<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Psikolojik Danışman &#187; psikolog</title>
	<atom:link href="http://www.psikolojikdanisman.org/tag/psikolog/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.psikolojikdanisman.org</link>
	<description>Karanlıktan Aydınlığa...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 19:06:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Türk PDR Derneği Sorularımıza Cevap Verdi.</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-dernegi-sorularimiza-cevap-verdi.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-dernegi-sorularimiza-cevap-verdi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 12:36:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde psikolojik hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[PDR]]></category>
		<category><![CDATA[pdr derneği]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik ve psikolojik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Türk PDR Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[www.psikolojikdanisman.org olarak Türk PDR Derneğine bazı sorular sormuştuk.  Türk PDR Derneği yönetim kuruluna sitemize gönderdiği cevaptan dolayı teşekkür ederiz. Önceki haberimizde de belirttiğimiz gibi gelen cevabı aynen yayınlıyoruz.  Psikolojik Danışmanların bilmesi gereken  konulara  cevap verildiğinden dolayı, verilen cevabı psikolojik danışmanların ve psikolojik danışman adaylarının okumasını öneririz. Verilen cevapların Türk PDR Derneğinin üye sayısında artışa sebep [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-336" title="pdrder" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/pdrder-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />www.psikolojikdanisman.org olarak Türk PDR Derneğine bazı sorular sormuştuk.  Türk PDR Derneği yönetim kuruluna sitemize gönderdiği cevaptan dolayı teşekkür ederiz. Önceki haberimizde de belirttiğimiz gibi gelen cevabı aynen yayınlıyoruz.  Psikolojik Danışmanların bilmesi gereken  konulara  cevap verildiğinden dolayı, verilen cevabı psikolojik danışmanların ve psikolojik danışman adaylarının okumasını öneririz. Verilen cevapların Türk PDR Derneğinin üye sayısında artışa sebep olmasını temenni ederek kendilerine başarılar dileriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>1. Derneğinize PSİKOLOJİ, SOSYOLOJİ, FELSEFE, EĞİTİM PROGRAMLARI mezunu olup da halen psikolojik danışman / rehber öğretmen olarak çalışanlar da üye olabiliyorlar mı?</p>
<p>Türk PDR-DER: Derneğimizin yürürlükte olan tüzüğüne gore üyeliği düzenleyen 6.madde hükmü aşağıda sunulmuştur:</p>
<p>Asli Üye Olabilme Koşulları<br />
a. Medeni haklara sahip, 18 yaşını bitirmiş olmak.<br />
b. T.C. vatandaşı olmak veya Türkiye‟de kanunlar çerçevesinde oturma hakkını elde etmiş olmak.<br />
c. Yurt içi veya YÖK tarafından denkliği kabul edilen yurt dışı üniversitelerin birinde Psikolojik Danışma ve Rehberlik ile Eğitimde Psikolojik Hizmetler lisans programından/bölümünden /anabilim dalından mezun olmak veya farklı disiplinlerden mezun olup mezuniyet sonrası tezli lisansüstü eğitimini bu alanda tamamlamış olmak.<br />
d. Üyelik giriş aidatı 15 YTL.ödemek ve tüzükte belirtilen aidatı ödemeyi kabul etmek .</p>
<p>Bu üyelik koşulları Şubeler için de geçerli olup, koşullara aykırı üye kaydı yapılamaz.</p>
<p>Derneğimiz Psikolojik Danışma ve Rehberlik bilim dalı ve meslek alanının gelişimi ve bu alandan mezun olan meslekdaşlarımızın haklarını korumayı amaçlayan bir meslek derneğidir. Bu nedenle madde hükmünden de anlaşılacağı gibi Felsefe ve Sosyoloji mezunları başta olmak üzere PDR veya EPH alanının dışında diğer alanlardan mezunları üye olarak kabul edememekteyiz.<br />
2.Türk PDR derneği olarak, alan dışından atanan FELSEFE, SOSYOLOJİ, PSİKOLOJİ, EĞİTİM PROGRAMCILIĞI gibi alanlardan mezun olanların bazılarının tezli/veya tezsiz yüksek lisans yaparak bazılarının bakanlık tarafından eğitime alınarak psikolojik danışman olarak atanmasının önüne geçmek amacıyla ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?</p>
<p>Türk PDR-DER: Alan dışılar, derneğimiz açısından asla kabul edilebilir bir durum olarak görülmemektedir. Derneğimiz tarihi boyunca da konuya bu şekilde yaklaşılmıştır.</p>
<p>Konunun önüne geçilmesine yönelik olarak;</p>
<p> Basın açıklamaları,<br />
 Bakanlık ile Genel Müdür’den Bakan’a kadar çeşitli düzeylerde yapılan görüşmeler,<br />
 Kitlesel gösteriler,<br />
 Yargıya başvurma,<br />
boyutunda tepkiler gösterilmiştir. Alanda çalışanların %25’i alan dışılardan oluşmaktadır. Bu durum mesleğin niteliği açısından bir tehdit olarak görülmektedir. Sorunun nihai çözümünün faklı alanlardan rehber öğretmen kadrosuna atanan kişilerin varsa kendi kadrolarına (felsefe, sosyoloji gibi), yoksa kendi kadroları oluşturularak (program geliştirme, ölçme değerlendirme) geçişleri ile mümkün olacağı düşünülmektedir.<br />
3. PSİKOLOJİ MEZUNLARI SİZE GÖRE ALAN DIŞI MIDIR? (Net cevabınızı bekliyorum)</p>
<p>Türk PDR-DER: Psikoloji mezunları da alan dışıdır. Ancak psikoloji mezunlarının veya psikolojinin diğer alanlardan bir farklılığı söz konusudur. Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı da psikoloji’den ayrımlaşmış olan bağımsız bir bilim dalı ve meslek alanıdır. Bilindiği gibi esasen tüm bilim dalları felsefeden ayrımlaşmıştır. Bir dönem Psikoloji’de tıp ve özellikle psikiyatri’den kendini ayrımlaşmıştır. Benzer ayrımlaşma sorunları psikiyatri ve psikoloji arasında da halen yaşanmaktadır. Bir dönem psikiyatri derneklerine psikoloji mezunları da dahil edilmekteydi. Ancak Psikiyatri ayrı bir bilim dalı olması nedeni ile psikoloji mezunlarını kabul etmemeye başlamışlerdır. Bu durumda psikoloji mezunları da kendi dernekleşme çalışmalarına başlamıştır. İlk aşamada psikologlar derneği de 1986 yılından itibaren kendi mezunlarının ancak üye olarak kabul edilebileceğini ilan etmiştir. Bu süreçte ülkemizde de bağımzız bir bilim ve meslek dalı olarak gelişmeye başlayan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Alanı’nın mezunlarına yönelik olarak bir mesleki derneğin kurulması ihtiyacı doğmuş ve 1989’da derneğimiz kurulmuştur. Bu farklılık nedeniyle rehber öğretmen kadrolarına atanıyor olmaları diğer alan dışılarla aynı kategoride değerlendirilmemiştir. Bunun böyle olması psikoloji’den farklılığımızı ve de alan dışılığı gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır.</p>
<p>Psikoloji mezunlarının alan içindeki durumu mesleğimizin olgunluğuyla ilişkili bir durumdur. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bilim dalı ve mesleği olgunlaştıkça Geçmiş yıllarda dernek tüzüğüne gore psikoloji mezunları da derneğimize üye olabiliyorlardı ve bu çerçevede derneğimiz üyesi psikoloji mezunları vardır ve üyelik konumlarında bir farklılık yoktur. Ancak şu an yürürlükte olan tüzüğümüze gore psikoloji mezunları da digğer alan dışılar gibi derneğimize üye olamamaktadırlar.</p>
<p>Bir başka nokta da Talim ve Terbiye Kurulu Kararlarında görülmektedir. Önceki TTK Kararlarında psikoloji mezunları doğrudan rehber öğretmen olarak atanabilirken, şu anda pedegojik formasyon almaları şartı aranmaktadır.</p>
<p>4. Şayet psikoloji mezunları alan dışı değil ise, PDR mezunlarının da psikoloji mezunlarının sahip olduğu hakların aynısına sahip olabilmeleri için ne tür çalışmalar yaptınız?</p>
<p>Türk PDR-DER: Psikoloi mezunlarına ilişkin değerlendirmemiz bir önceki soruda ortaya konulmuştur. Derneğimiz alanımızın bağımsız bir alan olmasından hareketle ülkemizde psikolojiden bağımsız olarak konumlanması ve mesleğin gelişimini hedeflemektedir. Kendimizi bir başka disipline gore değil, mesleğimizin bilimsel gelişimi, literatür ve toplumun ihtiyacına gore tanımlamanın daha yararlı olduğu düşünülmektedir. Bu konuda Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanının Okul Psikolojik Danışmanlığı, Rehabiltasyon Psikolojik Danışmanlığı, Kariyer Psikolojk Danışmanlığı, Rehabilitasyon Psikolojik Danışmanlığı, Ruh Sağlığı Psikolojik Danışmanlığı, Evlilik ve Aile PsikolojiK Danışmanlığı gibi beş alanda ülkemizde gelişimi gözlenmektedir.</p>
<p>Bir başka ifade ile diğer displinlerin ne yaptığı ya da yapmadığına göre değil, kendi mesleki yeterliliklerimizi, kimseyi ötekileştirmeden ortaya koyarak kendimizi anlatma çabasındayız.</p>
<p>5. Ve; PSİKOLOJİ, FELSEFE, SOSYOLOJİ, EĞİTİM PROGRAMLARI mezunları madem rehber öğretmen olarak atanabiliyorlar, rehber öğretmenlerin de bu alanlardan mezun olanların haklarına sahip olabilmelerini sağlamak için ne gibi çalışmalar yaptınız?</p>
<p>Türk PDR-DER: Derneğimiz her mesleğin değerliliği ilkesinden hareketle, herkesin yetiştiği alanda istihdamının bir insan hakkı ve de hizmet verdiğimiz topluma bir saygı gereği olduğunu kabul etmekte, dernek çalışmalarını ve mesleğin savunuculuğunu da bu perspektifle yürütmektedir. Dolayısıyla derneğimiz mesleğimize karşı yapılan bir yanlışı önlemek için bir başka yanlışa yol açacak bir yöntemi doğru bulmamaktadır.<br />
6. Şayet Psikoloji mezunu alan dışı ise; PSİKOLOJİ alanından mezun olanlara ÖZEL EĞİTİM VE REHBERLİK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ&#8217;nün &#8220;alan dışı&#8221; değilmiş gibi yaklaştığını (bazı testlerin uygulayıcılığına onların girmesine müsaade etmek vb. uygulamalardan) anlıyoruz. Bu konuda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?</p>
<p>Türk PDR-DER: Psikoloji mezunlarına ilişkin sorulara daha once yanıt verilmiştir. Psikoloji mezunlarının Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğü tarafından alan dışı sayılmayıp testlerle ilgili eğitimlere alınıyor olmaları, ilgili Genel Müdürlüğün değerlendireceği bir konudur. Ancak Derneğimiz psikolojik testlerin hangi kurum olursa olsun, sadece psikolojik danışmanlar tarafından uygulanması gerektiği gibi bir düşünceyi savunmamaktadır. Önemli olan psikolojik ölçme araçları uygulama, değerlendirme ve yorumlama konusunda temel eğitimin ve de varsa o ölçme aracıyla ilgili alınması gereken özel bir eğitimin alınmış olmasıdır.</p>
<p>Psikolojik ölçme araçları alanımızla birlikte, psikoloji ve psikiyatrinin de çalışmaları ve hizmetlerinde kullandığı araçlardır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında da bu konularda eğitim verilmektedir. batıda da olduğu gibi Psikoloji alanı da test uygulayarak bir ayrıcalık, bir güç elde etme gayreti içerisindedir. Zaman zaman soruda belirttiğiniz durumla karşılaşılmaktadır. Her meslek kendisinin ne yapabileceğini belirlemelidir. Başka meslek alanlarının ne yapamayacağını belirlemek durumunda değildir.</p>
<p>7. Psikoloji mezunu olup da rehber öğretmenliğe başlayan bir memurun, (PDR mezunu rehber öğretmen 9/1 den başlarken) 8/1 den başladığını biliyor musunuz? Biliyorsanız bu konuda ne gibi çalışmalar yaptınız?</p>
<p>Türk PDR-DER: Psikoloji mezunlarının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında sayılmalarından dolayı hizmete 8/1’den başlamaktadırlar. Rehber öğretmenlik, öğretmenlik olarak sayılması nedeniyle ilgili Kanuna gore eğitim öğretim hizmetleri sınıfında sayılmakta ve de 9/1’den göreve başlamaktadırlar. Aynı hizmeti yerine getiren iki alan mezunları arasındaki bu farklılığın bir eşitsizlik olduğu farkında olduğumuz bir boyuttur.</p>
<p>Bu sorun yasa değişikliği ile giderilebilecek bir durum olup iki boyutu vardır. Birincisi unvanımızın rehber öğretmen yerine psikolojik danışman olması ve bu unvanın 190 Sayılı Devlet Kadro Cetveline eklenmesi; ikincisi de eğitim öğretim hizmetleri sınıfı yerine, sağlık hizmetleri sınıfında olmamıza yönelik değişikliklerdir.</p>
<p>Bu konuda geçmişten beri çeşitli düzeylerde girişimlerde bulunulmasına ragmen sonuç alınamamıştır.</p>
<p>Gerek bu konu gerekse meslek odası olabilmemizle ilgili yasa tekliflerimizin Meclise taşınması ve yasalaşması ile ilgili meslektaşlarımızın desteğinden mutluluk duyarız. Bu konuda destek olabilecek meslektaşlarımızın derneğimiz ile iletişime geçmelerini bekleriz.</p>
<p>8. PDR mezunu olmadığı halde uzmanlık sınavına girmek veyahutta yüksek lisans tamamlamak yollarından birisiyle UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN veya UZMAN REHBER ÖĞRETMEN unvanı almalarını &#8220;UYGUN&#8221; görmüyorsanız, bu konuda ne gibi çalışmalar yaptınız?</p>
<p>Türk PDR-DER: Bu sorunun iki boyutu vardır. Birincisi akademik uzmanlık, ikincisi de bürokratik uzmanlık (eğitim sisteminde yer alan uzman ve baş öğretmen uygulaması) uygulamasıdır.</p>
<p>Akademik (bilim) uzmanlık, üniversiteler tarafından yüksek öğretim kanununa gore yüksek lisans eğitimi ile kazanılan uzmanlıktır. Yüksek lisans sonrası bilim uzmanlığı kazanılmakta, mesleğimiz açısından da uzman psikolojik danışman kabul edilmektedir. Yüksek öğretim kanununa göre yüksek lisans programlarına, ilgili programların dışındaki alanlardan mezun olanlar da başvuruda bulunabilmektedir. Bu çerçevede PDR alanına da farklı alanlardan mezunlar yüksek lisans için başvuruda bulunabilmektedirler. Üniversitelere göre hangi program mezunlarının başvurabileceği de üniversitelere gore farklılık gösterebilmektedir. Fakat farklı alanlardan başvurup da kazananlar bilimsel hazırlığa tabi tutulmaktadırlar. Bunun sonucunda yüksek lisans programını bitirenler bilimsel uzmanlığı kazanmaktadırlar.</p>
<p>Bürokratik uzmanlık ise mesleğimizle ilişkili bir uzmanlık olmayıp, eğitim sistemi içinde var olan bir kategorilendirme olup herkesin yararlanabildiği bir durumdur.</p>
<p>Derneğimizin sorunuz çerçevesindeki değerlendirmesi bu şekilde olup, (yüksek lisansın tezli olması durumunda) itirazımızı gerektirecek bir durum olarak görülmemektedir.</p>
<p>Sizin aracılığınızla meslektaşlarımızla yeniden buluşmak ve düşüncelerimizi kamuoyu ile paylaşma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği<br />
Yönetim Kurulu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-dernegi-sorularimiza-cevap-verdi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Danışmanlığı Sertifikası Almayı Düşünenler</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/aile-danismanligi-sertifikasi-almayi-dusunenler.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/aile-danismanligi-sertifikasi-almayi-dusunenler.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 16:29:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[aile danışma merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[aile danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aile danışmanlığı sertifikası]]></category>
		<category><![CDATA[aile danışması]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde psikolojik hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Danışma ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik ve psikolojik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[sertifika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=326</guid>
		<description><![CDATA[4. Aile Danışmanlığı Sertifika Programı Psikolojik Destek Derneği ( PDD) tarafından üçüncüsü organize edilen “Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı” Ankara’da düzenlenecektir. Cumartesi – Pazar günlerinde ve 100 saatlik bir süreyi kapsayacak olan eğitim sonucunda Uluslararası Aile Terapileri Derneği IFTA (İnternational Family Therapy Association) üyesi olan PDD tarafından Aile Danışmanlığı Eğitim sertifikası verilecektir. Sertifikalar Aile Danışma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-327" title="ailedanismanligi" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2012/01/ailedanismanligi-150x150.png" alt="" width="150" height="150" />4. Aile Danışmanlığı Sertifika Programı<br />
Psikolojik Destek Derneği ( PDD) tarafından üçüncüsü organize edilen “Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı” Ankara’da düzenlenecektir. Cumartesi – Pazar günlerinde ve 100 saatlik bir süreyi kapsayacak olan eğitim sonucunda Uluslararası Aile Terapileri Derneği IFTA (İnternational Family Therapy Association) üyesi olan PDD tarafından Aile Danışmanlığı Eğitim sertifikası verilecektir. Sertifikalar Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğine Uygundur. Uygunluğuna dair ilgili daire başkanlığından resmi yazı alınmıştır. “Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı” eğitimin içeriği ve katılım koşulları hakkındaki ayrıntılar şöyle;</p>
<p>Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı</p>
<p>Kontenjan: 35 Kişi<br />
Eğitim Tarihi:<br />
04-05 Şubat 2012<br />
11-12 Şubat 2012<br />
25-26 Şubat 2012<br />
10-11 Mart 2012<br />
17-18 Mart 2012<br />
Eğitim Yeri: ANKARA<br />
Toplam Ücret: 1600 TL Taksit yapılacaktır.– Lisans ve Yüksek Lisans öğrencilerine 1200 TL<br />
Eğitim Süresi: 100 saat (Cumartesi – Pazar)</p>
<p>Program Sorumlusu: Uzman Psikolog Gökhan Göksu (Dernek Başkanı Cep:0532 601 90 28)</p>
<p>Verilecek Materyaller:5 adet eğitim Dvd si, Aile Danışmanlığı ile ilgili doküman ve kitaplar ücretsiz olarak katılımcılara verilecektir.</p>
<p>Süpervizyon: Her 4 ayda bir, bir hafta sonu 2 gün ücretsiz süpervizyon uygulaması yapılacak ve sertifikalandırılacaktır.<br />
Sertifikasyon: Eğitim boyunca %80 devam takip edilecek ve sınavdan 100 üzerinden 70 alanlara “Aile Danışmanı Sertifikası” verilecektir.</p>
<p>Not: Kesin kayıt için başvuranlardan eğitim ücretinin 400 lirası peşin alınacaktır.<br />
Psikolojik Destek Derneği Genel Merkezi (PDD)<br />
Şeyh Keramettin mah.Suat Akgün sok. Genç iş hanı no:1 kat:2 / Giresun Merkez<br />
Tel: 0454 212 61 00 – Gsm:0532 601 90 28</p>
<p>Katılımcılar Hangi Hakları Elde Edecekler?<br />
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özel Aile Danışmanlığı Yönetmeliği kapsamında yönetmelikde belirtilen ilgili meslek elemanlarının en az 100 saatlik aile danışmanlığı eğitimi almış olmaları halinde aile danışmanı yetkisi verilmekte ve bu alanda yasal olarak çalışabilmektedirler.</p>
<p>Yasal Dayanaklar:<br />
1.Tarih : 25.02. 2009, Sayı : 27152 R.G, Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Hakkında Yönetmelik.<br />
2.B.02.1.SÇE.0.15.00.02.00-604.02-791 sayılı Gerçek Kişiler ile Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Hakkındaki Yönetmelik Uygulamaları Hakkındaki Genelge</p>
<p>NOT: Dernegimiz IFTA Üyesidir ( İnternational Family Therapy Association)<br />
NOT: Eğitim sonunda verilecek sertifikalar Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğinde belirtilen Aile Danışmanı olarak çalışabilmek için gerekli olan en az 100 saatlik teorik aile danışmanlığı eğitimi ve bu kapsamda verilen eğitimin uygunluğuna yönelik resmi yazımız bakanlığın ilgili daire başkanlığından alınmış olup kursiyerlerimize bir kopyası verilecektir.</p>
<p>Eğitimci Kadrosu<br />
Prof.Dr.Servet Özdemir (Gazi Üniversitesi )<br />
Prof.Dr.Selahattin Öğülmüş (Ankara Universitesi)<br />
Prof.Dr.Veli Duyan (Hacettepe Üniversitesi)<br />
Doç.Dr.Serap Nazlı (Ankara Universitesi Aile Danışmanlığı kitabının yazarı)<br />
Yard.Doç.Linda Nalan Frame (Fatih Üniv. ve İFTA eğitim üyesi)<br />
Psikiyatrist Sevilay Zorlu<br />
Dr.Nevin Dölek ( Boğaziçi Üniv. öğr.görevlisi)<br />
Uzm.Psk.Gökhan Göksu ( PDD Genel Başk.)<br />
Av. Bahadır Akçay<br />
Eğitime Kimler Katılabilir?<br />
Eğitime psikoterapi alt yapısına sahip, vaka ve klinik tecrübesi olan hekimler ve diğer ruh sağlığı profesyonelleri katılabilir.<br />
-Çocuk Gelişim Uzmanları<br />
- Uzman, Asistan ve Pratisyen Hekimler<br />
- Psikologlar<br />
- Psikolojik Danışmanlar<br />
- Sosyal Hizmet Uzmanları<br />
- Psikoloji ve PDR son sınıf örgencileri.</p>
<p>Kayıt – Kabul Sırasında İstenen Belgeler<br />
- 2 Adet fotoğraf<br />
- Lisans diploması ve varsa uzmanlık diplomasının önlü arkalı fotokopileri<br />
- Nüfus cüzdanının önlü arkalı fotokopisi</p>
<p>Verilecek Belge / Sertifika<br />
PDD Onaylı AİLE DANIŞMANLIĞI Sertifikası</p>
<p>Eğitim İçeriği<br />
Aile Danışmanlığına Giriş ve Temel Kavramlar<br />
- Bir sistem olarak aile<br />
- Aile sistemi<br />
- Aile organizasyonu ve fonksiyonellik<br />
- Yaygın dört aile yapısı<br />
Temel Psikolojik Danışmanlık Becerileri ve Bu Becerilerin Aile Danışmanlığında Kullanılması<br />
- Aile danışmanlığı uygulamaları<br />
- Kişilik ve kişilik kuramları<br />
- Transaksiyonel analiz<br />
- Evlilik sürecinde oynanan iletişim oyunları ve bunların analizi<br />
- Davranış ve tutum değiştirme yöntemleri<br />
- Aile Danışma sürecinde yapılan hatalar<br />
- Aile danışmasının rol ve fonksiyonu<br />
- Aile danışmasında etik ilkeler<br />
Aile Danışmanlığında Terapötik Süreç ve Yaklaşımlar<br />
- Çift terapisinde temel yaklaşımlar, çift iletişimi, çatışma, bağlanma, ayrılıklar ve uygulamaları<br />
Framo Yaklaşımı<br />
- Kuramsal görüş / Güçlü ve sınırlı yanları<br />
Satir Yaklaşımı<br />
- Kuramsal görüş/ Güçlü ve sınırlı yanları<br />
Whitaker Yaklaşımı<br />
-Danışma süreci ve teknikleri<br />
Bowen Yaklaşımı<br />
-Kuramsal görüş / Güçlü ve sınırlı yanları<br />
Bilişsel/ Davranışcı Aile Danışması<br />
-Kuramsal görüş / Güçlü ve sınırlı yanları<br />
Aile Danışmanlığında postmodern Yaklaşımlar<br />
- Çözüm odaklı aile danışması<br />
- Öyküsel (Narrative) aile danışması<br />
- Çok mercekli aile terapisi<br />
- Çok mercekli aile terapisi süreci-I<br />
- Çok mercekli aile terapisi süreci-II<br />
- Etkileşimsel aile terapisi/ Stratejik aile terapisi teknikleri<br />
- Sevgi üçgeni aile terapisi teknikler<br />
- Yapısal aile terapisi<br />
Evlilik ve Evlilik Süreçleri<br />
- Evlilikte altın kurallar<br />
- Evlilik terapisinin PİN kodları<br />
- Evliliğin anatomisi<br />
- Evlilik bir “iş” midir?<br />
- Sorunlu evliliklerde evliliği kurtaran faktörler nelerdir?<br />
- Evlilik terapistinin cinsel kimliğinin hemcinsi ve karşı cins üzerindeki etkileri<br />
- Evlilik dışı ilişkiler – Aldatma<br />
- Evlilik sözleşmesi teknikleri<br />
Çiftlerde ve Ailelerde Cinsel Sorunlar ve Evliliğe Etkileri<br />
- Cinsellik kavramı ve cinselliğin konuşulması<br />
- Cinsel işlevler ve cinsel işlev bozuklukları<br />
- Evliliklerde yaşanılan olası cinsel problemler<br />
- Kadınlarda görülen cinsel problemler<br />
- Erkeklerde görülen cinsel problemler<br />
- Çocuklarda cinsel egitim<br />
- Çocukluk, ergenlik çağı ve cinsel yaşam<br />
- Gebelik ve menopozda cinsel yaşam<br />
- Yaşlılık ve andropozda cinsel yaşam<br />
Hukuki Boyutuyla Aile Sorunları ve Müdahaleleri<br />
-Aile mahkemeleri ve işleyişleri<br />
- Boşanma sürecinde çocuklara yaklaşım<br />
- Aile içi şiddet ve ideal boşanma süreci<br />
- Medeni kanunda kadın<br />
- Medeni kanunda erkek</p>
<p>Kayıt başvurusu için aşağıdaki iletişim bilgilerinden yararlanabilirsiniz.</p>
<p>Önemli Uyarı: Verilen diploma değildir. Kazanılan sertifikayla herhangi bir atama ya da meslek ünvanı kazanma yetkisi elde edilmez. Bu sertifikayı ilgili yönetmelikte belirtilen meslek profosyonelleri ( Psikolog, Hekim, Hemşire, Psikolojik Danışman, Çocuk Gelişimci, Sosyal Hizmet Uzmanı ) eğitimi tamamlayıp sertifikayı almaya hak kazandığında Özel Aile Danışma merkezi açabilir ve bu merkezlerde Aile Danışmanı olarak çalışablirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/aile-danismanligi-sertifikasi-almayi-dusunenler.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerin Sadece Yüzde Otuzu Güvenilir Erkek</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-guvenilir-erkek.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-guvenilir-erkek.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 May 2011 08:12:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL PSİKOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yetişkin Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkek ve kadın]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklere güven]]></category>
		<category><![CDATA[güvenilir erkek]]></category>
		<category><![CDATA[ilkim oztan]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[yalanı erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[yalancı erkek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=289</guid>
		<description><![CDATA[(İlkim Öztan yazdı.. )  Oranın çok düşük olduğu gün gibi ortada. Erkeklerin sadece ve sadece % 30 gibi az bir oranının &#8216;güvenilir&#8217; olması, erkekler için üzücü bir durum. Yoksa bu hal, biz kadınlar açısından mı daha vahim? &#160; Erkek Kandırdığını Sanıyor Ezelden beri mi böylemiydi yoksa günümüz erkeğine has bir durum mu bilinmiyor ama erkeklerin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>(İlkim Öztan yazdı.. )  <img class="alignnone size-thumbnail wp-image-290" title="ilkim_oz_" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/05/ilkim_oz_-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />Oranın çok düşük olduğu gün gibi ortada. Erkeklerin sadece ve sadece % 30 gibi az bir oranının &#8216;güvenilir&#8217; olması, erkekler için üzücü bir durum. Yoksa bu hal, biz kadınlar açısından mı daha vahim?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Erkek Kandırdığını Sanıyor</strong><br />
Ezelden beri mi böylemiydi yoksa günümüz erkeğine has bir durum mu bilinmiyor ama erkeklerin, kadınlara çok fazla yalan söylediklerini gösteriyor araştırma sonuçları. Ve yine istatistiklere göre<br />
*Gelir düzeyi düşük erkekler, eşlerine çok az yalan söylüyor,<br />
*Gelir düzeyi yüksek erkekler, eşlerine fazla yalan söylüyor,<br />
*Eğitim düzeyi düşük erkekler, eşlerine fazla yalan söylüyor,<br />
*Eğitim düzeyi yüksek erkekler, eşlerine az yalan söylüyor.</p>
<p>Bir de kadınlar açısından bakarsak, ister eğitimi düşük ya da yüksek olsun, ister geliri az ya da çok olsun, her kadın eşinin yalan söylediğini anlıyor. Kimi, eşinin yalanlarını yüzüne vuruyor, kimi ise vurmuyor. Yani sonuçta erkek, kendisini akılı görüp, eşini kandırdığını sanıyor ama aslında kendisi küçük duruma düşüyor.</p>
<p><strong>Erkeklerin En Çok Başvurduğu Yalanlar</strong><br />
*Toplantıdaydım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yazının devam için  <a href="http://www.ankarameydani.com/root.vol?title=erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-93guvenilir-erkek-39&amp;exec=page&amp;nid=153897">http://www.ankarameydani.com/root.vol?title=erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-93guvenilir-erkek-39&amp;exec=page&amp;nid=153897</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/erkeklerin-sadece-yuzde-otuzu-guvenilir-erkek.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk PDR Derneğinden Takdire Şayan Açıklama</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-derneginden-takdire-sayan-aciklama.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-derneginden-takdire-sayan-aciklama.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Apr 2011 08:29:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[kanunlar]]></category>
		<category><![CDATA[klinik psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Türk PDR Derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=252</guid>
		<description><![CDATA[KAMUOYUNA VE MESLEK ELEMANLARINA, Özel psikolojik danışma merkezlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından “tedavi” Uyguladıkları gerekçesiyle kapatılmasını içeren sürecin devamı olarak sağlık Meslek elemanlarını ve unvanlarını düzenleyen Kanun tasarısı hazırlanarak Meclise sunulmuş ve ilgili komisyonlarda da görüşülmeye devam etmektedir. Konuyu yakından takip eden meslek elemanlarının da bildiği gibi, Kanun tasarısı, Psikolojik danışma ve rehberlik (PDR) lisans programı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KAMUOYUNA VE MESLEK ELEMANLARINA,</p>
<p>Özel psikolojik danışma merkezlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından “tedavi”</p>
<p>Uyguladıkları gerekçesiyle kapatılmasını içeren sürecin devamı olarak sağlık</p>
<p>Meslek elemanlarını ve unvanlarını düzenleyen Kanun tasarısı hazırlanarak</p>
<p>Meclise sunulmuş ve ilgili komisyonlarda da görüşülmeye devam etmektedir.</p>
<p>Konuyu yakından takip eden meslek elemanlarının da bildiği gibi, Kanun tasarısı,</p>
<p>Psikolojik danışma ve rehberlik (PDR) lisans programı mezunlarını klinik psikoloji</p>
<p>Veya sağlık alanında yüksek lisanslarını yapmaları durumunda sağlık meslek</p>
<p>Elemanı kabul ederek, klinik psikolog unvanıyla çalışabileceklerine yönelik bir</p>
<p>Düzenlemeyi içermektedir.</p>
<p>Derneğimiz olarak bağımsız bir meslek olduğumuzdan hareketle, tasarıda bu</p>
<p>Şekilde yer almak yerine psikolojik danışman unvanıyla tanımlanarak yer</p>
<p>Almamızın daha doğru olacağına ilişkin bir rapor ilgili komisyonlara ve bu</p>
<p>Komisyonların başkan ve üyelerine gönderilmiş aynı zamanda Sağlık, Aile ve</p>
<p>Sosyal İşler Komisyonu Başkanı ile yüz yüze görüşülerek gerekli bilgilendirme yapılmıştır.</p>
<p>Tasarının ilgili taraflarından birisi olan Türk Psikologlar Derneği Başkanı</p>
<p>tarafından üyelerine yapılan bir açıklamada, psikolojik danışmanların öğretmen</p>
<p>oldukları ve sağlık meslek elemanı olamayacakları bu nedenle de tasarıdan</p>
<p>çıkarılmaları gerektiğine yönelik bir açıklama yapıldığı üzülerek öğrenilmiştir.</p>
<p>Psikolojinin uygulamalı bir alanı olarak ortaya çıkmış olan psikolojik danışma</p>
<p>ve rehberlik mezunları dünyanın her yerinde counselor/psikolojik danışman</p>
<p>unvanını almaktadırlar ve ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya gibi ileri gelişmiş</p>
<p>ülkelerde sağlık meslek elemanı sayılmaktadırlar. Buna ek olarak Birleşmiş</p>
<p>Milletler Eğitim Bilim Sağlık Örgütü (UNESCO) tarafından belirlenen, The</p>
<p>International Standard Classification of Education (ISCED) (Uluslararası Eğitim</p>
<p>Sınıflandırmasında) ve Birleşmiş Milletler Çalışma Örgütü (ILO) tarafından</p>
<p>hazırlanan ISCO 08 International Standart Classification of Occupations</p>
<p>(Uluslararası Mesleki Sınıflama Sistemi)’da PDR, sağlık ve sosyal refahı artıran</p>
<p>meslek alanı olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde de askerliklerini sıhhiye</p>
<p>sınıfında yapmaktadırlar.</p>
<p>Bu anlamda hazırlanan yasa maddesinde Psikolojik Danışma meslek alanının, sağlık meslek alanı olarak tanımlanması ülkemizdeki</p>
<p>fiili durumun ve var olan ihtiyacın hukuksal açıdan güvence altına alınması</p>
<p>anlamına gelecektir. Kısaca bu alan Türk Psikologlar Derneği’nin göstermeye</p>
<p>çalıştığı gibi salt bir öğretmenlik alanı değildir. Uluslararası standartlara da uyan</p>
<p>sağlık sektöründe de görev yapabilen bağımsız bir bilim ve meslek alanıdır.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki psikoloji mezunları da “Rehber Öğretmen” kadrosunda bu</p>
<p>alanda görev yapmaktadırlar. Kısaca Rehber Öğretmen kadrosu Maliye</p>
<p>Bakanlığından sadece öğretmen kadrosu alınabildiği için başvurulan idari</p>
<p>düzenlemeden öteye bir şey değildir. Psikolojik danışmanların sağlık meslek</p>
<p>elemanı olamayacakları iddiasını, kurulduğu günden bugüne, iktidarından</p>
<p>muhalefetine kadar herkesin kaldırılmasında hemfikir olduğu Yüksek Öğretim</p>
<p>Kurulu (YÖK) kararına ve YÖK Kanununa dayandırılmaya çalışılması bilimsel</p>
<p>tutum ve düşünce ile bağdaşır bir durum değildir. Kısa süre önce YÖK’ün Çocuk</p>
<p>Gelişimi Öğretmenliğ’ni bir sağlık mesleği olarak kabul etmesi de dikkate</p>
<p>alındığında YÖK nezdinde verilen kararların hangi kriterlere göre verildiğine ilişkin</p>
<p>tereddütleri de artırmaktadır.</p>
<p>Eğitim Fakültesi içinde yer almış olmamız nedeniyle öğretmen olduğumuz,</p>
<p>ancak ve ancak öğretmenlik yapabileceğimiz geçmişten beri sürdürülen bu</p>
<p>iddiadır. Oysa çok iyi bilinmektedir ki Eğitim Fakültesi içerisinde yer almak</p>
<p>tamamen idari bir düzenlemedir. Kaldı ki dünyanın bir çok yerinde de PDR</p>
<p>programları yine Eğitim Fakülteleri içerisinde yer almalarına rağmen, sağlık</p>
<p>meslek mensubu kabul edilmektedirler. İdari düzenleme gereği bir fakültenin</p>
<p>içerisinde yer alınmasından hareketle gerçeği görmemek veya gerçeği</p>
<p>söylememek bir bahane olamaz ve olmamalıdır da. Nasıl ki edebiyat fakültesi</p>
<p>içinde yer alan her program edebiyat, fen ve edebiyat fakültesi içinde yer alan</p>
<p>fen ve edebiyat, iktisadi ve idari bilimler fakültesinin içinde yer alan da iktisadi ve</p>
<p>idari bilim sayılamayacaksa ve de sayılmaması da gerekiyorsa; eğitim</p>
<p>fakültesinin içinde yer alan her program da öğretmenlik programı olarak</p>
<p>değerlendirilemez ve değerlendirilmemelidir de.</p>
<p>Ülkemizde bir çok alanda ve meslekte görülen kendi alanını koruma adına bir başka mesleğin sınırlarını çizme ya da kendisinin dışındakini ötekileştirerek,</p>
<p>kendisini var etme davranışından kurtulunması gerekmektedir. Meslekler topluma</p>
<p>ve insana hizmet etmek amacıyla ortaya çıkarlar. Bir başka meslek alanının ne</p>
<p>yapamayacağı veya ne olamayacağı üzerine oturtulan değerlendirme ve</p>
<p>tartışmalardan uzaklaşarak, kendi alanımızın ve meslek elemanlarımızın</p>
<p>yeterlilikleri üzerinden yapılacak değerlendirmeler topluma ve insana daha çok</p>
<p>hizmet edecek bir bakış açısı olacaktır. Yasaların kapsayıcı, açıklayıcı ve çelişkileri</p>
<p>giderici bir yapısı olması gerekir. Ülkede 300 – 400 kişi için yasa çıkarılması ülke</p>
<p>sorunlarını çözmekten çok daha yeni sorunları beraberinde getireceği</p>
<p>düşünülmektedir.</p>
<p>Bu aşamada mesleki şövenizm ve mesleki fanatizmden uzak bir</p>
<p>şekilde hareket edilmesinin daha yararlı olacağına inanılmaktadır. Yasaların</p>
<p>meslekler için değil toplumun ihtiyaçlarını gidermek için çıkarıldığı ilkesi göz ardı</p>
<p>edilmemelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği her mesleğin değerliliği ilkesiyle hareket eden bir mesleki dernektir.</p>
<p>Kamuoyuna ve meslek elemanlarına saygı ile duyurulur.</p>
<p>Doç. Dr. Tuncay Ergene</p>
<p>Genel Başkan</p>
<p>Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği</p>
<p>Yönetim Kurulu Adına<img class="alignnone size-thumbnail wp-image-253" title="18444_3315_14032011_8" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/04/18444_3315_14032011_8-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-derneginden-takdire-sayan-aciklama.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Psikolojik ve Danışma ve Rehberlik Derneği Basın Açıklaması</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-psikolojik-ve-danisma-ve-rehberlik-dernegi-basin-aciklamasi.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-psikolojik-ve-danisma-ve-rehberlik-dernegi-basin-aciklamasi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 20:20:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[PDR Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Pdr Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[değişen haberler]]></category>
		<category><![CDATA[kendiliğinden]]></category>
		<category><![CDATA[numaralım]]></category>
		<category><![CDATA[PDR]]></category>
		<category><![CDATA[Psiko]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Danışma ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerim]]></category>
		<category><![CDATA[Türk PDR]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/?p=241</guid>
		<description><![CDATA[”PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK MEZUNLARI MESLEK YASASI İSTİYOR” Sağlık Bakanlığı Türk Psikiyatri Derneği’nin başvurusu üzerine mesleği serbest olarak uygulayan Psikolojik Danışmanların “Psikolojik Danışma ve Rehberlik” ofislerinin kapatılmasının istendiği bir genelge yayınlamıştır.  Bu genelge Türkiye’de hekimlerin mesleklerini nasıl icra edebilecekleri ve Sağlık bakanlığı ile ilişkilerini düzenlemek amacıyla 14 Nisan 1928 yayınlanan “Tababet ve Şuabatı San’atlarınının Tarzı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-242" title="logo" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2011/01/logo-150x130.gif" alt="" width="150" height="130" />”PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK MEZUNLARI</div>
<div id="_mcePaste">MESLEK YASASI İSTİYOR”</div>
<div id="_mcePaste">Sağlık Bakanlığı Türk Psikiyatri Derneği’nin başvurusu üzerine mesleği serbest olarak uygulayan Psikolojik Danışmanların “Psikolojik Danışma ve Rehberlik” ofislerinin kapatılmasının istendiği bir genelge yayınlamıştır.  Bu genelge Türkiye’de hekimlerin mesleklerini nasıl icra edebilecekleri ve Sağlık bakanlığı ile ilişkilerini düzenlemek amacıyla 14 Nisan 1928 yayınlanan “Tababet ve Şuabatı San’atlarınının Tarzı İcrasına</div>
<div id="_mcePaste">Dair Kanun” ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan yönetmeliklere göre gerçekleştirilmiştir.Bu Psikolojik Danışma Merkezleri’nin büyük bir kısmı Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Psikoloji gibi bu alanda profesyonel</div>
<div id="_mcePaste">düzeyde lisans, yüksek lisans ve Doktora derecelerine sahip kişiler tarafından çalıştırılmaktadır. Bu kişilerin tüm mesleki bilgi ve becerileri hiçe sayılarak meslek onuruna zarar verecek şekilde, yapılan kapatmalar halkın önünde aslında gerçekten diploma sahibi ve saygın kişileri küçük düşürmektedir. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezlerinde bu güne kadar kaçak bir iş yapılmamıştır. Sayıları oldukça fazla olan,</div>
<div id="_mcePaste">vergilerini ödeyerek sadece mesleklerini serbest olarak icra etmek isteyen Psikolojik Danışmanların çok ciddi bir mağduriyetleri söz konusudur.Bu yasa genelde tüm sağlık hizmetlerinin düzenlenmesi ile</div>
<div id="_mcePaste">ilgilidir. Özelde ruh sağlığı hizmetleri ile ilgili değildir. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği, halen yürürlükte olan bu yasayı tanımakta ve kanun ve kurallara uygun bir Sivil Toplum Örgütü olarak çalışmalarını yürütmektedir. Ancak 72 yıl önce ülke koşullarına göre çıkarılmış bir yasanın Ülkemizin gerekli kıldığı ruh sağlığı hizmetlerinin yerine getirilmesinde yetersiz kaldığına inanmaktadır. Türkiye’de ruh sağlığı hizmetleri özellikle tıbbi modelin öngördüğü, teşhis ve tedavi’yi esas alan bir anlayışla yapılmaktadır. Ruh sağlığı hizmetinde tıbbi modeli benimseyerek özellikle gelişimsel ve sosyal modelleri dışlayarak psikolojik danışma hizmeti almak için gelen her bireye “hasta” şeklinde yaklaşmanın “bu kişiye bir “teşhis” koymaya çalışmanın sonra da “tedavi etme” anlayışının uygun olmadığı değerlendirilmektedir.</div>
<div id="_mcePaste">“Psikolojik Danışma Merkezleri 72 yıl önce çıkarılmış bir yasaya dayanılarak kapatılıyor”  “Türkiye’de ruh sağlığı hizmetleri 72 yıl önce çıkarılmış bir yasa ile düzenlenmemelidir.”“Tıbbi model tek başına yeterlimidir”“Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerinin serbest olarak icrasına neden karşı çıkılmaktadır?Çocuklar, yetişkinler, aileler psikolojik danışma ve rehberlik hizmeti almak istediklerinde nereye gideceklerdir? Bu hizmet çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında ve mesleği serbest icra eden psikolojik danışmanlardan alınmalıdır. Sağlık Bakanlığı, özellikle psikiyatristlerin talepleri doğrultusunda serbest çalışanların yerlerini kapatmayı talep etmektedir. Bu meslek elemanları aynı zamanda kamu kurum ve kuruluşlarında da çalışmaktadır. Özellikle Psikolojik Danışman ve Psikologların kabul kurumlarında çalışmalarına itiraz edilmeyip, mesleklerini serbest icra etme taleplerinde bulunmaları durumunda itiraz edilmesi sanırım eldeki pazarı kaybetme kaygısından kaynaklanmaktadır. Ülkemizde Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı da tıpkı diğer alanlar da olduğu gibi kökleşmiş bir lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi bulunmakta, bu konuda araştırmalarla bir literatür oluşmuş durumdadır. İşlevini yitirmiş olan birkaç yasanın arkasına sığınarak 	Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Psikoloji gibi meslek alanlarının üreteceği hizmetten toplumu mahrum bırakmamak gerekir.Türkiye’de ruh sağlığı hizmetlerini sunan meslek elemanı sayısı ve uzmanlaşma alanları oldukça sınırlıdır. Ruh sağlığı alanında toplumda gereksinim duyulan hizmetlerin çeşitli meslek grupları tarafından sunulması ve bu meslek grupları tarafından da hizmetin toplumda gereksinim duyan tüm bireylere ulaştırılması gerekmektedir. 	Tıp dışında ruh sağlığı alanında hizmet sunumuna katkıda bulunabilecek psikoloji, sosyal hizmetler, fizik tedavi ve rehabilitasyon, konuşma terapisi gibi meslek alanlarına benzer olarak, psikolojik danışma meslek alanının da mesleki eğitim, akreditasyon ve uygulamalarına ilişkin yasal düzenlemeler henüz gerçekleştirilememiştir. Psikolojik yardım sağlama ve koruyucu ruh sağlığı alanında</div>
<div id="_mcePaste">katkı sağlayan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Mesleğinin, kendi sınırları yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi konusunda Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik derneği çalışmalarını yürütmektedir. Sürekli değişen ve gelişen insana hizmet veren yardım mesleği olarak, psikolojik danışmanlarında niteliklerini sistemli olarak sürekli geliştirmek, süpervizyon hizmeti vermek ve meslek etiğine uymayan meslek</div>
<div id="_mcePaste">elemanlarına karşı etik denetimi sağlamak gerekmektedir. Psikolojik danışma alanında yetişme, akreditasyon, staj,mesleki uygulamalar, mesleğe giriş, meslekte kalış ve meslekten çıkarılmayı düzenleyen uygulamalara ilişkin konularda bir meslek yasasına gereksinim vardır.Sağlık hizmetleri içinde özellikle ruh sağlığı hizmetleri, farklı uzmanlık alanlarına sahip meslek gruplarının, bu konuda</div>
<div id="_mcePaste">ciddiyetle hazırlanmış yasal düzenlemeler ile sağlanan koşullarda, hizmet üretmesini gerekli kılan bir hizmet alanıdır.</div>
<div id="_mcePaste">Gelişmiş batı ülkelerinde ve Avrupa Birliği ülkelerinde de ruh sağlığı hizmetleri birçok meslek alanının hizmet sunumu ile işleyen bir hizmet alanıdır. Avrupa birliği ülkesi olarak, meslek elemanı yetiştirme koşullarında örnek alınabilecek İngiltere’de aralarında psikolojik danışmanın da bulunduğu meslek alanları “Ruh sağlığı hizmetleri ekip çalışmasını gerektirir. Sadece psikiyatrisiler ile yürütülemez. Psikolojik Danışmanlar, Psikologlar, Sosyal Hizmet Uzmanları bu ekibin ayrılmaz parçalarıdır.”“Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı mezunları meslek yasasını istiyor”“Yurtdışında ruh sağlığı hizmetleri nasıl yapılıyor?” “Her mesleğin toplumda yeri vardır. Hiçbir meslek çok değerli veya az değerli değildir.” “Meslek yasası olan meslekler, meslek yasası olmayan meslekler üzerinde tahakküm kurmak istiyor.”ve hizmet sunum ölçütleri belirlenmiştir.</div>
<div id="_mcePaste">Psikolojik Danışma ve Rehberlik burada sağlık hizmetleri sınıfında bulunan bir meslek alanı olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde bireylerin psikolojik sağlığını ve kişisel gelişimlerini destekleyen onlara, kişisel, eğitsel ve mesleki rehberlik hizmetleri sunan özel kurumların eriştiği seviye, gelişmiş ülkelerden çok geri olduğu gibi, maalesef gelişmekte olan bir kısım ülkelere göre de geri bulunmaktadır. Özel merkezlerden alınan psikolojik yardımlar denetim altında olmadığı takdirde profesyonel olmayan yardımların sunulmasının önüne geçilemez. Böyle bir durumdan da en çok psikolojik yardım gereksinimi duyan kişiler olumsuz etkilenecektir. Bu kurumların kamuoyunun güven ve takdirini kazanarak daha çok itibarlı kurumlar olması ve etkili psikolojik danışma hizmeti sunabilmeleri bu kurumlar için oluşturulacak bir “Meslek Birliği ve Meslek Odası” ile mümkün olabilecektir. Psikolojik danışma hizmetlerinin bu alanda yetişmiş uzman kişiler tarafından sunularak toplumda özellikle psikolojik destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir.</div>
<div id="_mcePaste">Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri artıkça karşılaştıkları sosyal ve toplumsal problemlerin çözümünde, genç nesillerin kişisel, eğitsel ve mesleki özelliklerine, gelişimlerine ve yönlendirilmesine katkı sağlama konusunda psikolojik danışmanlar meslek odası ve birliği kurulması fayda sağlayacaktır. “Mesleki faaliyetleri kolaylaştırmak, mesleğin genel inanç ve kurallarına uygun olarak psikolojik danışma ve rehberlik hizmeti veren kurumların gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve toplum ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak; meslek disiplini ve ahlakını korumak” amacı güden, kamu kurumu niteliğinde, kamu tüzel kişiliğine sahip bir meslek kuruluşu olarak, toplumu oluşturan bireylerin kişisel gelişimlerine katkı getireceği düşüncesi ile “Psikolojik Danışmanlar Meslek Odası ve Birliği”nin kurulmasına ivedilikle gereksinim duyulmaktadır. Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Recep Akdağ’ın açıklamaları ve bir çerçeve yasa çıkarılarak ruh sağlığı alanında hizmet sunabilecek meslek alanlarını kapsayan bir çerçeve yasanın çıkarılması hazırlıkları konusundaki çabası büyük bir memnuniyetle desteklenmektedir. Ülkenin ruh sağlığı alandaki ihtiyaçlarını gidermeye yönelik kapsayıcı bir yasanın özellikle toplumun ruh sağlığı ihtiyacını gidermede</div>
<div id="_mcePaste">yarar sağlayacağı değerlendirilmektedir.</div>
<div id="_mcePaste">Kamuoyuna saygı ile duyurulur,</div>
<div id="_mcePaste">Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği</div>
<div id="_mcePaste">Yönetim Kurulu Adına</div>
<div id="_mcePaste">Doç. Dr. Tuncay Ergene</div>
<div id="_mcePaste">Genel Başkan</div>
<p>”PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK MEZUNLARIMESLEK YASASI İSTİYOR”    	Sağlık Bakanlığı Türk Psikiyatri Derneği’nin başvurusu üzerine mesleği serbest olarak uygulayan Psikolojik Danışmanların “Psikolojik Danışma ve Rehberlik” ofislerinin kapatılmasının istendiği bir genelge yayınlamıştır.  Bu genelge Türkiye’de hekimlerin mesleklerini nasıl icra edebilecekleri ve Sağlık bakanlığı ile ilişkilerini düzenlemek amacıyla 14 Nisan 1928 yayınlanan “Tababet ve Şuabatı San’atlarınının Tarzı İcrasına Dair Kanun” ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan yönetmeliklere göre gerçekleştirilmiştir.Bu Psikolojik Danışma Merkezleri’nin büyük bir kısmı Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Psikoloji gibi bu alanda profesyonel düzeyde lisans, yüksek lisans ve Doktora derecelerine sahip kişiler tarafından çalıştırılmaktadır. Bu kişilerin tüm mesleki bilgi ve becerileri hiçe sayılarak meslek onuruna zarar verecek şekilde, yapılan kapatmalar halkın önünde aslında gerçekten diploma sahibi ve saygın kişileri küçük düşürmektedir. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezlerinde bu güne kadar kaçak bir iş yapılmamıştır. Sayıları oldukça fazla olan, vergilerini ödeyerek sadece mesleklerini serbest olarak icra etmek isteyen Psikolojik Danışmanların çok ciddi bir mağduriyetleri söz konusudur.Bu yasa genelde tüm sağlık hizmetlerinin düzenlenmesi ile ilgilidir. Özelde ruh sağlığı hizmetleri ile ilgili değildir. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği, halen yürürlükte olan bu yasayı tanımakta ve kanun ve kurallara uygun bir Sivil Toplum Örgütü olarak çalışmalarını yürütmektedir. Ancak 72 yıl önce ülke koşullarına göre çıkarılmış bir yasanın Ülkemizin gerekli kıldığı ruh sağlığı hizmetlerinin yerine getirilmesinde yetersiz kaldığına inanmaktadır. Türkiye’de ruh sağlığı hizmetleri özellikle tıbbi modelin öngördüğü, teşhis ve tedavi’yi esas alan bir anlayışla yapılmaktadır. Ruh sağlığı hizmetinde tıbbi modeli benimseyerek özellikle gelişimsel ve sosyal modelleri dışlayarak psikolojik danışma hizmeti almak için gelen her bireye “hasta” şeklinde yaklaşmanın “bu kişiye bir “teşhis” koymaya çalışmanın sonra da “tedavi etme” anlayışının uygun olmadığı değerlendirilmektedir. 	“Psikolojik Danışma Merkezleri 72 yıl önce çıkarılmış bir yasaya dayanılarak kapatılıyor”  “Türkiye’de ruh sağlığı hizmetleri 72 yıl önce çıkarılmış bir yasa ile düzenlenmemelidir.”“Tıbbi model tek başına yeterlimidir”“Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerinin serbest olarak icrasına neden karşı çıkılmaktadır?Çocuklar, yetişkinler, aileler psikolojik danışma ve rehberlik hizmeti almak istediklerinde nereye gideceklerdir? Bu hizmet çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında ve mesleği serbest icra eden psikolojik danışmanlardan alınmalıdır. Sağlık Bakanlığı, özellikle psikiyatristlerin talepleri doğrultusunda serbest çalışanların yerlerini kapatmayı talep etmektedir. Bu meslek elemanları aynı zamanda kamu kurum ve kuruluşlarında da çalışmaktadır. Özellikle Psikolojik Danışman ve Psikologların kabul kurumlarında çalışmalarına itiraz edilmeyip, mesleklerini serbest icra etme taleplerinde bulunmaları durumunda itiraz edilmesi sanırım eldeki pazarı kaybetme kaygısından kaynaklanmaktadır. Ülkemizde Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı da tıpkı diğer alanlar da olduğu gibi kökleşmiş bir lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi bulunmakta, bu konuda araştırmalarla bir literatür oluşmuş durumdadır. İşlevini yitirmiş olan birkaç yasanın arkasına sığınarak 	Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Psikoloji gibi meslek alanlarının üreteceği hizmetten toplumu mahrum bırakmamak gerekir.Türkiye’de ruh sağlığı hizmetlerini sunan meslek elemanı sayısı ve uzmanlaşma alanları oldukça sınırlıdır. Ruh sağlığı alanında toplumda gereksinim duyulan hizmetlerin çeşitli meslek grupları tarafından sunulması ve bu meslek grupları tarafından da hizmetin toplumda gereksinim duyan tüm bireylere ulaştırılması gerekmektedir. 	Tıp dışında ruh sağlığı alanında hizmet sunumuna katkıda bulunabilecek psikoloji, sosyal hizmetler, fizik tedavi ve rehabilitasyon, konuşma terapisi gibi meslek alanlarına benzer olarak, psikolojik danışma meslek alanının da mesleki eğitim, akreditasyon ve uygulamalarına ilişkin yasal düzenlemeler henüz gerçekleştirilememiştir. Psikolojik yardım sağlama ve koruyucu ruh sağlığı alanında katkı sağlayan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Mesleğinin, kendi sınırları yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi konusunda Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik derneği çalışmalarını yürütmektedir. Sürekli değişen ve gelişen insana hizmet veren yardım mesleği olarak, psikolojik danışmanlarında niteliklerini sistemli olarak sürekli geliştirmek, süpervizyon hizmeti vermek ve meslek etiğine uymayan meslek elemanlarına karşı etik denetimi sağlamak gerekmektedir. Psikolojik danışma alanında yetişme, akreditasyon, staj,mesleki uygulamalar, mesleğe giriş, meslekte kalış ve meslekten çıkarılmayı düzenleyen uygulamalara ilişkin konularda bir meslek yasasına gereksinim vardır.Sağlık hizmetleri içinde özellikle ruh sağlığı hizmetleri, farklı uzmanlık alanlarına sahip meslek gruplarının, bu konuda ciddiyetle hazırlanmış yasal düzenlemeler ile sağlanan koşullarda, hizmet üretmesini gerekli kılan bir hizmet alanıdır. 	Gelişmiş batı ülkelerinde ve Avrupa Birliği ülkelerinde de ruh sağlığı hizmetleri birçok meslek alanının hizmet sunumu ile işleyen bir hizmet alanıdır. Avrupa birliği ülkesi olarak, meslek elemanı yetiştirme koşullarında örnek alınabilecek İngiltere’de aralarında psikolojik danışmanın da bulunduğu meslek alanları “Ruh sağlığı hizmetleri ekip çalışmasını gerektirir. Sadece psikiyatrisiler ile yürütülemez. Psikolojik Danışmanlar, Psikologlar, Sosyal Hizmet Uzmanları bu ekibin ayrılmaz parçalarıdır.”“Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı mezunları meslek yasasını istiyor”“Yurtdışında ruh sağlığı hizmetleri nasıl yapılıyor?” “Her mesleğin toplumda yeri vardır. Hiçbir meslek çok değerli veya az değerli değildir.” “Meslek yasası olan meslekler, meslek yasası olmayan meslekler üzerinde tahakküm kurmak istiyor.”ve hizmet sunum ölçütleri belirlenmiştir. 		Psikolojik Danışma ve Rehberlik burada sağlık hizmetleri sınıfında bulunan bir meslek alanı olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde bireylerin psikolojik sağlığını ve kişisel gelişimlerini destekleyen onlara, kişisel, eğitsel ve mesleki rehberlik hizmetleri sunan özel kurumların eriştiği seviye, gelişmiş ülkelerden çok geri olduğu gibi, maalesef gelişmekte olan bir kısım ülkelere göre de geri bulunmaktadır. Özel merkezlerden alınan psikolojik yardımlar denetim altında olmadığı takdirde profesyonel olmayan yardımların sunulmasının önüne geçilemez. Böyle bir durumdan da en çok psikolojik yardım gereksinimi duyan kişiler olumsuz etkilenecektir. Bu kurumların kamuoyunun güven ve takdirini kazanarak daha çok itibarlı kurumlar olması ve etkili psikolojik danışma hizmeti sunabilmeleri bu kurumlar için oluşturulacak bir “Meslek Birliği ve Meslek Odası” ile mümkün olabilecektir. Psikolojik danışma hizmetlerinin bu alanda yetişmiş uzman kişiler tarafından sunularak toplumda özellikle psikolojik destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir.Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri artıkça karşılaştıkları sosyal ve toplumsal problemlerin çözümünde, genç nesillerin kişisel, eğitsel ve mesleki özelliklerine, gelişimlerine ve yönlendirilmesine katkı sağlama konusunda psikolojik danışmanlar meslek odası ve birliği kurulması fayda sağlayacaktır. “Mesleki faaliyetleri kolaylaştırmak, mesleğin genel inanç ve kurallarına uygun olarak psikolojik danışma ve rehberlik hizmeti veren kurumların gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve toplum ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak; meslek disiplini ve ahlakını korumak” amacı güden, kamu kurumu niteliğinde, kamu tüzel kişiliğine sahip bir meslek kuruluşu olarak, toplumu oluşturan bireylerin kişisel gelişimlerine katkı getireceği düşüncesi ile “Psikolojik Danışmanlar Meslek Odası ve Birliği”nin kurulmasına ivedilikle gereksinim duyulmaktadır. Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Recep Akdağ’ın açıklamaları ve bir çerçeve yasa çıkarılarak ruh sağlığı alanında hizmet sunabilecek meslek alanlarını kapsayan bir çerçeve yasanın çıkarılması hazırlıkları konusundaki çabası büyük bir memnuniyetle desteklenmektedir. Ülkenin ruh sağlığı alandaki ihtiyaçlarını gidermeye yönelik kapsayıcı bir yasanın özellikle toplumun ruh sağlığı ihtiyacını gidermede yarar sağlayacağı değerlendirilmektedir.</p>
<p>Kamuoyuna saygı ile duyurulur,Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Yönetim Kurulu AdınaDoç. Dr. Tuncay ErgeneGenel Başkan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-psikolojik-ve-danisma-ve-rehberlik-dernegi-basin-aciklamasi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk PDR Derneği Başkanı&#8217;na Tebrik&#8230;</title>
		<link>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-dernegi-baskanina-tebrik.htm</link>
		<comments>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-dernegi-baskanina-tebrik.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 08:22:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNSAN İLİŞKİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[önemli haberler]]></category>
		<category><![CDATA[kendiliğinden]]></category>
		<category><![CDATA[numaralım]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerim]]></category>
		<category><![CDATA[tuncay ergene]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-dernegi-baskanina-tebrik.htm</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Nuri BİLGİN&#8217;e cevap olarak yazılan bu yazıyı site yönetimi olarak biz çok beğendik.  Yazı &#8220;Sayın Psikologlar, Psikolojik Danışmanlar ve Kamuoyuna&#8221; diye başlıyor. Özellikle Psikolojik Danışmanların mutlaka okuması gereken bir cevabi yazı.  Haberin devamında&#8230; Sayın, Psikolojik Danışmanlar, Psikologlar ve Kamuoyuna Sayın Prof. Dr. Nuri Bilgin, tarafından kaleme alındığı belirtilen ve “Psikologlar Kamuoyuna” başlıklı yazısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Nuri BİLGİN&#8217;e cevap olarak yazılan bu yazıyı site yönetimi olarak biz çok beğendik.  Yazı &#8220;Sayın Psikologlar, Psikolojik Danışmanlar ve Kamuoyuna&#8221; diye başlıyor. Özellikle Psikolojik Danışmanların mutlaka okuması gereken bir cevabi yazı.  Haberin devamında&#8230;<span id="more-122"></span></p>
<p><strong>Sayın, Psikolojik Danışmanlar, Psikologlar ve Kamuoyuna</strong></p>
<p>Sayın Prof. Dr. Nuri Bilgin, tarafından kaleme alındığı belirtilen ve “Psikologlar Kamuoyuna” başlıklı yazısı dikkatle okunma ve incelenme fırsatı bulunmuştur. Aslında üzerinde ıslak imzası bulunmayan ve elektronik ortamda dolaşan bir mesaja <strong>(Ek – 1)</strong> yanıt vermenin ilke olarak uygun olmadığı düşünülmektedir. Fakat Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği olarak, meslek alanımız ve özellikle de son zamanlarda tartışma konusu olan “Özel Eğitim ve Rehberlik Merkezleri”nde yapılan düzenlemelere ilişkin olarak Psikolojik Danışmanlara, Psikologlara ve Kamuoyuna bir açıklama yapılması kararlaştırılmıştır.</p>
<p>Sayın Prof Dr. Nuri Bilgin’in Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde görev yapan bir öğretim üyesi olduğu özellikle Sosyal Psikoloji alanındaki katkıları hepimizin malumudur. Sayın Bilgin’in ifadelerini kendi meslek alanını koruma kaygısı ile yazılmış, iyi niyetli değerlendirmeler olarak ele alınmaktadır. Kendisi de yazısının üçüncü sayfasında <strong><em>“&#8230; gerilimi tırmandırmadan, iki alanı çatışma içine sürüklemeden ve hatta onlarla işbirliği yaparak …”</em></strong> şeklinde düşüncesini ifade etmiştir. Yazısında Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanına ve bu alandaki çalışmalara ilişkin sınırlı bilgiden kaynaklanan ve yanlış değerlendirmelere yol açan ifadeler yer almaktadır. Bağımsız bir meslek alanı olan Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı hakkında yanlış anlaşılmaları önlemek amacıyla aşağıda çeşitli konularda bilgi verilmiş, açıklamalar yapılmış ve önerilerde bulunulmuştur.</p>
<p>Sayın Bilgin’in yazısı esasen iki temel yanlış üzerine şekillendirilmiştir. Bunlardan birincisi, <strong>mesleki standartlar ve sınırların çizilmesi sürecinde kendi meslek alanlarının neyi, hangi düzeyde ve yeterlikte yapabileceklerini belirlemekten çok, başka <span style="text-decoration: underline;">meslek alanlarının ne yapmaması</span>gerektiğinin belirlenmesi çabasıdır</strong>. İkinci de evrensel bir bilim dalı olan <strong>psikoloji bilim dalının sadece psikolog ünvanı taşıyan kişilerin temsil edebileceği varsayımı ve <span style="text-decoration: underline;">bilim dalı eşittir meslek ünvanı</span> şeklinde formüle edilebilecek</strong> bir düşünce üzerine kurulu olan bir anlayışı ifade etmesidir.</p>
<p>Psikolojik Danışma ve Rehberlik öncelikle yüksek lisans sonra da lisans programından mezun olanlar 1970’li yıllardan beri kendilerini batıdaki eğilimlere de bağlı olarak “psikolojik danışman” olarak tanımlamaktadır. Bu durum 2000 yılında gerçekleşen yeni bir durum değildir. Bir dönem Yüksek Öğretim Kurulu özellikle Eğitim Fakültelerinde öğretmenlik alanları ile ilgili düzenlemeler bağlı olarak Psikolojik Danışma ve Rehberlik meslek alanından mezun olanlara unvan verme girişiminde bulunmuş bu konuda Psikolojik Danışma ve Rehberlik meslek alanı mensuplarının da girişimleriyle, verilen lisans diplomalarda asıl mezun olunan programın adının yazılması gereği belirtilmiştir. Aslında bu dönemde Sayın Bilgin’in de yazısında belirttiği gibi kendisi ile benzer düşünen psikoloji camiasından çeşitli bilim insanları Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK) nezdinde kulis faaliyetlerinde bulunmuşlar oluşturulmuş önceki kişisel ilişkilere bağlı olarak Psikolojik Danışma ve Rehberlik lisans mezunlarının diplomalarımızın üzerine unvan olarak “Rehber Öğretmen” yazılmak istenmiştir. Burada amacın Psikolojik Danışma ve Rehberlik mezunlarının önünü kesme gayreti olduğu açıktır. Bunun temel nedeni gittikçe serpilen ve gelişen ve toplumda kabul gören bir meslek alanı nedeniyle yaşanmaya başlayan ve gelecekte de yaşanma olasılığı olan Pazar payını kaptırma endişesidir. Kısaca konu para ve güç kaybetmeme isteğidir.</p>
<p>Bilindiği gibi lisans diplomaları üzerine aslen mezun olunan programın adı yazılır. Hukuk fakültesinden mezun olan bir öğrencinin diplomasının üzerinde tamamladığı lisans programının adı yazılır. Bu kişiler Hukuk Fakültesinden mezun olurken birer meslek unvanı olan Avukat, Hâkim, ya da Savcı unvanlarından birini alarak mezun olmazlar. Ülkemizde serbest olarak icra edilebilecek birçok meslek alanının henüz yasal bir tanımı bulunmamaktadır. Örneğin Psikologluk, Sosyal Hizmet Uzmanlığı, Çocuk Gelişimi Uzmanlığı, Psikolojik Danışma ve Rehberlik gibi alanlar da henüz tanımlanmamıştır. Konu daha çok kamuda kimlerin çalışabileceği ve ne tür bir ehliyetle ve unvanla çalışabileceği ile ilgilidir. Ülkemizde meslek unvanı Başbakanlığa bağlı YÖK ve Devlet Personel Dairesi tarafından tanımlanan ve Maliye Bakanlığı’nın onayı ile “Devlet Personel Cetvelinde” yer alma sonucu Meslek Kadroları belirlenmektedir. Hangi Bakanlıkta kaç kişinin çalışabileceği ilgili Bakanlıkların ve kamu kurum ve kuruluşlarının istediği talepler doğrultusunda belirlenmektedir. Bu unvan ve kadrolara göre meslek insanları devlet kurumlarında yer alan kadrolarda görev yapmaktadırlar. Sayın Bilgin’in yazısının sonunda işaret ettiği Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezilerinde yaşanan sıkıntılardan Psikologlar kadar Psikolojik Danışmanlar da mağdur olmaktadırlar. Burada Sayın Bilgin’in adeta Psikolojik Danışmanları düşman göstererek, ötekelişterek, Psikologları engellediğini belirten ifadeler kullanması uygun bulunmamaktadır. Burada kendilerinin asıl sorması gereken, Milli Eğitim Bakanlığı’nda Psikolog kadrosu var mıdır? Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri’nde Psikolog kadrosu var mıdır? soruları olmalıdır. Maalesef Milli Eğitim Bakanlığı’nda uzmanlık kadroları özellikle son 20 yıl içerisinde kullanılmamaktadır. Bunun yerine öğretmenlik kadroları kullanılmaktadır. Özellikle Psikolojik Danışma ve Rehberlik Mezunları’nın yaygın olarak görev yaptıkları “Rehber Öğretmen” kadrosu, sırf öğretmen kadrolarından ödeme yapılması amacıyla oluşturtmuş zoraki bir kadrodur. Nitekim üniversitelerin psikoloji mezunları da Milli Eğitim Bakanlığı’nda bu “Rehber Öğretmen” kadrosunda görev yapmaktadırlar. Kısaca konu Sayın Bilgin’in uzmanlık konusuyla da ilgili olarak,“&#8230;imiş gibi”, “..mış gibi yapma” temelinde tam bir sosyal psikolojik olaydır. Özellikle ülkemizin sosyal gelişimine katkıda bulunabilecek meslek alanlarının tanımlamaları ve Bakanlıklardaki uygulamalarında ciddi yetersizlikler yer almaktadır. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezilerinde yer alan Psikolojik Danışmanlar da son uygulamalarla ellerinden imza yetkisinin alındığından yakınmaktadırlar.</p>
<p>Sayın Bilgin, yazında <strong><em>“son günlerde pek çok meslektaşımıza ulaşan duyurulara göre, yakın bir zamanda üniversitelerimizden birisinde PDR Bölümünün sorumluluğunda bir ‘Psikolojik Danışmanlık Kongresi’ düzenlendiği de görülmektedir”</em></strong> denilmektedir. Bu yıl 20. kuruluş yılını kutlayacak olan <strong>Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği</strong>’nin (<a href="http://www.pdr.org.tr/"><span style="color: #800000;">http://www.pdr.org.tr</span></a>) ve PDR programı bulunan bir üniversitenin işbirliği ile her iki yılda bir <strong>“Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongreleri”</strong> düzenlenmektedir. Bu yıl 21-23 Ekim 2009 tarihlerinde Çukurova Üniversitesinde Bireyden Topluma Psikolojik Danışma ve Rehberlik: Seçimlerimiz ve Sorumluluklarımız temalı <strong>“Onuncu Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi” </strong>düzenlenecektir. Son yirmi yıl içinde ülkemizde dokuz Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik, İki Uygulamalı Psikolojik Danışma ve Rehberlik, beş Psikolojik Danışma ve Rehberlik Öğrencileri Kongresi düzenlenmiştir.</p>
<p>Meslek alanımıza sahip çıkmak ve mesleki eğitim ve standartları artırmak amacıyla Her yıl Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanları toplantıları düzenlenmektedir. Bu yıl bu toplantıların sekizincisi düzenlenecektir. Meslek alanındaki akademisyenlerin kendi çabaları ile tamamen gönüllülük temelinde başlatılan bu girişime birçok meslek alanında rastlanmamaktadır.</p>
<p>Bunlara ek olarak zaman zaman farklı üniversiteler psikolojik danışma ve rehberlik alanının farklı uzmanlık alanlarını vurgulayacak şekilde kongre, sempozyum, workshoplar da düzenlemektedirler. Kısaca bu Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında üretilen bilgi, araştırma sonuçları ve deneyimin paylaşıldığı birçok bilimsel ve akademik etkinlik yapılmaktadır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında sanki ilk kez kongre düzenleniyormuş izlenimi verecek ifadelerde bulunmanın uygun olmadığı görüşünü taşıyorum. Buna ek olarak özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’deki gelişmeler de göstermektedir ki, toplumsal gelişmelere ve gereksinimlere bağlı olarak Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında psikolojik danışma kavram olarak öne çıkmaktadır. Bu hiçbir zaman kavram ve kapsam olarak rehberlik kavramının göz ardı edildiği anlamına gelmemektedir. Psikolojik Danışma ve Rehberlik olarak tanımlanan alanımızdan istenilen kısmın görünüp istenmeyen kısımların göz ardı edilmesi seçici bir yaklaşımın ifadesi olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p>Meslek mensuplarımızın adı 1970’li yıllardan beri “psikolojik danışman”dır zaman zaman da takdir edeceğiniz gibi bu da bir sosyal psikolojik tanımlama biçimidir adeta <strong>“Almancı”, “Kamyoncu”, “Çaycı”</strong> der gibi <strong>“PDR”</strong>ci denildiğine de rastlanılmaktadır. Bu durum bu ismin toplumda da yerleştiğine de işaret etmektedir.“Psikolojik Danışman” ve PDR adı ülkemizde 1970’li yıllardan itibaren topluma sunulmuş ve bu alan bu isimle de kabul bulmuştur. Sayın Nuri Bilgin’in ortaya attığı tartışmaların bir kısmı da toplum tarafından her geçen gün daha da kabul edilmekte olan meslek alanımızın asıl adının psikologlar tarafından da kullanılma gayretinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Nitekim sizin de iddialarınızı aksine bu isim toplumda öyle kabul görmüştür ki birçok Psikiyatr da kendi özel merkezlerini “Psikiyatri Merkezi” adı altında değil “Psikolojik Danışma Merkezi” adı altında açtıkları ve bu ismi kullandıkları görülmektedir.</p>
<p>Sayın Prof. Dr. Nuri Bilgin yazısına <strong><em>“Eğitim Fakültelerinin Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü mezunlarına “Psikolojik Danışman” unvanı verilmesi, <span style="text-decoration: underline;">dünyadaki ve ülkemizdeki mesleki ve akademik örgütlenme esaslarına</span> aykırı görünmektedir. Zira “Psikolojik Danışman” unvanı, psikolojik meslekler sınıfına girmekte ve Eğitim danışmanı ile “Psikolog” unvanı arasındaki mesleki ve akademik ayrımları ortadan kaldırmaktadır.”</em></strong> şeklinde devam etmektedir. Yine kategorik bir yaklaşım ve bir şablona koyma çabası ile <strong><span style="text-decoration: underline;">kendi alanını tanımlamaktan çok başka bir alanın ne olması gerektiğini saptamıştır.</span></strong> Sayın Bilgin’in bilgilerine Amerikan Çalışma Bakanlığı’nın her yıl yayınladığı <strong>“Handbook of Occupational Outlook”</strong>dan ilgili kısmı olan Counseling, (psikolojik danışma)<strong>(Ek – 2)</strong> ve ayrıca Psychologist (Psikolog) <strong>(Ek -3)</strong> alanının nasıl birer meslek alanı olarak tanımlandığını incelemesini öneririm. Gelişmiş bir batı ülkesi olan ABD’de de bu iki alan bağımsız iki meslek alanı olarak tanımlanmaktadır. Psikolojik Danışma alanı “Counselor” olarak adlandırılmaktadır. Yapılan danışmanlığın niteliğini vurgulamak amacıyla ülkemizde bu alan 1970’li yıllardan beri tanımlanmasında Psikolojik Danışma olarak ifade edilmektedir. İlgili dokümanın da incelenmesinden anlaşılacağı üzere 2006 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Educational, Vocational and School Counselors (Eğitsel, Mesleki ve Okul Danışmanlığı, Employment or Career Counselors (İş ve Meslek Danışmanlığı), Rehabilitation Counselors (Rehabilitasyon Danışmanlığı), Mental Health Counselors (Ruh Sağlığı Danışmanlığı), Substance Abuse and Behavioral Disorder Counselors (Madde Bağımlılığı ve Davranış Bozukluğu Danışmanlığı), Marriage and Family Therapists (Evlilik ve Aile Terapisi) gibi alanlarda 2006 yılı itibariyle 650.000’den fazla işe ihtiyaç olduğu belirtilmiştir. 2030 yılı projeksiyonu olarak da % 30’luk bir artış öngörülmüştür. ABD’de Psikolojik Danışmanların yıllık olarak 31.000 – 53.000 ABD Doları arası bir gelire sahip oldukları ifade edilmektedir. İngiltere, Avustralya ve Kanada’da durum benzer bir niteliktedir. Bu meslek alanı adını tanımlayarak ÖSYM tarafından her yıl yapılan Öğrenci seçme sınavı ile öğrenci almaktadır. 2008 – 2009 Eğitim ve Öğretim yılında Programa en son kabul edilen öğrencinin puanı dikkate alındığında Eşit Ağırlıklı puan türünden % 2’lik dilimden öğrenci aldığımızı hatırlatmak isteriz. Bu programın adını bilerek öğrenciler tercihlerini yapmaktadır. Programların adı Fakülte ve Enstitüler bazında resmikabul edilmiş olan isimlerdir. Diğer bir ifade ile Psikoloji programlarına öğrenciler nasıl girmekteyse PDR Programlarına da öyle girmektedir. Kısaca her şey ülkemizin yasaları çerçevesinde yürütülmektedir. Kısaca belirttiğiniz <strong><em>“…</em></strong><strong><em>dünyadaki ve ülkemizdeki mesleki ve akademik örgütlenme esaslarına aykırı görünmektedir.”</em></strong>İfadesi gerçeği yansıtmamaktadır. Üniversitelerde bulunan örgütlenme sorunları diğer meslek alanlarını ne kadar etkilemekteyse Psikolojik Danışma ve Rehberlik meslek alanını da o kadar etkilemektedir.</p>
<p>Avrupa Birliğindeki uygulamalarla ilgili olarak Psikologlar Derneği Avrupa Federasyonu (<em>The European Federation of Psychologists’ Association</em>) nezdinde yaptığı girişimler ve gelişmeler biz Psikolojik Danışmanları da oldukça sevindirmiştir. Bu konuda başarılı çalışmaların ülkemiz için çok yarar sağlayacağını düşünmekteyiz. Sizin de belirttiğiniz gibi Avrupa Birliği ülkelerinde Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında meslek elemanı eğitimi ve yetiştirilmesi sınırlı düzeydedir. Bu durumu çözümlemeye yönelik olarak Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında oluşturulan Avrupa Konseyi 2010 yılına kadar tamamlanmak üzere Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetlerinin yeniden yapılandırılması adlı bir çalışma başlatarak Psikolojik Danışma ve Rehberlik uygulamalarının diğer Avrupa Birliği ülkelerinde yaygınlaştırılmasını sağlamaya çalışmaktadır.</p>
<p>Türkiye’de kendine özgü yaygın ve kökleşmiş bir psikolojik danışman yetiştirme deneyimi ve geleneğinin olması ülkemiz için Avrupa Birliğine giriş sürecinde önemli bir avantajdır. Ruh sağlığı alanında ülkede yaygın olarak yaşanan sorunların önlenmesinde iyi yetişmiş meslek elemanlarının katkısı yadsınamaz bir gerçektir. Bu ülkenin en değerli varlığı sahip olduğu insan gücüdür. Sahip olunan bu önemli kaynağın geliştirilmesi gerekmektedir. Bu konuda ülkede yetişmiş hizmet sunacak meslek elemanlarının da değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi hem ülkenin insan gücü planlaması hem de bireysel mutluluğu açısından önemlidir. Bu çerçevede Ülkemizdeki Psikolojik Danışmanların mesleki derneği olan Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği olarak Avrupa Psikolojik Danışma Derneği, (Eurpean Association for Counseling) (<a href="http://www.eacnet.org/"><span style="color: #800000;">http://www.eacnet.org/</span></a>) ile işbirliğimiz sürmektedir. Avrupa Birliği, UNESCO ve WHO’da psikolojik danışmanlar ile ilgili çalışmalar yer almakta ve çalışmaları destek görmektedir. Esasen Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı, bu konuda birçok akademisyeninin ABD ‘de yer alan üniversitelilerden de lisansüstü eğitim almalarına bağlı olarak bir ABD yaklaşımı benimsemişlerdir. Aslında Avrupa ülkeleri Avrupa Birliği kurma çalışmaları Amerika Birleşik Devletleri ile ekonomik olarak rekabet edecek düzeye gelme girişimi ile ilgilidir. Avrupa Birliği’nin temel yaklaşımı olan mal ve hizmetlerin serbest dolaşımının kolaylaştırılması sürecinde de yeni meslek alanlarının, uzmanlık dallarının geliştirilmesine gereksinim vardır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik meslek alanı da bu konuda Avrupa’da çalışmalar yürütecek meslek alanlarından birisi olarak görülmektedir. Diğer bir ifade ile Psikolojik Danışma ve Rehberlik ABD’de güçlü olan bir meslek alanıdır ve ABD’ye benzeme gayreti içinde olan Avrupa Birliği için de vazgeçilmez meslek alanlarından biridir.</p>
<p>Sayın Bilgin yazısında devamla <strong><em>“Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik, temelde eğitim alanındaki davranışlarla ilgilenen bir araştırma ve uzmanlık alanı olarak tanımlanmıştır.”</em></strong><em> </em>şeklinde yazısına devam etmektedir. Aslında Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanının ilk ortaya çıkışı 1800’lü yılların sonunda ve 1900’lü yılların başında kariyer danışmanlığı alanında Frank Persons’la başlar daha sonra özellikle 1950’li yıllardan itibaren ABD – Rusya uzay çalışmaları sırasında eğitim alanında çalışmalarına ağırlık verilmiş, 1960 Vietnam savaşı sonrasında da toplumda gereksinim duyulan ruh sağlığı ve rehabilitasyon alanında psikolojik danışmanlık gereksinimine bağlı olarak da ruh sağlığı alanında gelişmiştir. Sayın Bilgin’in ifadesi sanki psikolojik danışma alanının sadece eğitim sektörü ile sınırlı olduğu izlenimi yaratmaktadır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanının eğitim sektöründe önemli bir işlevi bulunmaktadır, fakat bununla sınırlı değildir. Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı ile ilgili 1950 – 1960’lı yılların literatürüne bakıldığında böyle bir izlenim edinilebilir ancak güncel literatürün incelenmesi durumunda konunun daha iyi anlaşılacağı inancını taşımaktayım.</p>
<p>Sayın Bilgin, yazısında, psikolojik danışmanlık alanının <strong>“psikolojik meslekler sınıfına”</strong> girdiğini belirtmektedir. Oysaki yazısının başından sonuna psikologluk dışında bir meslek unvanı olmaması gerektiğini belirtmektedir. Psikolog dışında bu “psikolojik meslekler sınıfı” olarak adlandırılan sınıfta hangi meslekler acaba yer almaktadır? Yazıda devamlı <strong><em>“Rehberlik ve Danışmanlık Bölümlerinden mezun olan kişiler, eğitim kurumlarında örneğin rehber öğretmenlik, eğitim danışmanlığı gibi görevleri yerine getirecek donanıma sahiptirler ve nitekim halen de bu tür unvanlar altında çalışmaktadırlar.”</em></strong>denilmektedir.</p>
<p>Psikolojik Danışma ve Rehberlik programı mezunlarının sahip olduğu donanımı küçümser bir yaklaşım ile yine kendi alanını tanımlamaktan çok başka bir meslek alanının ne yapması gerektiğini ifade eden bir yaklaşımla burada da karşılaşılmaktadır. Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde <strong>“eğitim danışmanlığı”</strong> adı altında bir tanımlama yer almamaktadır. Böyle bir unvan yoktur. Rehber Öğretmenlik ise sadece Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlik kadrosu kullandığı için 1980’li yıllar sonrasında sadece çalışanlara ödeme yapabilmek ve Maliye Bakanlığı’ndan alınan Öğretmenlik kadrolarını kullandırmak amacıyla, bir çeşit hülle yöntemi ile tanımlanmış bir kadrodur. Nitekim bu kadrolara Milli Eğitim Bakanlığı Psikolojik Danışma ve Rehberlik programı dışında psikoloji mezunlarını da atamaktadır. Aslında biz akademisyenlerin burada sorması gereken temel sorunun Eğitim sektörü içinde öğretmenlik dışında hangi uzmanlık alanlarının da işlevi olduğu ve bu uzmanlık alanlarının eğitim sektörünün çeşitli kademelerinde ve okullarda görev yapmalarının sağlanması olduğuna inanılmaktadır. Örneğin, ülkemizde Okul psikolojik Danışmanına, Okul Psikologuna, Psikometriste, Okul Hemşiresine, Eğitim Psikoloğuna ihtiyaç vardır. Biz akademisyenlerin asıl ihtiyaç olan alanları belirleyip bunlar üzerinde işbirliği yapıp bunlar üzerinde çalışma yerine, hülle amaçlı uydurulmuş olan “Rehber Öğretmen” kadrosunu da benimseyerek, küçümser bir tavır ile aslında psikolojik danışma ve rehberlik programı mezunlarının kadrosu budur demenin çok akademik, bilimsel bir tutumu yansıttığı görüşünü taşımıyorum. Öğretmenlik son derece saygın meslek dallarından biridir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın her hizmeti bir öğretmenlik kadrosuna bağlayarak yürütme girişimini değiştirilmesi için tüm bilim dalları ve meslek alanları olarak bizler işbirliği yapmak durumundayız. Öğretmenler okullarda öğrenciler tarafından sıklıkla otorite figürü olarak algılanmaktadır. Yapılan işin niteliği gereği Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmeti ile Öğretmenlik işlevi birbiriyle bağdaşmamaktadır.</p>
<p>Sayın Bilgin yazısında devamla <strong>“Öte yandan ülkemizde Üniversitelerarası Kurul da Doçentlik Alanları içerisinde Psikoloji bilimini Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler temel alanında tanımlarken, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bilimini Eğitim Bilimleri ve Öğretmen Yetiştirme temel alanı içersinde tanımlamaktadır.”</strong> demektedir. Bu durum sadece üniversitelerimizin özellikle fakülte temelli örgütlenmesinden kaynaklanmaktadır. Fakültelerde bulunan bölümlerin devamı niteliğindedir. Bu sınıflama gerçekten üzerinde çok ayrıntı ile düşünülerek gerçekleştirilmiş bir sınıflama mıdır? sorusu halen geçerliliğini korumaktadır. <strong>Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı </strong>ifadesini her okuduğumda aklıma<strong> </strong>bir spor federasyonu olan<strong> “Tenis, Eskrim, Dağcılık Federasyonu” </strong>adı gelir.<strong> </strong>Birbirleri ile ne kadar ilgili spor dalları değil mi?<strong> </strong>Bu bilim alanların isimlendirilmesi de böyle bir sürecin eseridir. Tekrar söylemek gerekirse, bu sadece bir örgütlenme sorunudur.<strong> </strong>Aslında bir sağlık mesleği olarak isimlendirilen psikoloji alanı aslında neden <strong>Sağlık Bilimleri Temel Alanında yer almamaktadır? </strong>Sorusu da akla gelmektedir. Böyle çarpık bir örgütlenmeyi savunmak ve buradan dayanak elde etmek yerine asıl konu üzerinde odaklanmak daha işlevsel olmaz mı?</p>
<p>Üniversitelerin Psikolojik Danışma ve Rehberlik veya Rehberlik ve Psikolojik Danışma alanından mezun olanlara verilmesi gereken unvan bu programın adında da yer aldığı gibi “Psikolojik Danışmandır” biz “Psikolog” olarak kendimizi tanımlasak ve bu unvanı isteseydik Sayın Nuri Bilgin haklı olabilirdi. Ancak Psikolojik Danışmanlar olarak bizler sadece yaptığımız işe ve programımızın adına uygun olarak, yaklaşık 30 yıl önce önerdiğimiz ve toplumda da kabul gören unvanımız olan “Psikolojik Danışman” unvanını kullanmaktayız. Bu unvanı hiçbir meslektaşımın da terk etmek isteyeceğini düşünmüyorum. Kendimizi de bu yönde tanımlıyoruz. Bu unvanla ilgili her aşamada yasal düzenlemelerin gerçekleşmesi için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Bunun da son derece adil ve doğal bir yol olacağı görüşünü taşımaktayız.</p>
<p>Bilindiği gibi tüm bilimler aslında temelde felsefe’den ayrımlaşmıştır. İlk ayrılan alanlardan biri Tıp alanıdır. Psikoloji alanı da daha sonra tıp ve psikiyatri’den ayrımlaşmıştır. Psikolojinin tarihçesine bakıldığında psikoloji alanının tıp ve özellikle de psikiyatriden ayrımlaşması ve bağımsız bir bilim dalı olarak kabul edilmesi de sancılı ve mücaledeyi de beraberinde getiren bir süreç olduğu anlaşılacaktır. Şu an Psikolojik Danışma ve Rehberliğin de meslekleşme sürecinde yaşadığı tanımlanma sıkıntıları buna benzemektedir. Diğer bir ifade ile ne acıdır ki, özellikle psikolojinin psikiyatriden farklılaşması sırasında psikologların sıkıntıları unutulmuş gibi hareket edilerek şimdi benzer bir tavır, psikolojik danışma ve rehberlik alanına karşı psikologlar tarafından gösterilmektedir.</p>
<p>Bilindiği gibi Bilim dalları temel bilimler ve uygulamalı bilim dalları olarak ayrılmaktadır. Fizik, Kimya, Biyoloji Fen Bilimleri alanında, Psikoloji, Sosyoloji, Antropoloji, Eğitim de Sosyal Bilimler alanında temel bilimler arasında sayılabilir. Bu bilim dallarında üretilen bilgi ve beceri sadece ilgili bilim dalın mülkiyetinde olan bir meta değildir. Bilim evrenseldir ve temel bilim alanlarında üretilen bilgi birikimi oluşturulan ve tanımlanan meslek alanları tarafından kullanılır. Meslek insanı yetiştirme sürecinde bir kuramsal altyapı oluşturma ve bilgi, beceri ve mesleki tutumla donanımlı olarak meslek insanı eğitimi yapılır, yetiştirilen bu meslek insanı da tanımlanır ve bir mesleki unvan verilir. Bu meslekler de aslında sırf meslek olsun diye yapılmaz. Toplumda bir gereksinimi gidermek mal ve hizmet üretimini gerçekleştirmek için yapılır. Diğer bir ifade ile her zaman bilim dalı adı eşittir meslek unvanı anlayışı geçerli değildir. Sayın Bilgin üniversitelerde program duplikasyonlarından söz etmektedir. Tabiî ki program duplikasyonlarına Psikolojik Danışmanlar olarak bizler de karşıyız. Fakat Psikoloji ve Psikolojik Danışma ve Rehberlik farklı alanlardır. Bu programlar programları itibariyle bir duplakasyon göstermemektedir. Örneğin, üniversitelerimizde Fizik Bölümleri vardır ayrıca Fizik Mühendisliği Bölümleri de vardır. Fizik Bölümü temel, Fizik Mühendisliği ise uygulamalı bir alandır. Gelişmeye bağlı olarak bir de bazı Üniversitelerde Nükleer Mühendislik alanı vardır. Hiçbir üniversitede biz fizikçiyiz, siz mühendissiniz, siz mühendisliğinizi yaparken fizik adını kullanamazsız denilmemektedir. Nükleer mühendislik gibi bir alanda lisans eğitimi verilmektedir ve siz kendinize fizikçi diyemezsiziniz denilmemektedir. Kimya, Kimya Mühendisliği, Kimya Öğretmenliği gibi alanlarda da bu yaşanmaktadır. Antropoloji, Sosyoloji, Eğitim ve Psikoloji gibi sosyal bilimler üzerine kurulan ve bireylere danışmanlık hizmeti sunmayı amaçlayan bir meslek alanı kendisini tanımlamak amacıyla neden <strong>“psikolojik”</strong> sıfatını kullanamasın? Lisans düzeyinde 128 kredilik bir akademik çalışmayı yürüterek ağırlıklı olarak psikolojik danışmanlık dersleri ile öğrencilere bir donanım kazandıran bu bölüm mezunlarına neden Psikolojik Danışman denilmesin? Sizin iddia ettiğiniz (counseling psychologist) danışma psikoloğu yetiştirmeyi hedefleyen psikoloji lisans programlarında ne düzeyde danışmanlık konusuyla ilgili bir donanım kazandırılmaktadır. Danışmanlıkla ilgili kaç ders vardır? Özellikle bu alanlarda yetişmiş çok deneyimli akademisyenlerin, diğer bölümleri her zaman potansiyel bir düşman gibi göstermesi, özellikle disiplinler arası çalışmaların son derece önemli olduğu günümüzde ciddi bir engel olmamakta mıdır?</p>
<p>Bir an için “Psikolojik Danışman” unvanında “psikolojik” kelimesinin çıkarıldığını varsayalım. Psikolojik Danışma ve Rehberlik programı mezunlarına sadece “Danışman” (Counselor) diyelim. Sadece “Danışman”(Counselor) unvanını kullanabileceklerini belirtelim. Bu durumda Psikolojik Danışmanlarında tanımlama süreci içinde Sayın Bilgin’in bakış açısıyla hareket ettiklerinde Danışman Psikolog (Counseling Psychologist) unvanındaki danışman kelimesinin çıkarılmasını istemeleri haklı olamaz mı? Biz danışmansak eğer psikoloji alanındaki her danışmanlık adını da bizim sahiplenmemiz gerekmez mi? Bu durumun ne kadar saçma olduğu sanırım fark edilmektedir. Meslek alanı adları bir ülkeye adapte edilirken o ülkede anlaşılmasını kolaylaştıracak bir biçimde meslek alanının adının nitelenmesi son derece doğaldır. Bu nedenle ülkemizde önermiş olduğumuz “Psikolojik Danışman” adı yerleşmiştir. Bu tür Meslek alanı program adı tanımlamaları yapılan işin içeriğine uygun olarak gerçekleştirilmelidir. Yoksa kategorik olarak bizim alanımız adımız budur, başkası bu adı kullanamaz demenin uygun bir yol olmadığı görüşü taşınmaktadır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik programları içinde psikolojik danışma eğitimi verilmektedir ve bu meslek alanının tanımlanmasında da bu ad kullanılmalıdır.</p>
<p>Sayın Nuri Bilgin’in yazısında devamla <strong><em>“Eğitim Fakültelerinin çeşitli alanlarında uzmanlık kazananların ise ‘Pedagojik Danışman’, ‘Eğitim Danışmanı’ (Educational Counselor, Conseiller Pedagogique) gibi unvanlar altında çalıştığı görülmektedir. Bu nedenle, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümlerinden mezun olan kişilerin “eğitimde rehberlik, eğitimde danışmanlığın” vurgulandığı unvanlar kullanmalıdır.” </em></strong><em>Şeklindeki ifadesi</em>, 1960 – 1970’li yılların Avrupa ve özellikle de Kıta Avrupası’nın insan yetiştirme sürecindeki özellikle de Fransa’daki anlayışını yansıtmakta ve daha çok Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanının sadece eğitim sektörü ile sınırlama gayretinden kaynaklanmaktadır. Kıta Avrupası’nın özellikle Avrupa Birliği çalışmaları sürecinde Life –Long Learning (Yaşam Boyu Öğrenme) kapsamında, European Credit Transfer System (Avrupa Kredi Transfer Sistemi) çalışmaları ile değişen meslek alanlarında önceden tanımlanmış şablonlar ve kategoriler altında meslek insanı yetiştirmekten uzaklaşılarak, mesleki yeterlilikler esasında çalışmalar vurgulanmaktadır. Sayın Bilgin’in önerdiği unvanların bir işlevi bulunmamaktadır. Bu çerçevede Sayın Bilgin’in Psikolojik Danışma ve Rehberlik lisans programlarını tekrar gözden geçirmesini ve ne tür alanlarda yeterlilikler kazandırıldığını tekrar gözden geçirmesi önerilir.</p>
<p>Kazandırılan Mesleki Yeterlilikler ve PDR Programlarının Akredite edilmesi ile ilgili olarak Yüksek Öğretim Kurulu ile birlikte bir girişimimiz söz konusudur. Öncelikle Psikolojik Danışman Yeterliliklerinin değerlendirilmesi yapılmaktadır. Buna ek olarak Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı ABD’de bulunan Psikolojik Danışma Akreditasyon örgütü (Council for Acreditation of Counseling and related educational Programs) (CACREP) <a href="http://www.cacrep.org/"><span style="color: #800000;">http://www.cacrep.org/</span></a> ile işbirliğimiz sürdürülmektedir. Programlarımızı uluslararası bağımsız bir Akreditasyon kurulunca akredite ettirme ve böylece bir kalite güvencesi sağlama girişimimiz söz konusudur. Bu amaçla 24-25 Nisan 2009 tarihleri arasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde bu yıl Sekizincisi düzenlenecek olan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanları Toplantısı’na CACREP temsilcileri de davet edilmiş bulunmaktadır. Bu konuda Akreditasyon çalışmalarımız devam edecektir. Buna ek olarak Ulusal Psikolojik Danışmanlar Odası, National Board for Certified Counselors (NBCC) <a href="http://www.nbcc.org/"><span style="color: #800000;">http://www.nbcc.org/</span></a> temsilcisi de davetlimiz olarak toplantıya katılarak mesleki yetkilendirme ve meslekleşme süreçleri üzerinde görüş alışverişinde bulunma fırsatı yakalanacaktır.</p>
<p>Sayın Bilgin’in eş düzeyde bir iletişim içinde bulunmadığı ve kendisinin Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanına kendi takdir ettiği unvanlar olduğu sürece bu konuda bir değişiklik olacağı ümidini taşınmamaktadır. Getirilen önerilerin iyi niyetli bir entelektüel değerlendirmeden öteye geçemeyeceği kanısındayım.</p>
<p>Değişim öncelikle küçümsemeden eş düzeyde iletişim ile başlar. Psikolojik Danışma ve rehberlik alanını sadece eğitim alanında bir meslek alanı olarak gösterme gayretinden öncelikle vazgeçilmelidir. Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanının özellikle Psikoloji bölümlerinde öğrencilere tanıtılırken sanki sadece Türkiye’ye özgü olan bir durummuş gibi gösterilmesinden vazgeçilmelidir. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Alanında özellikle son 30 yılda oluşturulan çabaya, bu alanda yetişmiş insan gücüne ve bu meslek alanına en azından saygı gösterilmelidir. Bundan sonra bölümler arası ders alış verişi, öğrenci değişimi, akademisyenler arası işbirliği ile ortak projeler yürütülmesi, ortak yüksek lisans ve doktora programları oluşturulması yararlı olabilir. Ülkemizde lisans düzeyinde psikolojik danışma ve rehberlik programlarına gerek olduğu görüşünü taşımaktayım.</p>
<p>Sayın Nuri Bilgin’in yazısının son kısmında söz ettiği <strong><em>“Bir süreden beri Talim Terbiye Kurulunun Özel Öğretim Kurumlarında çalışacak personelin niteliği konusundaki çalışmalarının, psikologların çalışma alanlarını sınırlandıran bir kararla sonuçlandığı görülüyor. Bu karara atfen Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından Valiliklere gönderilen 27 Mart 2009 tarihli yazı, psikologları açıkça devre dışı bırakmaktadır. Bu son gelişme nasıl yorumlanacak? Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinden mezun olanların çalışma alanlarını giderek daha çok genişletme eğiliminde olduklarını ve bu sürecin, psikologların da aralarında bulunduğu diğer meslek alanlarının dışlanmasıyla sonuçlanacağını söylemek abartma olmayacaktır.”</em></strong>Değerlendirmesi ile ilgili olarak bu konuda psikologlar kadar en az psikolojik danışmanlar da mağdur olmuşlardır. Bu konuda ne önemli konu, Meslek alanları arasında diyalogu sürdürmek ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile tekrar görüşmek, aynı zamanda da alınan karara ilişkin mahkeme aracılığı ile yürütmeyi durdurma kararı almaktır. Bu konuyla ilgili olarak Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği, Türk Psikologlar Derneği ile işbirliği oluşturma aşamasındadır. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın toplantısında Türk Psikologlar Derneği’nin Değerli Başkanı Sayın Doç. Dr. Gonca Boyacıoğlu Soygüt de katılmıştır. Kendisi Talim Terbiye Kurulu toplantısı sırasında psikologların haklarını korumak amacıyla oldukça güzel ve açıklayıcı bir konuşma yapmıştır. Toplantı sonrasında sürece ilişkin bilgi paylaşımı kararı alınmıştır. Özellikle genç akademisyenler arasında mesleki şovenizmle hareket etmeden, ötekileştirmeden, kendi meslek alanlarını geliştirme ve karşılaşılan sorunlarda da işbirliğinde bulunma anlayışının artığını görmek oldukça sevindiricidir.</p>
<p>Önerilerimiz her meslek alanının mesleki sınırlarını belirlerken <strong>öncelikle kendi eğitim programlarını gözden geçirmeleri, öğrencilere hangi yeterlilikleri kazandırdıklarını belirlemeleri ve bu süreci de kalite güvencesi altına almalarıdır. Başka meslek alanlarının ne yapmamaları gerektiği üzerinde odaklanılmamalıdır. </strong>Bundan sonra da meslek yasasının çıkması ve odalaşmanın sağlanması gerçekleştirilmelidir. Böylece, hangi koşullarda mesleğe giriş, meslek icrasını sürdürme ve meslekten çıkarılma koşulları düzenlenebilmiş olur. Bu süreç içinde meslek alanlarında düzenlenen toplantı ve kongrelere diğer komşu meslek alanlarının davet edilmesi, ortak yüksek lisans doktora programlarının geliştirilmesi meslek alanlarının birbirlerini tanımalarına olanak sağlayabilecektir. Psikoloji, Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Sosyal Hizmetler gibi alanlarda kendi meslek yasalarımızın çıkarılması için güç birliği yapılmasını, birbirimizi engelleme yerine desteklemenin daha yararlı sonuçlar doğuracağı görüşünü taşınmaktadır. Bu durum özellikle ülkemizin sosyal alandaki gelişimine katkı getireceği kanısı taşınmaktadır. Türkiye büyük ülkedir, eğer ortada bir pasta varsa, hepimize pastadan pay vardır, korkmamak gerekir.<strong></strong></p>
<p>Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bilim Dalı ülkemizde yaklaşık 60 yıllık bir birikimiyle, 36 üniversitede lisans, 24 üniversitede de lisansüstü programlar yürütmektedir. Yaklaşık olarak 420 öğretim üye ve öğretim görevlisi, 550 yüksek lisans ve doktora öğrencisi, halen öğrenim gören 3800 lisans öğrencisi, son otuz yıl içinde mezun olan yaklaşık 18.000 mezunu ile büyük bir camiadır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik meslek alanının meslek derneği olan ve içinde bulunduğumuz yılda yirminci kuruluş yıldönümünü kutlayacak olan derneğimizin 1600’den fazla üyesi bulunmaktadır. İstanbul, İzmir, Adana, Konya, Eskişehir, Samsun, Bursa şubeleri ile güçlü bir örgüte sahiptir. Ülkemizde tüm çalışmalarımız bilimsel, akademik bir tavır içinde, mesleki etik kurallara bağlı olarak, öncelikle toplumsal gereksinimleri karşılamayı amaçlayan evrensel bir anlayışla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu süre içinde tüm komşu disiplinlerle eş düzeyde işbirliğinde bulunmaktan büyük memnuniyet duyulacağı özellikle psikolojik danışma ve rehberlik camiasına, psikoloji camiasına ve kamuoyuna duyurulur.</p>
<p>Saygılarımla,</p>
<p>Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği</p>
<p>Yönetim Kurulu Adına</p>
<p>Doç. Dr. Tuncay Ergene</p>
<p>Genel Başkan</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: www.pdr.org.tr<img class="alignleft size-full wp-image-121" title="gunbatimi" src="http://www.psikolojikdanisman.org/wp-content/uploads/2009/04/gunbatimi.jpg" alt="gunbatimi" width="800" height="600" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.psikolojikdanisman.org/turk-pdr-dernegi-baskanina-tebrik.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

