içi şiddet bilgilendirme semineri düzenlendi. İlkadım Belediyesi Unkapanı Kültür Merkezi&#8217;nde, Halk Eğitim Merkezi&#8217;nde çeşitli branşlarda eğitim gören yaklaşık bine yakın bayan kursiyere, aile içi şiddete yönelik seminer verildi. Emniyet Müdürlüğü, Samsun Barosu ve sağlık kuruluşlarının koordinatörlüğü ile düzenlenen &#8216;Aile İçi Şiddet&#8217; semineri ile şiddete maruz kalmış veya her an şiddet görebilme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun&#8217;un İlkadım İlçesinde, aile içi şiddet bilgilendirme semineri düzenlendi.</p>
<p>İlkadım Belediyesi Unkapanı Kültür Merkezi&#8217;nde, Halk Eğitim Merkezi&#8217;nde çeşitli branşlarda eğitim gören yaklaşık bine yakın bayan kursiyere, aile içi şiddete yönelik seminer verildi.</p>
<p>Emniyet Müdürlüğü, Samsun Barosu ve sağlık kuruluşlarının koordinatörlüğü ile düzenlenen &#8216;Aile İçi Şiddet&#8217; semineri ile şiddete maruz kalmış veya her an şiddet görebilme ihtimali olan bayanlara şiddet karşısında nasıl davranmaları gerektiği öğretildi.</p>
<p>Toplum tarafından aile içi şiddetin yalnızca fiziksel yönden değerlendirildiğini belirten sosyolog Gülen Acar, &#8220;Halk içinde şiddet fiziksel</p>
<p>Haberin devamı:&gt;&gt;&gt; <a href=" http://www.haber3.com/aile-ici-siddet-bilgilendirme-semineri-815983h.htm">Tıklayın</a> http://www.haber3.com/aile-ici-siddet-bilgilendirme-semineri-815983h.htm</p>
<p>Resim Kaynağı: Google Görsellerden&gt;&gt;&gt; http://www.boyabatanaokulu.k12.tr/aletkn.html<img class="alignnone size-thumbnail wp-image-276" title="aile" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/05/aile-150x150.gif" alt="" width="150" height="150" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/samsun-ilkadim-aile-ici-iletisim-semineri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Sağlık Kuruluşları Adres Telefon Bilgileri</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/cinsel-saglik-kuruluslari-adres-telefon-bilgileri.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/cinsel-saglik-kuruluslari-adres-telefon-bilgileri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 07:44:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel danışma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel rahatsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar ankara]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar trakya]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar var]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik danışma merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik telefon]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellikle ilgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=273</guid>
		<description><![CDATA[CİNSEL SAĞLIK KURULUŞLARI Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Cinsel İşlev Bozuklukları Değerlendirme ve Tedavi Merkezi Adres: Ankara Tel: (0312) 362 30 30 / 6697 / 6499 Fax: (0312) 362 30 30 / 6697 / 6499 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Cinsel İşlev Bozuklukları Tedavi Merkezi Adres: Van Tel: (0432) 216 47 06 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-274" title="cinsellik" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/04/cinsellik-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />CİNSEL SAĞLIK KURULUŞLARI</p>
<p>Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />
Psikiyatri Ana Bilim Dalı Cinsel İşlev<br />
Bozuklukları Değerlendirme ve Tedavi Merkezi<br />
Adres: Ankara<br />
Tel: (0312) 362 30 30 / 6697 / 6499 Fax: (0312) 362 30 30 / 6697 / 6499</p>
<p>Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />
Cinsel İşlev Bozuklukları Tedavi Merkezi<br />
Adres: Van<br />
Tel: (0432) 216 47 06 Fax: (0432) 216 47 06</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi<br />
Üroloji Ana Bilim Dalı<br />
Cinsel Fonksiyon Bozuklukları ve İnfertilite Birimi<br />
Adres: İstanbul<br />
Tel: (0212) 588 48 00 Fax: (0212) 588 48 00<br />
Psikiyatri Ana Bilim Dalı<br />
Cinsellik ve Cinsel Tedaviler Birimi<br />
Telefon : (0212) 414 24 15</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi<br />
Cinsel Fonksiyon Bozuklukları<br />
Telefon : (0212) 414 35 26</p>
<p>Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi<br />
Cinsel İşlev Bozuklukları Polikliniği<br />
Telefon : (0212) 543 65 65 / 2028 dahili</p>
<p>Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi<br />
Psikiyatri Servisi<br />
Telefon : (0212) 534 69 00 / 1020 ve 1811 dahili</p>
<p>Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />
Psikiyatri Ana Bilim Dalı<br />
Telefon : (0284) 235 76 41 / 1146 dahili</p>
<p>Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />
Psikiyatri Ana Bilim Dalı<br />
Cinsel İşlev Bozuklukları Değerlendirme ve Tedavi Birimi<br />
Telefon : (0216) 325 06 12</p>
<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />
Psikiyatri Ana Bilim Dalı<br />
Cinsel İşlev Bozuklukları ve Cinsel Danışma Birimi<br />
Telefon : (0222) 239 29 79 / 3600 dahili</p>
<p>Kaynak: http://www.cised.org.tr/icerik/307/cinsel-saglik-kuruluslari</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/cinsel-saglik-kuruluslari-adres-telefon-bilgileri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu kız Einsteinden Daha Zekiymiş</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/bu-kiz-einsteinden-daha-zekiymis.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/bu-kiz-einsteinden-daha-zekiymis.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 18:09:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Psikoloji Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[einstein]]></category>
		<category><![CDATA[en dahi]]></category>
		<category><![CDATA[iq seviyesi. en zeki]]></category>
		<category><![CDATA[madonna]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka seviyesi. iq]]></category>
		<category><![CDATA[zeka yaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=256</guid>
		<description><![CDATA[Albert Einstein&#8217;dan Daha Zeki! Victoria Cowie adlı 11 yaşındaki İngiliz öğrencinin, IQ&#8217;su 160 olan Albert Einstein, Stephen Hawking ve Bill Gates gibi dahilerden yüksek olduğu görüldü. Cowie, 162&#8242;lik IQ&#8217;su ile ünlü bilim adamlarını geçti. Cowie, &#8220;Sonuçları alınca gerçekten şaşırdım. Her zaman seki ve farklı olduğumu düşünürdüm ancak bu kadarını beklemiyordum. Puzzle yapmaktan ve dışarıda aktivitelere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Albert Einstein&#8217;dan Daha Zeki!</p>
<p>Victoria Cowie adlı 11 yaşındaki İngiliz öğrencinin, IQ&#8217;su 160 olan Albert Einstein, Stephen Hawking ve Bill Gates gibi dahilerden yüksek olduğu görüldü. Cowie, 162&#8242;lik IQ&#8217;su ile ünlü bilim adamlarını geçti. Cowie, &#8220;Sonuçları alınca gerçekten şaşırdım. Her zaman seki ve farklı olduğumu düşünürdüm ancak bu kadarını beklemiyordum. Puzzle yapmaktan ve dışarıda aktivitelere katılmaktan çok hoşlanıyorum. Büyüdüğümde bilim üzerine eğitim almak istiyorum. Özellikle biyoloji ilgimi çekiyor. Bunların yanı sıra dans etmeyi ve müzik enstrümanları çalmayı çok seviyorum&#8221; diyor.</p>
<p>Victoria, sadece bir çocuk ve henüz IQ testinin sonuçlarını arkadaşlarıyla paylaşmamış. Victoria&#8217;nın annesi Alison, kızıyla gurur duyuyor ve onun yaşıtlarına göre daha zeki olduğunu anladığını, okulda da başarılı olduğunu söyledi.</p>
<p>İşte Bazı Ünlülerin IQ&#8217;ları</p>
<p>* Napolyon &#8211; 145<br />
* Stephen Hawking &#8211; 160<br />
* Albert Einstein &#8211; 160<br />
* Bill Gates &#8211; 160<br />
* Sigmund Freud &#8211; 156<br />
* Arnold Schwarzenegger &#8211; 135<br />
* Madonna &#8211; 140<br />
* Quentin Tarantino &#8211; 160<br />
* Hillary Clinton &#8211; 140<br />
* Bill Clinton &#8211; 135<br />
* Nicole Kidman &#8211; 132</p>
<p>Kaynak: http://haber.mynet.com/detay/ilginc-haberler/albert-einsteindan-daha-zeki/559971<img class="alignnone size-thumbnail wp-image-257" title="dahi-kiz" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/04/dahi-kiz-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/bu-kiz-einsteinden-daha-zekiymis.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dost Diye Diye</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/dost-diye-diye.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/dost-diye-diye.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Apr 2011 20:32:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arkadaşlık İlişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=254</guid>
		<description><![CDATA[Dost Diye Diye Mehmet Berat IRMAK kaleme aldı, KAPAKTAKİLER bölümünde yayınlandı. İnsanın bu “kaypak” dünyada tutunmasını sağlayan, varlığını anlamlı kılan biraz da dostlarıdır. Lügatinde dosta ve dostluğa dair kelimeler bulunmayan bir dil ne kadar soğuk, o lügatin sahibi topluluk ne kadar bedbaht bir topluluktur. Dostu ve dostluğu yaratan Allah’a hamdolsun, başta peygamberler olmak üzere cümle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dost Diye Diye</p>
<p>Mehmet Berat IRMAK kaleme aldı, KAPAKTAKİLER bölümünde yayınlandı.</p>
<hr />
<p><strong>İnsanın bu “kaypak” dünyada tutunmasını sağlayan, varlığını anlamlı kılan biraz da dostlarıdır.</strong></p>
<p>Lügatinde  dosta ve dostluğa dair kelimeler bulunmayan bir dil ne kadar soğuk, o  lügatin sahibi topluluk ne kadar bedbaht bir topluluktur. Dostu ve  dostluğu yaratan Allah’a hamdolsun, başta peygamberler olmak üzere cümle  dostlara, Allah dostlarına selam olsun&#8230;</p>
<p>Dost kardeşin  kardeşidir, desek yalan söylemeyiz. Yeryüzünde “dost” olarak gördüğümüz  kişiler yerine göre kardeşten daha evlâdır. İnsanın bu “kaypak” dünyada  tutunmasını sağlayan, varlığını anlamlı kılan biraz da dostlarıdır.  Allah cümle insanları iyilerle karşılaştırsın duasında bulunalım ve  diyelim ki; kimle beraber olduğunuz kimliğinize de yansımaktadır. Sizin  kim olduğunuz kimlerle düşüp kalktığınıza, sırrınızı kimlerle  paylaştığınıza bağlıdır. Kimseden dost olmayacağını söylemek ne kadar  abes ise, her önüne gelene dost gözüyle bakmak da o kadar abestir.</p>
<p>Dost  seçilendir, onun için seçkindir; arkadaşlığınız da, yoldaşlığınız da bu  kişilerin “dost” olmasıyla anlam kazanmaktadır. “Önce refik sonra  tarik” hikmetindeki “refik”, dostun ta kendisidir. Dost vardır, çıkılmaz  yokuşları, geçilmez uçurumları size hissettirmeden “yol” yapar. Dost  diye bildiğiniz vardır; düz yolda ayağınızın tökezlemesine yol açmakla  kalmaz, onu da sırtınızda taşımak zorunda kalırsınız. Onun için Doğu’nun  büyük bilgesi Sadi, “Dost, dostuna yolunun üzerindeki dikenleri  gösteren kişidir.” sözünü boşuna söylememiştir.</p>
<p>Dostun sözünün  acılığından şikayet etmeyin, duyduğunuz acı/acılık, dostsuz kaldığınızda  yüz üstü düşeceğiniz hayatın size sunduğu zehir dolu kadehten daha acı  olmayacaktır. Varsın, dost acı söylesin. O acı, yalancı dostun dünyayı  toz pembe gösteren aynasından daha bereketlidir.</p>
<p>Dost “bereket”  demektir. İnsanoğlunun tekamülünde, ruhunda taşıdığı yeteneklerin  inkışafında en büyük tesiri ona dostları yapmıştır. Mevlâna üstadımızın,  bugün dünyayı etrafında pervane kılan bilgeliğinin, derinliğinin  müsebbibi Tebrizli Şems’ten başkası değildir.</p>
<p>Hazreti  Peygamber’in yol arkadaşları, önce akrabalarından ziyade dostlarıdır.  İnsanlığı fıtrat dinine çağıran o Yüce Elçi’nin dostları, o gökte bir  yıldız olan güzel insanlar, dostun dostu için hangi cefaya  katlanabileceğini cümle cihana yaşayarak göstermişlerdir.</p>
<p>Dostun  her şeyi paylaşılanı, yeryüzünde, “halk içinde yüzdeki ben” sayısı  kadar azdır. Ondan dolayıdır ki insan dostlarıyla da hangi kulvarda  dostluk edeceğini iyi bilmelidir. Dosttan dosta fark vardır.</p>
<p>Bundan  da dost olur mu diye kimseyi küçümsemeyelim. Herkesin bilgisine,  görgüsüne, donanımına, meşrebine göre dostları vardır. Sizin dostluğa  değer görmediğiniz birisi başka birinin “has dostu” olabilir. “Nâdânlar  eder sohbet-i nâdânla telezzüz / Divânelerin hemdemi divane gerektir.”  diyen Ziya Paşa, Allah bilir ya, doğru söylemiştir.</p>
<p>“Bir dost  bulamadım gün akşam oldu” diyen Kul Himmet üstadımızın çığlığı,  nihayetinde insanın ezeli yalnızlığına, “elif” oluşuna göndermedir ve  insan hayatını özetlemektedir. Yoksa, bunu diyen şairin de halince  hatırınca ve dahi yeterince dostu olduğundan kimsenin kuşkusu  bulunmamalıdır.</p>
<p>Bir insana “Dostum!” diye hitap etmek, ona kardeş  diye seslenmekten daha sıcaktır. Kardeşlik seçilmeyen bir şeydir,  yeryüzünde kimsenin kardeşini seçme gibi bir tasarrufu söz konusu  değildir. Ne var ki dost seçilendir, özeldir.</p>
<p>Semerkand Dergisi</p>
<p>Ocak 2007 97. Sayı</p>
<p>Resim Kaynağı:</p>
<p>http://www.fotogezgin.com/goremeyen_yazi.asp?haberID=982<img class="alignnone size-thumbnail wp-image-255" title="dost" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/04/dost-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/dost-diye-diye.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

